Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 2019

Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 2019

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Konstantin, savaş hedefini ‘Ankara’ya diye ilan etmiş ve İngiliz irtibat subaylarını daha şimdiden, Mustafa Kemal’in şehrinde vereceği zafer yemeğine çağırmıştı.

Atina basını, bu istilanın, Büyük İskender’in seferlerine benzediğinden dem vuruyordu. Yunan orduları, bir kez daha, onun yaptığı gibi, ‘Gordion’ düğümünü kesecek ve böylece Asya’da bir imparatorluk kuracaklardı. Gordion tam ilerleyecekleri hat üzerindeydi.

Gordion’un Düğümü

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Ancak, Profesör Toynbee’nin söylediği gibi, unuttukları bir şey vardı. İskender, eninde sonunda, kahinin şartını yerine getirememiş, düğümü çözemeyerek kesmek zorunda kalmıştı. Böylece, şimdi Konstantin’in heveslendiği işi, Batı Anadolu’yu krallığına katmak işini başaramamıştı.

Yunan Ordusunu iki ayrı kurmay yönetiyordu. Biri Kralın, Öteki de General Papulas’ın Genelkurmayı. Genelkurmaydaki subaylardan bazıları, Eskişehir’de mevziye girip, Türkleri bir karşı saldırıya zorlamayı daha uygun görüyorlardı.

Ancak Kralın isteği daha üstün çıkmıştı.

Yunan Orduları Ankara Önlerinde

Atatürk'e Saygılarımızla

Atatürk’e Saygılarımızla

Yunan Orduları on gün süreyle, karşılarında bir tek düşman görmeden, sonsuz bir bozkırda, alışık oldukları deniz kıyılarından ve yumuşak vadilerden gittikçe uzaklaşıyorlardı.

Havanın kuraklığı, sıcaklığı, bundan önce gördükleri dondan da, kar fırtınalarından da daha kötüydü. Fena halde susuzluk çekiyorlardı. Modern kamyonları, arızalı yollarda parçalanıyor, eşyalarını öküz arabalarıyla, develerle taşımak zorunda kalıyorlardı.

Çarpışmalarda esir düştükleri zaman, ilk işleri, Türklerden ekmek dilenmek oldu. Çıplak ve yaban arazide Sakarya’ya doğru ilerlerken askerlerin nefesi tozdan tıkanıyor, çoğu da yaylanın amansız sıtmasına tutulup saf dışı kalıyordu.

Anadolu yaylasını yararak Karadeniz’e dökülen üç büyük nehirden biri olan Sakarya Ankara önünde bir dirsek çizip tekrar batıya doğru yolunu izlemeye devam eder.

Mustafa Kemal’in Ordusu

Mustafa Kemal'in Ordusu

Mustafa Kemal’in Ordusu

Mustafa Kemal ve Ordusu, Yunanları burada, ovanın sivri kayalıklarla kesilmiş çıplak ve yaban bir kesiminde bekliyorlardı. Cepheleri güneyde ve kuzeyde iki ırmağa dayanıyor, nehrin kendisi de merkezlerini koruyordu.

Sakarya iki kıyısı iki köprü ile birbirine bağlanmıştı. Türklerin savunma durumu genel olarak iyi sayılırdı.

Mustafa Kemal’in karargahı, bütün bölgeyi görebilen Alagöz Tepesi’nde kurulmuştu. Burası inşaatı yarım kalmış kerpiç bir evdi. Direklerinden örümcek ağları sarkıyordu.

Mustafa Kemal, Osmanlı ordusundan istifasından beri askeri rütbe işaretlerini çıkarmış, Meclis de kendisine bir rütbe vermemiş olduğu için sırtında sadece bir er üniforması vardı.

Kırık kaburga kemiği hala sarılı olduğundan savaşı, at sırtında yönetemiyor, trenden sökülüp getirilmiş bir koltukta oturarak idare ediyordu.

Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi, Ankara’ya yaklaşmış görünüyordu. Türk ordusu da Sakaryanın doğusunda bu canavarın Ankara’yı yutmasına mani olmaya çalışıyordu.

Bon voyage, Messieurs

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Halide Edip, Mustafa Kemal’e soruyor; Eğer düşman Ankara’ya bizden önce gider de bizi geride bırakırsa ne yapacaksınız?

Mustafa Kemal; ‘Bon voyage, Messieurs’ ( İyi Yolculuklar) derim. Arkalarından vurarak onları Anadolu’nun bozkırında mahvederim.

Savaş, tam yirmi iki gün, yirmi iki gece sürdü. Bu belkide dünyanın en uzun savaşıydı.

Vahşi ve öldürücü bir çarpışmaydı bu. Türk mevzileri bir kısım tepe üzerinde kurulmuştu. Yunanlar bunlara birbiri arkasına hücum edip almak zorundaydılar.

Oysa Türk piyadesinin çok iyi başardığı, inatçı bir savunma ile karşılaşıyorlardı. Türkler bazı tepeleri tutuyor bazılarını kaybediyorlardı.  Ardarda gelen saldırılar Türk birliklerinde insan kaybına neden oluyordu.

Türkler, Yunanların sayı üstünlüğünü gözönünde tutarak kuvvetlerini idareli kullanmak zorundaydılar. Burada Gelibolu’da olduğu gibi yeni silahlanmış binlerce yedek yoktu.

Mustafa Kemal, elindeki kuvvetlerin durumunu, başındaki komutanın ne kıratta bir adam olduğunu en ince ayrıntılarına kadar ezbere bilirdi. Savaş raporlarını okurken en ufak bir yanlış bile gözünden kaçmazdı.

Mustafa Kemal, düşman kuvvetini de kendi birlikleri kadar yakından inceliyordu.  Bir istihbarat raporunda Yunanların çok kuvvetli bir yığınak yaptığı, o mevzinin savunulamayacağı söyleniyordu.

Mustafa Kemal, ”Bizim istihbarat yanılıyor, yenilen biz değil düşmandır” dedi.

Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafa vardır

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Cephe yüz kilometre uzunluktaydı. Savaşın kritik bir döneminde, kullanılacak taktiği şöyle bildirmişti:

‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terkolunmaz. Her birlik bulunduğu mevziden atılabilir, fakat durabildiği ilk noktada, tekrar düşmana karşı cephe kurup savaşmaya devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler ona uymaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar direnmeye mecburdur.”

Mustafa Kemal’in savunma hatları, kısım kısım kırılıyordu. Fakat kırılan her kısım en yakın mesafede yeniden kuruluyordu. Yunanlar her ne kadar toprak kazansalarda ilerlemeleri çok yavaştı. On günde toplam beş kilometre ilerlemişlerdi.

