İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor Ekrem İmamoğlu

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul'da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım Başlıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 30 Ağustos’ta yoğun hatlarda 24 saat ulaşımın başlayacağını açıkladı.

İstanbul'da 24 Saat Ulaşım

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım

Metro İstanbul 24. dönem tren sürücüsü bröve törenine katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 30 Ağustos’ta yoğun hatlarda 24 saat ulaşımın başlayacağını açıkladı.

İmamoğlu, 4’ü kadın 66 tren sürücüsünün brövelerini düzenlenen törenle verdi.

24 Saat Ulaşım İmamoğlu

İstanbul’da 24 Saat Ulaşım

Törende konuşan İmamoğlu, “Bu şehir 24 saat yaşıyor. Gece mesaisine kalandan, gece bu şehrin çok aktif olduğunu biliyoruz. Kentin her noktası birbirinden farklı. Uzun yıllardır tartışılan 24 saat üzerinden taşımanın sağlanmasıyla ilgili ne yazık ki, bir türlü başlanamayan bu uygulamayı özellikle metro hatlarında ve de çok yoğun metro hatlarında, çok yoğun otobüs hatlarında 24 saat ulaşımla ilgili 30 Ağustos gece 12’den sonra, 24 saat ulaşımı İstanbul’da başlatacağız. Bunu şimdiden müjde edelim” dedi.

Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

İmamoğlu, 2 bin 300 çalışanı olan İSPARK’ta tek bir kadın istihdamının olmamasına da dikkat çekerek, “Bu olmaz! 2 bin 300 çalışan da hiç. Kadın Genel Sekreter Yardımcımız dedi ki, ‘Hiç mi canınız sıkılmıyor erkek erkeğe baka baka akşama kadar.’ Yani bu gerçekten hoş değil. Toplumun yarısı kadın.

Biz, kızlarımızı, oğullarımızı eşit yaşasınlar diye topluma hazırlıyoruz. Bu konu önemli. Bunu çözersek inanın toplum olarak seviyemiz çok daha yukarıda olacak” diye konuştu. İmamoğlu, kız arkadaşına sahneden evlilik teklifi yapan ve teklifi kabul edilen genç tren sürücüsüne, nikahını kıyma sözü verdi.

”İstanbullu hemşehrilerim uzun zamandır 24 saat toplu ulaşım talebinde bulunuyor. İstanbul’da en önemli hatlarda 24 saat metro ve otobüs seferleri 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlayacak. Yarın kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapacağım.” Dedi.

Ekrem İmamoğlu, 1970`te Trabzon’da doğdu.

Trabzon Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olarak yine İstanbul Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve Yönetimi bilim dalında Yüksek Lisans eğitimi aldı.

1992`de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı. Bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Okul yıllarında amatör olarak futbol oynadı. Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik yaptı.

2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi. Beylikdüzü’nün sosyal ve kültürel hayatında etkin rol oynayan İmamoğlu, birçok sivil toplum kuruluşuna üyedir.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Evli ve 3 çocuk babası olan İmamoğlu, 1991’den bu yana Beylikdüzü’nde yaşıyor.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın Kurtuluş Savaşı Kahramanları

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Bu akşam bir kadeh rakı doldurun kendinize. Ama öyle tek-duble falan değil! Hani şu eski müdavimlerin “domuz sıkısı” dedikleri türden. Sadece rakıyı beyazlatacak kadar su… Yanına beyaz leblebi; fazla değil 3-5 tane…

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa’ya telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son veren Miralay Reşat (Çiğiltepe)’a;

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak “Geri çekileni vururum” mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla “Deli Halit” lakabını alan Mirliva Halit (Karsıalan)’e;

Mustafa Kemal ve Deli Halit Paşa

Mustafa Kemal ve Deli Halit Paşa

Kütahya’nın Emet ilçesinden kendisi, Emet halkı ve süvarileri tarafından kaçırılan Yunan ordusunu kovalayarak İzmir’e giren ilk süvari birlikleri komutanı Ferik Fahrettin (Altay)’e;