Yunanlar Ankara Önlerinde

Ancak Türklerin durumu yine de tehlikeliydi. Yunanlar Türk ordusunu yandan çevirip Ankara’ya doğru yürümeye uğraşıyorlardı.

Türk cephesi, şimdi kendi mihveri üzerinde dönmüştü. Artık kuzeyden güneye değil, doğudan batıya uzanıyordu. Öyle ki, doğu ucundaki Yunan kuvvetleri Ankara’ya Türklerden daha yakındı.

Mustafa Kemal, ” Çal Dağını almadıkları sürece korkulacak bir şey yok” diyordu. ”Ancak alacak olurlarsa, kolayca Haymana’yı işgal edebilir, bizi kapana kıstırabilirler” dedi.

Bir gece Çal Dağ’ın düştüğü, Yunanların Haymana’ya ilerlemeye başladıkları haberi geldi. Karargahta korkunç bir sessizlik. Mustafa Kemal çok üzgündü. Geriye çekilme emri verip vermemekte tereddüt ediyordu.

Türkler burada seksen iki subay dokuz yüz asker kayıp verdiler. Öyle ki, taburlara, teğmenler komuta ediyordu. Bir topçu tümeninin elinde sadece on yedi mermi kalmıştı. Ertesi gün Yunanlar, dağı ele geçirdiler. Yunanlar dağı aldıktan sonra Haymana’ya doğru ilerlemeye başladılar.

Savaşın Dönüm Noktası

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Savaş bir dönüm noktasına gelmişti. iki taraf bir an için duraklamışlardı. İkisi de geri çekilmek üzereydiler. Ancak daha uzun dayanan Türkler oldu.

Yunanlar daha ileriye gidemeyecek kadar bitkindiler. Yiyecek ve içecek kıtlığı başlamıştı. Öyle büyük kayıplar vermişlerdi ki, yüz elli kişilik bölükler otuza kadar düşmüştü.

Mustafa Kemal, Yunanları sol kanatta durdurmuş, Ankara’yı kurtarmış ama onları daha Orta Anadolu’dan atması gerekiyordu. Burada karşılarında kendilerinden sayıca ve silahça üstün Yunan birlikleri bulunuyordu.

Türklerin elindeki cephane tükenmek üzereydi. Grup komutanlarından biri ancak tek bir saldırı yapabileceklerini belirtti. Çarpışma sona erince, Mustafa Kemal’e tekmil vererek, ” Komutanım mevziyi ele geçirdik, cephanemiz de tükendi.” dedi.

Genel karargahtaki bütün subaylar, acı kayıplardan söz ediyorlardı. Ama Komutanlarını iyi tanıyan Mustafa kemal, için için güldü ve ”Merak etmeyin durum söylendiği kadar kötü değildir” dedi.

Yunanlar Savunmada

Durum tersine dönmüş Yunanlar, Sakarya’da siper kazmaya başlamışlardı. çarpışma yeniden alevlendi. Sakarya’dan toz ve duman bulutları yükselmekteydi. İnsanlar birbirine giriyordu. Süngü savaşları, kocaman karıncaların yuvaları etrafında kavga etmeleri gibiydi.

Mustafa Kemal, ” Yunanlar cesaretle dövüşüyorlar, kuvvetlerinin geri çekilişini kapatmak için topçuları kendilerini feda ediyor” dedi. Kaburga kemiğinin kırıldığı Karadağ, yarım tümen asker pahasına alınmıştı.

Yunan birliklerinin cesareti gittikçe kırılmaya başlamıştı. Bu sırada Atina’dan genel çekilme emri geldi. Yunanlar, Anadolu yaylasından tersyüz geri dönmeye başlamışlardı. Geçtikleri yerleri yakıp yıkarak Türklerden kaçmaya çalışıyorlardı. Ancak Türkler de onları kovalayamayacak kadar bitkin bir haldeydi.

Konstantin, askeri gücünü aşan bir işe girişmiş fakat Anadolu’ya yenilmişti. İskender’in kördüğümünü çözme hayali de Sakarya üzerindeki köprü ile beraber yıkılmış, düğüm yine çözülememişti.

Yıllar sonra bir ressam, Mustafa Kemal’e Sakarya savaşını gösteren bir tablo hediye etti. Kendisi ön planda yağız bir atın sırtına binmiş olarak görünüyordu. Ressam tebrik beklerken, Mustafa Kemal; ” Bu tabloyu kimseye göstermeyin” dedi.

” Bu savaşa katılmış olan herkes bilir ki, hayvanlarımız bir deri bir kemikten ibaretti. Bizim de onlardan geri kalır yanımız yoktu. Hepimiz iskelet halindeydik. ” dedi.

Kaynak: Lord Kinross / Atatürk / Bir Milletin Yeniden Doğuşu

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. 10 Kasım 2018 Saat: 8:50 Perpa 8. Kathttp://www.perpalife.com/10-kasim-2018/

Perpa Ticaret Merkezi paylaştı: 8 Kasım 2018 Perşembe

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Cumhuriyet Bayramı 2019 Perpa Ticaret Merkezi

Cumhuriyet Bayramı 2019 Perpa Ticaret Merkezi

Cumhuriyet Bayramı 2019

Cumhuriyet Bayramı 2019

Cumhuriyet Bayramı 2019

Cumhuriyetimizin 96. Kuruluş yılı Perpa’da törenlerle kutlandı. 28 Ekim 2019 Pazartesi günü Saat 12:00’de Perpa Atatürk büstünün önünde toplanılarak başlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra Atatürk Büstüne, Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve B Blok Başkanı Hacı Demir tarafından çelenk bırakıldı.

Cumhuriyet Bayramı 2019

Cumhuriyet Bayramı 2019

Çelenklerin konulmasından sonra Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve B Blok Başkanı Hacı Demir tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.

 

Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin’in Konuşması

Cumhuriyet Bayramı 2019

CUMHURİYET BAYRAMI 2019

Değerli Konuklar,

Sevgili Perpa’lılar,

Bugün burada, Türk ulusunu bağımsızlığa kavuşturan Büyük Önder 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş bir ülke olma hedefi ile bizlere bırakmış olduğu en büyük miras olan, laik ve demokratik Cumhuriyetin ilanının 96. Yılını, birlikte kutlamanın mutluluğu içerisindeyiz.

Hepiniz hoş geldiniz.

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun.

Sevgili Perpa’lılar,

1919 yılında başlayan kurtuluş savaşının bütün olumsuzluklara rağmen

iç ve dış düşmanlara karşı kazanılması ve bununla birlikte,  Laik 

Demokratik,  Cumhuriyet’in ilan edilmesi dünyadaki en büyük 

destanlardan biridir. Devrimdir. Cumhuriyet bir mucizedir.