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Demiryollarının kesiştiği yer olan Eskişehir’e bir üs kuran ve savaş boyunca derme çatma trenlerle cepheye asker, cephane, malzeme nakleden; ray döşeten; gerektiğinde ray ve vagonlardan çelik söktürüp kılıç yaptıran miralay Behiç Bey’e;

İstanbul’dan bizzat kendisine gönderilen ve Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklamasını emreden telgrafa rağmen “Ben ve kolordum emrinizdedir Paşam!” sözünü söyleyerek Mustafa Kemal Paşa’nın emrine giren Birinci Ferik Musa Kâzım (Karabekir)’a;

Kurtuluş Savaşı Kahramanları

Kurtuluş Savaşı Kahramanları

İzmit ile Adapazarı’nı geri alıp, Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılarak üstün başarılar kazanan Birinci Ferik Kazım Fikri (Özalp)’ye;

Birlikleri ile İzmit ve adapazarı üzerinden Bilecik ve Eskişehir istikametine ilerleyen İngiliz kuvvetlerine Geyve yakınlarında ateş açarak onları durdurup geri püskürten ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutan olan Mirliva Ali Fuat (Cebesoy)’a;

Kurtuluş Savaşı Kahramanları

Kurtuluş Savaşı Kahramanları

Bahriye Nazırlığı’ndan ayrılan ve Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine katılan albay Hüseyin Rauf (Orbay)’a;

İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve mühimmat kaçıran, İtalyan işgalindeki Antalya depolarında bulunan silah ve mühimmatın Kuva-yı Milliye’ye kazandıran Mirliva İbrahim Refet (Bele)’e;

İstanbul Hükümeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesi kaldırılan, nişanları geri alınan ve idamına karar verilen Müşir Mustafa Fevzi (Çakmak)’ye;

Harbiye’de Askeri Taktik ve Strateji Öğretmenliği yapması nedeniyle başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Kurtuluş Savaşı’ndaki üstü düzey komutanların büyük çoğunluğu tarafından “Hocam” diye hitap edilen, Büyük Taarruz’dan önce taarruz stratejisinin belirlenmesi için yapılan toplantılarda, tedbirli ve titiz karakteri nedeniyle, taarruz planını çok riskli ve tehlikeli bulduğu için şiddetle itiraz eden, ancak yine de verilen emirleri, biri hariç, harfiyen yerine getiren Orgeneral Yakup Şevki (Subaşı)’ye;

Yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatip olan, Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapan, sivil olmasına rağmen rütbe alarak bir savaş kahramanı sayılan Onbaşı Halide (Edip Adıvar)’ye;

Kağnıyla cepheye silah taşıyan Fatma Nine’ye;

İnebolu’da bulunan cephaneleri Ankara’ya götürülmesinde çocuğu ve kağnısıyla yer alırken, kış şartları nedeniyle cephane ıslanmasın diye battaniyesini cephaneye sarman, bebeğinede sarılıp onun donmaması için uğraş verirken donarak ölen Şerife Bacı’ya;

Onbaşı olduğunda neredeyse sadece kadınlardan oluşan birliği ile düşmanın cephe gerisine bir saldırı düzenleyen ve aralarında bir Yunan subayı dahil toplam 25 esir askerle geri dönen Erzurumlu Kara Fatma (Seher Erden)’ya;

Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarına cesaret vermek için hızla öne atılınca başından vurularak şehit olan Gördesli Makbule’ye;

Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek alıp dağa çıkan ve Yörük Ali Efe’ye katılan Emir Ayşe’ye;

Düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir sürede düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesi engelleyen Yörük Ali Efe’ye;

Bekir Ağa Bölüğü`ne baskın düzenleyerek tutuklu bulunan vatansever ve aydınları kurtarıp Anadolu`ya geçmelerini sağlayan Yahya Kaptan’a;

Bir Fransız gemisini kaçırmayı başarınca ona layık görülen istiklal madalyasını geri çevirerek “Ben madalya için değil milletim içim savaştım” diyen İpsiz Recep’e;

Kumardan hileyle kazandığı 45 bin frank ile kendi deyimiyle İzmir’deki vatan görevine başlayan İngiliz Kemal lakabıyla anılan Türk ajan Ahmet Esat (Tomruk)’a;

Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın gizli örgütü Karakol’un yöneticisi Naciye Faham’a;