Öyle ki bütün tarih kitaplarında yer alan 1789 Fransız devrimi; ülke içinde monarşiye karşı,  1917 Rusya devrimi;  Çar yönetimine karşı yapılmış bir halk devrimiyken,

 

Bütün mazlum Milletlerin umudu olan, Laik Demokratik Türkiye 

Cumhuriyet’i, içeride saltanata, dışarıda ise ağzından salyalar akan, 

yeni sömürgeler arayan emperyalist, ülkeler, yani tam, anlamıyla,  yedi

düvele karşı kazanılmış bir zaferdir. 

Sevgili Perpalılar ,

29 Ekim, herhangi bir tarih değildir, özellikle seçilmiş bir tarihtir. Büyük 

Önder Atatürk’ün,  unutmadığı ve asla kabul etmediği, 30 Ekim 1918 

tarihinde Osmanlı imparatorluğu ile müttefik devletler arasında 

imzalanan, Mondros antlaşmasının çöpe atıldığı tarihtir. Hepinizin bildiği gibi, Mondros antlaşması, Türk ordusunun silah bırakmasını emreder.

Bu da yetmezmiş gibi,

10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı imparatorluğu ile müttefik devletler 

Arasında mutabakata varılan, Sevr antlaşması ile yok sayılan bir 

milletin var olma mücadelesidir, yaşam mücadelesidir, bütün 

olumsuzluklara rağmen hayata geçirilen bir bağımsızlık nişanıdır.  

Dünyada eşi benzeri yok denecek kadar azdır.

Cumhuriyet Anadoluda yazılan son büyük destandır. Bu destanı 

yazmak, Atatürk ile silah arkadaşlarına nasip oldu. Bu destanın adı da 

Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyetidir… 

Sevgili Perpa’lılar,

Ulu Önder Atatürk’ün 29 Ekim 1923 tarihinde ilan ettiği Cumhuriyet, Türk milletine bırakılmış en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.

Ulusumuz saltanatın yıkılmasından sonra, Cumhuriyetle birlikte ulusal bir devletin onurlu, özgürce düşünebilen ve eşit haklara sahip yurttaşları haline gelmiş, insan hakları evrensel bildirgesinde yazılı olan haklara kavuşarak,  “bütün insanlar  özgür doğar, herkes ırk, renk, cinsiyet, dil ve din farkı ve ayrımı gözetilmeksizin eşittir” ilkesini benimseyerek, seçme ve seçilme hakkı ile birlikte devletin tek ve gerçek sahibi olmuştur. 

Bugün, Cumhuriyetin ve Demokrasinin ne olduğunu öğrenmek ve görmek için Ortadoğu coğrafyasına ( Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye ) bakmak, yeterli olur. Bitmeyen savaşlar eksik olmayan ölüm ve gözyaşları…

Bu nedenle, bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve Milletiyle, bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve İnkılaplarını,  koruyup kollamak, iç ve dış tehditlere karşı duyarlı olmaktır. 

Unutmayınız ki; Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti bu güzel vatanın bölünmez bütünlüğünün çimentosudur. 

Türkiye, yaklaşık 2 milyar nüfusa sahip İslam dünyasında, Laik ve Demokratik Cumhuriyet ile yönetilen tek çağdaş ülkedir. 

Asla unutmayalım…

Cumhuriyet Beynimizdir…

Cumhuriyet Yüreğimizdir…

Cumhuriyet Özgürlüğümüzdür…

Asla Vazgeçmemeliyiz…

30 Ekim 1923 sabahı,  Cumhuriyet’in ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilk gününde, Cumhuriyet’in ilk başbakanına kendi el yazısı ile yazdığı mektubunda şöyle diyordu: “Bize, geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı, yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız, kaderin bizim kuşağımıza yüklediği bir görev bu, özgür bir toplum oluşturmak, çağdaşlaşmak, bu ideali gerçekleştirmek zorundayız, bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim,  Allah yardımcımız olsun.”

Hiç kimse unutmasın ki, bu güzel Vatan’ı bir koltuk uğruna bütün değerlerinden vazgeçenler kurtarmadı, aksine Türkiye Cumhuriyet’ini uğrunda canlarını ve aşklarını feda edenlerle, önce vatan diyen kahramanlara borçluyuz. Bize emanet edilen Cumhuriyet, bütün bedelleri ödenmiş bir hayat pınarıdır. Suskunluğumuz, susuzluğumuza dönüşmeden; vakit, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk’ün ilke ve devrimleri… diyerek haykırma vaktidir. Cumhuriyeti bekleyen tehlikelerle mücadele etmenin tek yolu, Cumhuriyete ve onun kuruluş felsefesine daha sıkı bağlanmaktır. 

Terörün olmadığı, askerlerimizin şehit düşmediği, canlı bombaların kendini patlatıp katliam yapmadığı, Cumhuriyet düşmanlarının darbe yapmadığı bir Türkiye umuduyla;

96 yıl önce büyük mücadelenin başarılmasında ve Laik Demokratik

Türkiye Cumhuriyetin Kurulmasında emeği geçen, başta Büyük 

Önder Atatürk olmak üzere ve bu uğurda hayatlarını kaybeden, 

kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi, bugün bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

Hepinizin Cumhuriyet Bayramını tekrar kutluyorum.

Saygılarımı sunarım.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

İşgalden Kurtuluşa İstanbul Fotoğraf Sergisi Açıldı

İşgalden Kurtuluşa İstanbul Fotoğraf Sergisi Açıldı

İşgalden Kurtuluşa İstanbul

İşgalden Kurtuluşa İstanbul

İşgalden Kurtuluşa İstanbul Fotoğraf Sergisi

”İşgalden Kurtuluşa İstanbul” Fotoğraf sergisi açıldı. Yazar Atilla Oral’ın ”İşgalden Kurtuluşa 1918-1923 İstanbul” kitabının tanıtım standı ve ilk kez yayınlanan belgelerle işgal yıllarını anlatan fotoğraf sergisi Perpa 8. Kat Atatürk Büstü önünde açıldı.

İşgal İstanbul’u 1918-1923 adlı sergiyi 5 Ekim 2019 Cumartesi gününe kadar gezebilirsiniz. Ayrıca Yazar Atilla Oral, İşgalden Kurtuluşa İstanbul ve Sömürge Valisi Charles Harington’un Anıları adlı kitaplarını imzalıyor.