İşkence görmesine rağmen Karakol’un adresini vermeyen Topkapılı ebe Şahende’ye;

Felah Grubu’na saraydan bilgi taşıyan V. Murat’ın kızı Fehime Sultan’a;

İşgal protestolarında on binlere konuşan Şükufe Nihal’e;

Sebahat’e ;

Zeliha’ya;

Darülfünunlu Saime’ye;

12 yaşında İnönü muharebelerinde savaşan Nezahat’e;

“Muhabere bana düğündür Paşam” diyen Mustafa Kemal’in askeri Sivaslı Fatma Seher’e;

Çerkez kadınları örgütleyen Hayriye Melek’e;

Alaşehir’deki zulmü dünyaya çektikleri telgraf ile duyuran Makbule’ye; 

Nebile’ye;

Yunan işgaline elinde silahla karşı koyan Turgutlulu Çavuş Ayşe’ye;

Ödemişli Fatma’ya;

Köpekli Nuri Çetesi’ne katılan Aydınlı -namı diğer Binbaşı- Ayşe’ye;

Yörük Ali Efe’nin 1. bölüğünün 4. mangasında nişancı olarak savaşan Emire Aliye’ye;

Elinde balta ile Menderes Köprüsü’nde düşman bekleyen Arşın Teyze’ye;

Sarayköy’e gelen İngilizci Nasihat Kurulu’nun üzerine silahla yürüyen Adöv Ayşe’ye;

Başındaki yırtık örtüsünü erkeklerin yüzüne atıp, “alın bunları örtünün, verin silahları ben savaşırım” diyen Kezban’a;

Mavzeri hiç susmayan şehit eşi Senem Ayşe’ye;

Düğünde takılan altınları Ankara’ya bağışlayan Kastamonulu 17 yaşındaki Hatice’ye;

Üç kızını Mustafa Kemal’e emanet edip Sakarya Cephesine koşan ve yaralanan Ayşe Çavuş’a;

Düşmanla işbirliği yapan oğlunu vurup dağa çıkan Domaniçli Habibe’ye;

Erkek kılığında savaşan ve sonra kadın olduğu anlaşılan Halime Çavuş’a…..

Soyadını İnönü meydanında çarpışa çarpışa alan Mustafa İsmet’e;

“Geldikleri gibi giderler” deyip, geldiklerinden biraz daha hızlı gitmelerini sağlayan Mustafa Kemal’e…

Zafere, şerefe için; 

Afiyet olsun!

Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil

YILMAZ ÖZDİL

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun 2019

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün, düşman birliklerini Anadolu’dan çıkarmak amacıyla başlattığı harekât sonucu işgalci birlikler Anadolu topraklarından sürüldü.

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Atatürk’ün başkomutanlığı sırasında yapıldığı için ”Başkomutanlık Meydan Muharebesi” adıyla da bilinen Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasının ardından Yunan Orduları İzmir’e kadar takip edildi ve 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtarıldı. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşti ancak 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon’da ”Başkumandan Zaferi” adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye’de 1926’dan itibaren ‘ ‘Zafer Bayramı”adıyla kutlanmaya başlandı.

TAARRUZ AFYON’DAN BAŞLADI

Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci kuvvetlere kesin ve son hamleyi gerçekleştirmek ve düşman birlikleri Anadolu’dan atmak için planlanmış gizli bir harekâttı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922’deki oturumunda kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Atatürk, taarruz kararını Haziran ayında aldı ve hazırlıkları gizli olarak yürüttü. Büyük Taarruz, Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da başladı, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin, Mustafa Kemal Paşa’nın idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.

İLK KEZ ”BAŞKUMANDAN ZAFERİ” OLARAK KUTLANDI

Zafer Bayramı

Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı, ilk olarak 1924’te Dumlupınar’ın Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in katıldığı bir törenle ”Başkumandan Zaferi” adıyla kutlandı. Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin nedeni ise, 1923 yılının yeni Türkiye için hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun fazla olmasındandı. Dumlupınar’ın Çal Köyü’nde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, milli ruhun canlı tutulmasının önemini vurguladı ve ”Meçhul Asker Abidesi”nin temelini eşi Latife Hanım ile beraber attı.