İşgalden Kurtuluşa İstanbul

İşgalden Kurtuluşa 1918-1923 İstanbul

İşgalden Kurtuluşa İstanbul

İlk kez yayımlanan anı, belge ve fotoğraflarla, İşgal İstanbul’lu, 1918-1923 İşgalden Kurtuluşa 1918-1923 İstanbul adlı bu eser, İstanbul ve civarında işgal yıllarında yaşanan olayları konu alıyor. İlk kez yayımlanan, orijinal fotoğraf ve belgelerle kapalı kalmış bir tarih, görsel yönüyle sergileniyor.

İşgal Yıllarında İstanbul

İşgal Yıllarında İstanbul

Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, İstanbul ve civarında neler yaşandığını görsel bir zenginlikle anlatıyor. Birçoğu işgalcilerin çektiği 1918-1923 yıllarına ait çok sayıda fotoğrafla işgal İstanbul’unun bilinmeyen yönleri ele alınıyor.

Atilla Oral

Atilla Oral

Atilla Oral

Atilla Oral (d. 3 Kasım 1962, Karamürsel) Türk tarihçi ve yazar.
1962 yılında Kocaeli ili Karamürsel ilçesinde doğdu. 93 Harbi sonrasında Karamürsel’de iskan edilen Saraybosna göçmeni aileye mensuptur. İlk ve orta öğrenimini Kocaeli ili Hereke beldesinde, lise öğrenimini ise İzmit’te tamamladı.
İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden mezun oldu. Askerlik görevini Ankara’da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda asteğmen olarak yaptı. Evli ve iki çocuk babasıdır. Serbest araştırmacı ve yazardır.
İşgal Yıllarında İstanbul

İşgal Yıllarında İstanbul

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait eski fotoğraf koleksiyonu yapmaktadır. Kurucusu ve yöneticisi olduğu Demkar Yayınevi’nde yayıncılık faaliyetlerini sürdürmektedir. Osmanlı Devleti’nin son yılları, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet Dönemi, Atatürk Devrimleri ile ilgili çeşitli konular üzerinde belgelere dayanan araştırmaları mevcuttur.
Türk ticaret ve sanayi tarihi ile ilgili araştırmaları çeşitli gazete ve dergilerde makale olarak yayınladı. Özgür Kocaeli Gazetesi’nde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır.
İşgal Yıllarında Beyazıt İstanbul

İşgal Yıllarında İstanbul

Atilla Oral Eserleri

Atatürk ve İktisadi Kalkınma (2006)

“Tarihin ve tecrübenin süzgecinden artakalmış bir gerçek vardır. Türk tarihi incelenirse, gerileme ve çöküntü nedenlerinin iktisadi sorunlara bağlı olduğu görülür. Kazanılmış zaferlerin ve uğratılmış başarısızlıkların tümü iktisadi durumla ilgilidir.”

“Milletimiz, düşman ordularını mahvetmiştir. Tam bağımsızlık için şu kural vardır: Milli egemenlik, mali egemenlikle desteklenmelidir. Bizleri bu hedefe götürecek tek kuvvet ekonomidir. Siyasi ve askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça payidar olamaz.”

“Ekonomi her şey demektir. Yaşamak ve mutlu olmak için ne lazımsa, hepsi demektir. Tarım demektir, ticaret demektir.”

“Bence yeni hükümetin icraat politikası, iktisadi programından çıkmalıdır. Çocuklarımızı da ticaret sanayi ve tarımda verimli olabilecek biçimde yetiştirmeliyiz.” (17.2.1923)

İşgal Yıllarında İstanbul Beyoğlu

İşgal Yıllarında İstanbul Beyoğlu

  • Kuva-yı Milliye (2007)
  • Üsküdar Faciası (2008)
  • Atatürk ve Kocaeli (2009)
  • Selim Sırrı Paşa (2010)
  • Şakir Zümre (2012)

Nuri Killigil (2016)

İlk kez yayımlanan fotoğraf ve belgelerle,

Nuri Paşa (Killigil) sabotajı!..

1911-1912 Türk-İtalyan Savaşı ve Teğmen Nuri Bey’in Trablusgarp hatıraları.

I. Dünya Savaşı’nda Afrika Grupları Kumandanı Nuri Paşa’nın faaliyetleri.

Kafkas İslam Ordusu Kumandanı Nuri Paşa ve 15 Eylül 1918, Bakü zaferi.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Nuri Paşa ve Erzurum’da kurduğu “İş Ocağı”

Nuri Paşa’nın kardeşi Ertuğrul ve Almanya’da aldıkları çinicilik eğitimi.

1925’te Nuri Paşa’nın kurduğu “Kütahya Çini İşleri Türk Anonim Şirketi”

1926’da Nuri Paşa’nın Kütahya’da kurduğu “Çini ve Seramik Fabrikası”

Nuri Paşa’nın Polonya’dan aldığı silah – cephane tasarımı patentleri.

Türkiye’nin İlk Endüstriyel Silah Tasarımcısı Nuri Paşa’nın projeleri.

Nuri Killigil’in Karaburun civa madeninden çıkan binlerce yıllık tarih.

Nuri Killigil, Zeytinburnu Silah ve Cephane Fabrikası’nı nasıl kurdu?

Nuri Killigil, Sütlüce’deki Silah ve Cephane Fabrikası’nı nasıl kurdu?

Seri ve endüstriyel üretilen Nuri Killigil tasarımı uçak bombaları.

Tasarım ve uygulaması Nuri Killigil’e ait el bombası: “Nuri Tevhit”

II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası ile Führerşinas burjuvazimiz.

Nuri Killigil’in Mısır ve Suriye’de kurmaya çalıştığı silah fabrikaları.

Nuri Killigil hakkında uydurma yazılar, tarihçi ve yazar sabotajları.

Askeri depolardan silah çalan Yahudi silah ve cephane kaçakçıları.

İstanbul’dan İsrail’e silah ve cephane kaçıran gizli Yahudi örgütleri.

Türkiye’ye gönderilen ABD Askeri Yardım Malzemesi ve çıfıt amacı.

İki akın bir arada: Filistin’e Yahudi akını, Türkiye’ye ABD yardımı akını.

Nuri Killigil’in Mısır, Ürdün ve Suriye için imal ettiği silah ve cephaneler.

Türk Savunma Sanayii’nde Özel Sektör ve Nuri Killigil nasıl yok edildi?

Sütlüce infilâkında şüphe veren ayrıntılar? Yahudi sabotajı ihtimalleri.

İstanbul Yahudileri Taksim’deki Alman Sarayı’nı neden satın almak istedi?

1949 TBMM kapalı oturum tutanakları neden devlet sırrı gibi saklanıyor?

Nuri Paşa’ya Müftülük sabotajı: Müftü’nün cenaze namazı kılınmaz fetvası!

Sabotaj kurbanı Nuri Paşa için yapılan imamsız ve hocasız cenaze töreni!

Nuri Killigil Fabrikası Şehitliği neden yıllardan beri harap bir halde duruyor?

İlk kez yayımlanan ve bilinmeyen fotoğraflarla Nuri Killigil ve aile fertleri.

  • Atatürk’ün Sansürlenen Mektubu (2012)

Charles Harington (2013)

İlk kez yayımlanan anılar ve belgelerle

İşgal İstanbul’u (1918-23)

General Sir Charles Harington’ın Türkiye anıları. (Çeviri: İrfan Seyrek)

Harington’ın yazmadığı ve yazamayacağı gerçekler.

Kuva-yı Milliye İngilizlere nasıl meydan okudu?

Vahdettin ve damadının İngilizlerle yaptığı gizli antlaşma.

İngiliz donanması en büyük fabrikamızı nasıl yok etti?

Harington’ın İstanbul’da kurduğu casusluk teşkilatı.

Nemrut Mustafa’ya taş çıkaran İngiliz mahkemesi.

Vahdettin’in Türk sığınmacılara inanılmaz ihaneti.

İzmir Marşı söyleyenler Divan-ı Harp’te nasıl yargılandı?

90 yıl önce yayımlanan Kurtuluş Savaşı’nın ilk tarihçesi

Haseki Sultan Hamamı’nın utanç veren, ibretlik tarihi.

Vahdettin, Taksim Camisi’ni gayrimüslimlere nasıl sattı?

Amerikalılar, kiraladıkları camiyi çökertip nasıl kaçtılar?..

Vahdettin, Mimar Sinan’ın şaheserini nasıl yıktırdı?..

Müslüman Mezarlıkları Padişah fermanı ile nasıl satıldı?

Vahdettin’in Kasımpaşa-Beyoğlu Müslümanlarına ihaneti!

Şinasi’nin mezarı, apartmanların altında nasıl kaldı!..

Vahdettin, tarihi Lâleli Medresesi’ni nasıl yok etti?

Ayazpaşa Mezarlığı gayrimüslimlere nasıl satıldı?

Ağa Camisi satılmaktan son anda nasıl kurtuldu?

Vahdettin’in Kur’an-ı Kerim ve Hadis meali yasağı?

Harington, tarihi Ermeni Mezarlığı’nı nasıl yok etti?

Vahdettin, Madalya ve Nişan geleneğini nasıl rezil etti?

Camilerimizde ilk kez Türkçe okunan Cuma Hutbesi.

Harington, Türklerle savaşmayı neden göze alamadı?

”İslâm Halifesi” beş karısını düşmana nasıl emanet etmiş?.

Harington’ın Sultan Vahdettin’i kurtarma operasyonu.

Velid Bey’den General Harington’a tokat gibi mektup!..

Vahdettin kurtarıcısı Harington’a nasıl teşekkür etti?

Fenerbahçe İşgalcilere son darbeyi nasıl vurdu?

  • İşgalden Kurtuluşa İstanbul (2013)
  • Can Kıraç’ın Canhıraş Mektubu (2014)

Derlediği kitaplar

  • Kocaeli Tarih ve Rehberi, Rıfat Yüce (2007)
  • Yörük Ali Efe, Şükrü Oğuz Alpkaya (2009)
  • Kurtuluş savaşı anıları, Niyazi Yelkencioğlu (2010)
  • Kazım Özalp (2011)

Yayına hazırladığı kitaplar

  • İzmit Mutasarrıflığı, Vital Cuinet (2012)
  • Trakya’da Bir Savaş Fotoğrafçısı, Herbert F. Baldwin (2012)
  • Türkiye’de Gezintiler, Wilhelm Endriss (2014)
  • Atatürk ve Hekimler, Prof. Dr. Metin Özata (2015)
  • Arifiye Köy Eğitmenleri Tarihi (2015)

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Deprem Farkındalığı Eğitimi

Deprem Farkındalığı Eğitimi

Deprem Farkındalığı Eğitimi

Deprem Farkındalığı Eğitimi

Toplumsal Afet Derneği ve Şisli Kent Konseyi ile birlikte düzenlediğimiz Deprem Farkındalığı Eğitimi 1 Ekim Salı günü saat 14:00 ile 16:00 saatleri arasında Persiad toplantı salonunda gerçekleşecektir..

Acil durumlar karşısında alınması gereken önlemlerin anlatılacağı bilinçlendirme toplantısına davetlisiniz.

Yer: Persiad Toplantı Salonu

Tarih: 1 Ekim 2019 Salı
Saat: 14:00-16:00

İletişim: 0212 222 38 13   persiad@persiad.org.tr

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Geçmiş Olsun İstanbul

Geçmiş Olsun İstanbul

Geçmiş Olsun İstanbul

Geçmiş Olsun İstanbul

İstanbul’da saat 14:00’te şiddetli bir deprem oldu. Silivri açıklarında meydana gelen depremin büyüklüğünü AFAD 5.8 olarak açıkladı. Deprem sonrası okullar ve hastaneler tahliye edildi. İnternet kesildi, herkes yakınlarını aramak için telefonlara sarılınca operatörler kilitlendi. İstanbul Valiliği kentte meydana gelen 5.8’lik deprem nedeniyle ilk ve orta dereceli okulların tatil edildiğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde 8 kişinin yaralandığını açıkladı.

İstanbul’da saat 13.59’da deprem meydana geldi. 5.8 büyüklüğündeki deprem silivri açıklarında ve yerin 6.99 kilometre derinliğinde meydana geldi. Depremin Silivri’ye uzaklığının 21,68 kilometre olduğu belirtildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi de depremin büyüklüğünü 5.7 olarak açıkladı.  

Şiddetli sarsıntının ardından İstanbullular sokaklara çıktı. Okullar, hastaneler ve AVM’ler hızla tahliye edildi. İnternet kesildi, herkes yakınlarını aramak için telefonlara sarılınca operatörler kilitlendi. Büyük paniğin yaşandığı kentte artçı sarsıntılar devam ediyor.

İSTANBUL’DA OKULLAR TATİL EDİLDİ

İstanbul Valiliği kentte meydana gelen 5.8’lik deprem nedeniyle ilk ve orta dereceli okulların tatil edildiğini açıkladı.

İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada ‘’Deprem nedeniyle ilimizdeki ilk ve orta dereceli okullarımızda tedbiren bugün eğitimin geçici olarak tatil edilmesine karar verilmiştir’’ denildi. 