30 AĞUSTOS ”TAYYARE BAYRAMI”

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

1926 yılından itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanan Başkumandan Zaferi’nin, 1 Nisan 1926’da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu’yla, 30 Ağustos Başkumandan Muharebesi gününün Cumhuriyet ordu ve donanmasının Zafer Bayramı olduğu, her yıl dönümünde bu bayram gününün kara, deniz ve hava kuvvetleri tarafından kutlanacağı belirtildi. Dönemin Savunma Bakanı Recep Peker yayınladığı bir genelge ile bayram törenlerinde neler yapılacağını detaylı bir şekilde belirtti. Hava Kuvvetlerinin ülke savunmasında önemli bir yeri olması nedeniyle, Tayyare Cemiyeti de 30 Ağustos tarihini “Tayyare Bayramı” olarak adlandırdı.

30 Ağustos Zafer Bayramı ABDULLAH GÜL İLE BİRLİKTE DEĞİŞTİ

1930 yılının ardından, Zafer Bayramı için özellikle 1960’lardan itibaren daha kapsamlı ve katılımlı bir şekilde kutlamalar yapılmaya başlandı. 30 Ağustos, Türkiye’de askeri okulların mezuniyet törenlerini yaptıkları gün oldu ve ayrıca tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur. Zafer Bayramı uzun yıllar Genelkurmaybaşkanı’nın tebrikleri kabul ettiği bir bayram olarak kutlandı fakat bu durum Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başkomutan sıfatıyla kutlamalara ev sahipliği yaptığı 2011 yılından itibaren değişti.

Mustafa Kemal Atatürk

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Koli Bandı Temmuz 2019 kampanya

Koli Bandı Kampanya 45×100 bant 3.80 TL

En ucuz koli bandı fiyatları bizde. Bu ekonomik durgunlukta, İhracat yapın, satış yapın… Koli yapın, ürünlerinizi kolileyin..

Koli Bandı Kampanya

Koli Bandı Temmuz 2019 kampanya

Koli Bandı Temmuz 2019 kampanya

Koli Bandı 45×100  3.80 TL+KDV

Fiyat Sorunuz

Şaşıracaksınız ama gerçek…

En ucuz koli bandı fiyatları bizde.
Bu ekonomik durgunlukta, İhracat yapın, satış yapın…
Koli yapın, ürünlerinizi kolileyin..

Dert etmeyin, Dolara inat, Solin Ambalaj yanınızda….

Perpa Ticaret Merkezi A Blok, Kat:5 No:160 Şişli, İSTANBUL

Koli Bandı ve diğer ambalaj malzemelerimiz hakkında detaylı bilgi için

www.solinambalaj.com.tr

Koli Bantları

E-Mail

info@solinambalaj.com.tr

Telefon 

(0212) 220 55 62

(0212) 220 55 63

Fax

(0212) 220 55 61

Koli Bandı

Koli bandı, Paketleme aşamalarında yardımcı bir ambalaj malzemesi gibi görülsede aslında koli bandı bir yardımcı malzemeden çok ana malzeme görevi görür çünkü ambalajladığınız ürünleriniz ulaşacağı en son noktaya kadar bir çok el değiştirir ve kullanmış olduğunuz koli bandı’nın kaliteli olması ürünlerinizin açılmasını önler ürünlerinizin emniyetli bir şekilde açılmadan ve de sorunsuz bir şekilde varacağı yere kadar ürünlerinizi emniyet altında tutar.

Ambalaj ve paketleme ürünleri İhtiyaçlarınıza yönelik çözümler sunan Solin Ambalaj; kaliteli malzeme, ürün garantisi, uygun fiyatlar ve %100 müşteri memnuniyeti anlayışıyla hizmet ve ürünlerini sunmaktadır. 10 yılık sektör bilinci ve kaliteye verdiğimiz önemle ambalaj malzemeleri konusunda kalitesini kanıtlamış, sizleri kaliteyle uygun fiyatlara buluşturuyor!

Ambalaj malzemeleri denildiğinde aklınıza gelen; Baskılı – Baskısız Koli Bandı

Koli Bandı

Çift Taraflı Bant

Maskeleme Bantları – Kağıt Bantlar

Streç Film

Baskılı – Baskısız Poşetler

Jelatin Poşet

Balonlu Naylon

ürünlerini siz değerleri müşterilerimize en uygun fiyatlarla ve ödeme seçenekleriyle sunmaktayız.