SİLİVRİ DEVLET HASTANESİ BOŞALTILDI 

İstanbul’da yaşanan depremin ardından Silivri Devlet Hastanesi güvenlik nedeni ile boşaltıldı. Hasta ve hasta yakınları devlet hastanesi bahçesinde beklemeye devam ediyor.  Öte yandan hastaneye yakın bir binanın çatısının yıkılması sonucu 5 kişi yaralandı. Yaralılar hastanelere kaldırıldı.

PERPA HABERLERİ   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı’nın 87. yılı! Türk Dil Bayramı nedir, önemi ne?

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı, Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olan 26 Eylül 1932 tarihinden bu yana kutlanıyor. Kökenleri tarihin çok eski dönemlerine uzanan dilimizin için kabul edilen Türk Dil Bayramı’nın bu yıl 87. yılını kutluyoruz.

Türk Dil Bayramı nedir, önemi ne?

Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine dil işlerini yürütecek bir oluşumun kurulmasına karar verilmesi ile birlikte ilk kez 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dil Kurumu kurumu kuruldu. Sonrasında ise düzenlenen Türk Dili Kurultayı ise 26 Eylül’ü Dil Bayramı ilan etti.

DİL BAYRAMI TARİHİ

Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Bir milletin var olabilmesi için dilin en önemli unsur olduğuna inanan Atatürk, 11 Temmuz 1932 tarihinde bir akşam yemeğinde masadakilere dil işlerine yoğunlaşılması gerektiğini söylemesi üzerine Türk Dili Tetkik Cemiyeti adında 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk dili ile ilgilenen bir kurum kuruldu.

Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına giderek başvuruda bulunmasıyla kurulan kurumun adı sonradan Türk Dil Kurumu olarak değiştirildi. Kurumun oluşturulduktan sonra Türk Dil Kurultayı, birçok bilim adamı, gazeteci, yazar, devlet adamı ve sanatçı gibi dönemin önde gelenleri katılır. Türk Dil Kurultaylarının Türk dilinin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi konusunda önemli bir yeri vardır.

Karamanoğlu Mehmet Bey

Karamanoğlu Mehmet Bey

Karamanoğlu Mehmet Bey

Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 mayıs 1277 tarihinde Konya’da ünlü dil fermanını yayınlayarak, türkçenin yeniden devlet dili olmasını sağlamıştır. Mehmet Bey fermanında “Şimdengeru, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda türkçeden gayri dil kullanılmaya… uymayanların boynu vurula….” diyerek türkçenin ve türklüğün Anadolu’da ve yeryüzünde ebediyen yaşamasında öncü olma şerefine erişmiştir.

Bu suretle resmi devlet işlerinde kullanılan arapça ve farsçanın hâkimiyetine büyük bir darbe vurulmuştur. Mehmet Bey’in fermanı türk kültür tarihinin önemli olaylarından biridir. Günümüzde 13 mayıs tarihi her yıl Karaman’da dil bayramı olarak kutlanmaktadır.

Selçuklu’nun yıkılma döneminde dertlerini anlatmak için saraya giden ahali ne sultanla ne de vezirle anlaşabilmişlerdi. Saray türkçe bilmiyordu. Ancak bir tercüman vasıtası ile anlaşabilmişlerdi. Osmanlı’nın yıkılma dönemi de aynıdır. Saray osmanlıca denen arapça, farsça, türkçe karışımından oluşan garip bir dil kullanıyordu ve halk bu dili anlamıyordu. 

Atatürk, türk dilinin yabancı sözcük ve kuralların istilasından kurtarılıp milli ve çağdaş bir dil haline getirilmesi amacıyla 12 temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik cemiyeti (Türk Dil Kurumu)’ni kurmuştur. 

Cemiyetin kuruluşuyla birlikte çalışmalara hızla devam edilmiş, 26 eylül 1932’de istanbul dolmabahçe sarayı’nda türk dil kurultayı toplanmıştır. Kurultaya, çok sayıda bilim adamı, yazar, öğretmen, gazeteci, sanatçı ve devlet adamı katılmış, atatürk, kurultayı baştan sona kadar izlemiştir.

Türk Dil Kurultayı’nın toplandığı tarih olan 26 eylül, ülkemizde türk dil bayramı olarak kutlanmaktadır.

Türk tarihimizde ilk kez dile dayalı kapsamlı kültür hamlesi gerçekleştirilmiş, türkçe sadece devlet dili değil, aynı zamanda eğitim, bilim, kültür ve sanat dili de olmuştur. Bunu sağlayan hiç şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk ‘tür.

Tûran’ın bir ili var

ve yalnız bir dili var.

başka dil var diyenin,

başka bir emeli var.

(bkz: ziya gökalp)

”Türk milletinin dili türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de türk dili, türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, türk ulusunun yüreğidir, beynidir.”

Mustafa Kemal Atatürk

Kaynaklar

Sözcü

Ekşisözlük

Türk Dil Bayramı Kutlu Olsun.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Incoterms 20120 Eğitimi

INCOTERMS 2020 Eğitimi Dış Ticaret Teslim Şekilleri

INCOTERMS 2020 Eğitimi, INCOTERMS Milletlerarası Ticaret Odası (ICC-International Chamber of Commerce) tarafından oluşturulan ve uluslararası ticarette teslim şekillerini belirleyen kurallardır.

INCOTERMS 2020 Eğitimi

Incoterms 2020 Eğitimi

Incoterms 2020 Eğitimi

INCOTERMS 2020 Eğitimi, INCOTERMS Milletlerarası Ticaret Odası (ICC-International Chamber of Commerce) tarafından oluşturulan ve uluslararası ticarette teslim şekillerini belirleyen kurallardır. Bu kurallar ithalatçı ile ihracatçı arasındaki uluslararası ticarette masrafları ve sorumluklulukları düzenlemektedir. En son 2010 senesinde değişiklik yapılan INCOTERMS kuralları 2019 yılı Eylül ayı ortasında güncellenmiştir.

INCOTERMS 2020 ile şu konularda yenilikler gelmektedir;

INCOTERMS 2020

INCOTERMS 2020

Ana değişikliklerden biri, EXW ve DDP kurallarının içeriğinde muhtelif değişiklikler bulunmaktadır.

FCA teslim şeklinin bir önceki versiyonunda yer alan bazı kısımlar daha açık hale getirilmiştir.

DAT teslim şekli uygulamadan kaldırılmıştır.

DPU (Delivered at Placed Unloaded) yeni bir teslim şekli olarak tanımlanmıştır.

INCOTERMS 2020 değişiklikleriyle ilgili eğitimlerimiz hakkında detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

Eğitim İçeriği:

Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri

Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri

-Dış Ticarete Yön Veren Yerel Kuruluşlar

-Satış Sözleşmeleri

-Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri INCOTERMS 2020 (Yeni)

-INCOTERMS 2010 ile 2020 arasındaki farklar (Yeni)

-Teslim Şekillerine Toplu Bakış

-Deniz Taşımacılığında Kullanılan Masraflarla İlgili Bazı Terimler ve Kısaltmalar

-INCOTERMS 2020 Dışında Uygulamada Karşılaşılabilen Diğer Bazı Teslim Şekilleri

-Taşımacılık Türlerine Genel Bakış

-Lojistikte Temel Operasyonel Amaçlar

-İhracatta Fiyatlandırma, FOB’laştırma, Navlun ve Ek Maliyetler

-FOB’laştırma ve Navlun maliyet hesaplaması Örnek Uygulama

Eğitim Tarihlerimiz:

İthalat İhracat Inovakademi

İthalat İhracat

Eğitim Saati: 09:30 – 16:30

Eğitim Süresi: 1 Gün (6 Saat)

Eğitim yeri ve tarihi için lütfen arayınız

-Eğitim ücretine KDV, dijital ders notu, coffee-break ikramlar ve katılım sertifikası dahildir.

-2 kişi katılımlarda % 5, 3 kişi ve üzeri katılımlarda % 10 indirim uygulanmaktadır

Eğitmen: Hüseyin TEKGÜÇ

Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden 1979 yılında mezun olan Hüseyin TEKGÜÇ, aynı yıl iş hayatına Uluslararası Taşımacılık Sektöründe başlamış, Unipac Ambalaj’da Güney Anadolu Bölge Müdürü, Filiz Gıda A.Ş. Dış Ticaret Müdürü, Akpa Tekstil A.Ş. İhracat Uygulama Müdürü, Ekinciler Dış Ticaret A.Ş. Finansman ve Kambiyo Müdürü, Kastamonu Entegre Ağaç San. A.Ş. Dış Ticaret’ten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Coşkun Orman Ürünleri San. A.Ş.’de Dış Ticaret Danışmanı, Orma A.Ş.’de Satış Müdürü olarak çalışmıştır.

2001’den bu yana profesyonel çalışma hayatının yanı sıra, dış ticaret konusundaki bilgi ve deneyimlerini eğitmen ve danışman olarak paylaşmaktadır. Başta KOBİ’ler olmak üzere firmalara dış ticarette karşılaştığı sorunların çözümü konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

Ücret ve Detaylı bilgi için lütfen arayınız.

İletişim: 

Gökhan EROL
e: gerol@inovakademi.com
g: 05337611934
t: 02129396301
f: 02129247002

INCOTERMS NEDİR ICC INTERNATİONAL COMMERCİAL TERMS

INCOTERMS Nedir?

INCOTERMS, ICC’nin ithalat ve ihracatta teslim şekilleri üzerine oluşturduğu kavramların ”International Commercial Terms” kısaltılmış ismidir.

INCOTERMS Geçmişi

Uluslararası Teslim Kuralları

ICC ilk olarak 1936 yılında ithalat ve ihracat için uluslararası ortak kavramlar ve kurallar yayımladı. ”International Commercial Terms” sözcükleri kısaltılarak kısaca INCOTERMS olarak adlandırıldı.

Paris merkezli Milletlerarası Ticaret Odası (ICC – International Chamber of Commerce) tarafından kuralları düzenlenen “Incoterms–2010”, milletlerarası ticari anlaşmazlıkları, uyuşmazlıkları ve hukuksal ihtilafları düzenlemek ve alıcı ile satıcının para ve zaman kaybını önlemek amacıyla, bazı kurallar getirmiştir. Bu düzenlemeleri ilk kez 1936’da “INCOTERMS” adıyla yayımlamıştır. Son düzenlemeler ise 2010 yılında gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiştir.

Düzenlenecek olan sözleşme veya dokümanda (mesela proforma fatura) teslim şekline atıfta bulunulacağında, anlaşılan teslim şeklinin kod harfleri ve yanına da malların satıcıdan alıcıya devrinin gerçekleştirileceği yer adı yazılır. Teslim yeri bir liman olabileceği gibi,  hava alanı, demiryolu istasyonu, nakliyecinin deposu veya satıcının işyeri gibi yerler olabilir. Örneğin, EX Works Gebze, FOB Mersin Limanı, DDU Moskova…

Teslim Şekilleri – Incoterms 2010

1-İşyerinde Teslim / Ex Works (EXW)

2-Taşıyıcıya Masrafsız / Free Carrier (FCA)

3-Taşıma Ödenmiş Olarak / Carriage Paid To (CPT)

4-Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak / Carriage and Insured Paid To (CIP)

5-Terminalde Teslim / Delivered At Terminal (DAT)

6-Belirlenen Yerde Teslim / Delivered At Place (DAP)

7-Gümrük Vergileri Ödenmiş Olarak / Delivered Duty Paid (DDP)

8-Gemi Doğrultusunda Masrafsız / Free Alongside Ship ( FAS)

9-Gemide Masrafsız / Free On Board (FOB)

10-Masraflar ve Navlun / Cost and Freigh (CFR)

11-Masraflar, Sigorta ve Navlun / Cost,İnsurance And Freight (CIF)

Küresel ticarette yaşanan sürekli gelişmelere ayak uydurabilmek için halen INCOTERMS 2020 versiyonu düzenleme çalışmaları ICC tarafından devam etmektedir. Bu çalışmaya ICC avukatları, küresel çaptaki tüccarlar ve dünya genelindeki şirket temsilcileri tarafından katılmaktadır. Çalışmaların, dünya çapında olması ve bir dizi Incoterms kuralından, nelerin işe yarayıp nelerin geliştirilebileceğine ilişkin detaylı çalışmalar yapılması nedeniyle iki yıl süreceği duyurulmuştur.

İletişim:

Gökhan EROL
e: gerol@inovakademi.com
g: 05337611934
t: 02129396301
f: 02129247002

İnovakademi

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Perpa Towers Projesi İptal Gökdelenlere İzin Yok

Perpa Towers Projesi İptal

Perpa towers Projesi İptal

Perpa towers Projesi İptal

Perpa Towers Projesi İptal

Perpa Ticaret Merkezi E-5 tarafındaki araziye yapılacak olan Perpa Towers Projesi, İBB Meclis kararıyla iptal edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, Okmeydanı’ndaki PERPA arazisiyle ilgili hazırlanan imar planını Eylül toplantısında oy birliğiyle reddetti. İmar Komisyonu üyeleri, İBB Meclisi’nin aldığı kararla söz konusu araziye gökdelen yapılamayacağını belirtti. Kararla birlikte Perpa arazisi için hazırlanan ve 4 gökdelenden oluşan Perpa Towers projesi iptal oldu.