İhtiyaçlarınıza özel fiyatlarımızı görmek, ürünlerimizi incelemek için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Koli Bandı

Müşterilerimizin beklentilerini istikrarlı kalite anlayışı ile karşılayarak değer yaratmayı esas alan kurumsal yapımız müşteri odaklı çalışma stratejimiz ve rekabetçi büyüme potansiyelimiz ile en iyi şekilde değerleri yönetmek. Müşteri memnuniyetini ön planda tutmak ve mükemmelleşme anlayışını esas alarak, insana, doğaya, çevreye duyarlı ürünlerin imalatını gerçekleştirmek.

Solin Ambalaj olarak; Türkiye’de ve uluslararası boyutta kalite, fiyat, verimlilik açısından sektöre yön veren işletme seviyesine gelmek, müşteri memnuniyetini en ön planda tutarak ve sürekli gelişme göstererek ambalaj sektöründe lider konuma gelmek.

Bant, koli bandı günlük hayatımızda yeri asla değişmeyecek; tamirattan, tadilata, paketlemeden, günlük kullanıma kadar her alanda yardımcımız olmuştur. Koli bandı istisnasız her firmanın kullandığı paketleme bileşenlerinden birisidir. Dolayısıyla sektörlerdeki ihtiyaç da buna bağlı olarak çok fazladır. Bantın kullanım alanı olan her yerde kuşkusuz başka bir yardımcı ürün kullanılamaz. Bu da ev için bile olsa dahi; tüketiminin çok fazla olduğu anlamına gelmektedir. Solin ambalaj olarak gerek kurumsal, gerekse daha küçük ölçeklerde ürün temini sağlamaktayız.

Koli Bandı

Bant Çeşitleri

Koli bandı çeşitleri ve bant çeşitleri olarak iki grupta incelemek gerekmektedir. İlk olarak akla baskısız bant gelse de; yine de kurumsal firmaların tercihi genelde baskılı bant grubundan, baskılı koli bandı olmaktadır. Çünkü firmaların kurumsal yapısına uygun ürünlerdir. Ayrıca çift taraflı bant, maskeleme bandı olarak yine bant grubuna dahil olan ürünler mevcuttur ve kullanım alanları oldukça geniştir. Çeşitlerin size sağladığı faydaların yanında ürün gruplarımıza da göz attığınızda göreceğiniz üzere; her boy ve ebatta bant çeşidi bulunmakla beraber, hızlı bir şekilde talebinizin karşılanması da tarafımızdan sağlanmaktadır. Tüm ambalaj ürünü talepleriniz için bize güvenebilirsiniz…

Koli Bandı

Çift taraflı bant her geçen gün talebi artan yardımcı bir üründür. Sabitleme, yapıştırma, asma ve dekor amaçlı kullanımların hepsine uygundur. iki yüzeyinin de yapışkanlı olmasının günlük kullanımda kullanıcılara oldukça fayda sağlaması söz konusu olduğundan ihtiyaç duyulan özel bir üründür.Çift taraflı bantlar farklı iki yüzeyin birbirine yapıştırılması ve birleştirilmesi gibi işlemler için son derece uygundur.

100x100-

ÇİFT TARAFLI BANT ÇEŞİTLERİ

Çift taraflı bant çeşit olarak olmasa da ebat olarak çeşitleri olan bir üründür. Önemli olan kullanıldığı alandaki mukavemetidir. Genelde iki yüzeyin birleştirilmesi için kullanıldığından sağlamlık ve yapıştırıcı kuvveti son derece önemlidir. ebatlar ve bilgiler için mağazamıza göz atabilirsiniz…

ÇİFT TARAFLI BANT FİYATLARI

Çift taraflı bant fiyatlarının ürünün kalitesiyle doğru orantılı olması ve gerçekten değerli bir yardımcı ürün olmasından dolayı piyasada fiyat/kalite anlamında oldukça değişken fiyatlar söz konusudur. En kaliteli ürünleri en uygun fiyata Solin Ambalaj olarak sunmaktan son derece memnunuz. Müşterilerimizin de kalitemiz konusunda bizi tercih etmelerinin haklı gururunu yaşamaktayız.fiyatlar ve diğer ürün grupları içim bize ulaşabilir, Mağazadan ürünlerimize göz atabilirsiniz.

Koli Bandı

Maskeleme bandı genelde yardımcı ürünler olarak kullanılmaktadır. Kullanılacak bölgeye istendiği gibi uygulanabilen ve yapışma özelliği ihtiyaca yönelik olduğundan kullanım sonrasında çok kolay bir şekilde uygulandığı bölgeden sökülebilir. Maskeleme bandı ihtiyacınızı talepleriniz doğrultusunda en kaliteli ve hızlı bir şekilde karşılamak için tüm ürün grupları için hizmetinizdeyiz.

Kaydırmaz Bant

MASKELEME BANDI ÇEŞİTLERİ

Maskeleme bandı çeşitleri ebat ve renk olarak farklılık göstermektedir. Piyasada bulunan bir çok farklı maskeleme bandı çeşitleri kalite olarak kullanıcıları zor durumlarda bırakabilir. Genelde bu tarz ucuz kaliteli çeşit ürünler beklendiği gibi olmamasının yanında, amacına yönelik kullanımda bile sorun yaratabilmektedir. Dolaysıyla ürünün kalite anlamında işinize en fazla fayda sağlayacak ürün kalitesine yönelmeniz daha faydalı olacaktır.

Koli Bandı

MASKELEME BANDI FİYATLARI

Maskeleme bandı fiyatları yine bahsettiğimiz gibi ürünün kalitesi ve ebatlarına göre farklılık gösterebilmektedir. Önemli olan sizin hangi ürünü kullanmayı tercih edeceğinizdir. Biz Solin ambalaj olarak sunduğumuz tüm ürünlerde yapışma ve kalite anlamında ürünlerimize son derece güveniyoruz. Kaliteyi uygun fiyatta almak herkesin sahip olması gereken bir imkan olması düşüncesiyle ürünlerimizin her biri kendine özel sertifikası ile birlikte yazan özelliklerini taşıma garantisi vermektedir. Dolayısıyla ihtiyacınız olan ürünler için sadece ürünlerimizi incelemek ve sipariş vermeniz yeterlidir.

Koli Bantları

BANT ÇEŞİTLERİ

E-Mail

info@solinambalaj.com.tr

Telefon 

(0212) 220 55 62

(0212) 220 55 63

Koli Bandı Kampanya

Koli Bandı

Koli Bandı 45×100  3.80 TL+KDV

Fiyat Sorunuz

Şaşıracaksınız ama gerçek…

En ucuz koli bandı fiyatları bizde.
Bu ekonomik durgunlukta, İhracat yapın, satış yapın…
Koli yapın, ürünlerinizi kolileyin..

Dert etmeyin, Dolara inat, Solin Ambalaj yanınızda….

Perpa Ticaret Merkezi A Blok, Kat:5 No:160 Şişli, İSTANBUL

Koli Bandı ve diğer ambalaj malzemelerimiz hakkında detaylı bilgi için

www.solinambalaj.com.tr

Koli Bandı

E-Mail

info@solinambalaj.com.tr

Telefon 

(0212) 220 55 62

(0212) 220 55 63

Fax

(0212) 220 55 61

Koli Bandı

Koli bandı, Paketleme aşamalarında yardımcı bir ambalaj malzemesi gibi görülsede aslında koli bandı bir yardımcı malzemeden çok ana malzeme görevi görür çünkü ambalajladığınız ürünleriniz ulaşacağı en son noktaya kadar bir çok el değiştirir ve kullanmış olduğunuz koli bandı’nın kaliteli olması ürünlerinizin açılmasını önler ürünlerinizin emniyetli bir şekilde açılmadan ve de sorunsuz bir şekilde varacağı yere kadar ürünlerinizi emniyet altında tutar.

Ambalaj ve paketleme ürünleri İhtiyaçlarınıza yönelik çözümler sunan Solin Ambalaj; kaliteli malzeme, ürün garantisi, uygun fiyatlar ve %100 müşteri memnuniyeti