Perpa Towers Projesi İptal

Perpa Towers Projesi İptal

Karaköy Perşembe Pazarı esnafını tek çatı altında toplamak amacıyla 1986 yılında kurulan PERPA Ticaret Merkezi’nin kuzeybatısında, Çevre Yolu kenarındaki açık otopark olarak kullanılan arazi için bugüne kadar birbirinden farklı imar planları hazırlandı. Arazi için hazırlanan 40’ar katlı 4 kuleden oluşan ve kamuoyuna açıklanan projenin imar planları, 2016 yılında, İstanbul 7’nci İdare Mahkemesi’nce iptal edildi. Bunun üzerine İBB söz konusu arazi için yeni bir imar planı hazırladı. 2018 yılında hazırlanan imar planları, İBB Planlama Müdürlüğü’nce, 11 Nisan 2018’de Meclise gönderildi. Yeni imar planları, Eylül 2019 toplantısında Meclis’te görüşüldü.

AVM YAPILACAKTI

Perpa'ya Gökdelen Yok

Perpa’ya Gökdelen Yok

Yeni plana göre arazi, Merkezi İş Alanları (MİA-4), rekreasyon ve dini tesis alanına alındı. Plan notlarına göre MİA-4’te iş merkezleri, banka ve finans gibi ticari fonksiyonların yönetim merkezleri, toptan ticaret, ofis-büro, çarşı çok katlı mağaza, alışveriş merkezi, otel, motel vb. konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi kültür tesisleri ile lokanta, restoran, gazino gibi eğlenceye yönelik kullanımlar, yönetim binaları, kentsel donatı ve yeşil alan yer alabilecekti.

İBB İMAR PLANLARINI UYGUN GÖRMEDİ

Perpa'ya Gökdelene İzin Yok

Perpa’ya Gökdelene İzin Yok

İBB Meclisi, 2018’de hazırlanan yeni imar planlarını uygun görmedi. Karar oy birliğiyle alındı.

İBB Meclisi İmar Komisyonu Başkanı AKP’li Yüksel Akyol, alınmış olan kararla söz konusu araziye gökdelen yapılamayacağını, meri plan şartlarının korunmasına karar verildiğini söyledi. Eski yönetim zamanında hazırlanan planlara neden ret oyu verdikleriyle ilgili soruya Akyol, “Planlar hazırlandıktan sonra başka gelişmeler oldu. İncirli- Gayrettepe- Söğütlüçeşme Metro Hattı bölgeden geçecek. Bunun için planı uygun görmedik” cevabını verdi.

İmar Komisyonu’nun CHP’li üyesi Resul Emrah Şahan ise alınmış olan Meclis kararı ile artık araziye gökdelen yapılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Şahan “Hazırlanan planlar bölgeye yüksek yoğunluk getiriyordu. Meclis buna izin vermedi” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçimden önce 22 Şubat 2019’da PERPA’daki esnafı ziyaret edip, düzenlenen toplantıda konuşmuştu. Kaynak

İBB İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun Perpa ile ilgili raporları

İBB İmar Komisyonu Raporları

İBB İmar Komisyonu Raporları

Perpa’ya Metro Geliyor

Perpa’ya yapılacak gökdelenlerin iptal edilmesi ile ilgili konuşanİBB Meclisi İmar Komisyonu Başkanı AKP’li Yüksel Akyol, “Planlar hazırlandıktan sonra başka gelişmeler oldu. İncirli- Gayrettepe- Söğütlüçeşme Metro Hattı bölgeden geçecek. Bunun için planı uygun görmedik” dedi.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor Ekrem İmamoğlu

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul'da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 30 Ağustos’ta yoğun hatlarda 24 saat ulaşımın başlayacağını açıkladı.

İstanbul'da 24 Saat Ulaşım

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım

Metro İstanbul 24. dönem tren sürücüsü bröve törenine katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 30 Ağustos’ta yoğun hatlarda 24 saat ulaşımın başlayacağını açıkladı.

İmamoğlu, 4’ü kadın 66 tren sürücüsünün brövelerini düzenlenen törenle verdi.

24 Saat Ulaşım İmamoğlu

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım

Törende konuşan İmamoğlu, “Bu şehir 24 saat yaşıyor. Gece mesaisine kalandan, gece bu şehrin çok aktif olduğunu biliyoruz. Kentin her noktası birbirinden farklı. Uzun yıllardır tartışılan 24 saat üzerinden taşımanın sağlanmasıyla ilgili ne yazık ki, bir türlü başlanamayan bu uygulamayı özellikle metro hatlarında ve de çok yoğun metro hatlarında, çok yoğun otobüs hatlarında 24 saat ulaşımla ilgili 30 Ağustos gece 12’den sonra, 24 saat ulaşımı İstanbul’da başlatacağız. Bunu şimdiden müjde edelim” dedi.

Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

İmamoğlu, 2 bin 300 çalışanı olan İSPARK’ta tek bir kadın istihdamının olmamasına da dikkat çekerek, “Bu olmaz! 2 bin 300 çalışan da hiç. Kadın Genel Sekreter Yardımcımız dedi ki, ‘Hiç mi canınız sıkılmıyor erkek erkeğe baka baka akşama kadar.’ Yani bu gerçekten hoş değil. Toplumun yarısı kadın.

Biz, kızlarımızı, oğullarımızı eşit yaşasınlar diye topluma hazırlıyoruz. Bu konu önemli. Bunu çözersek inanın toplum olarak seviyemiz çok daha yukarıda olacak” diye konuştu. İmamoğlu, kız arkadaşına sahneden evlilik teklifi yapan ve teklifi kabul edilen genç tren sürücüsüne, nikahını kıyma sözü verdi.

”İstanbullu hemşehrilerim uzun zamandır 24 saat toplu ulaşım talebinde bulunuyor. İstanbul’da en önemli hatlarda 24 saat metro ve otobüs seferleri 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlayacak. Yarın kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapacağım.” Dedi.

Ekrem İmamoğlu, 1970`te Trabzon’da doğdu.

Trabzon Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olarak yine İstanbul Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve Yönetimi bilim dalında Yüksek Lisans eğitimi aldı.

1992`de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı. Bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Okul yıllarında amatör olarak futbol oynadı. Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik yaptı.

2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi. Beylikdüzü’nün sosyal ve kültürel hayatında etkin rol oynayan İmamoğlu, birçok sivil toplum kuruluşuna üyedir.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Evli ve 3 çocuk babası olan İmamoğlu, 1991’den bu yana Beylikdüzü’nde yaşıyor.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM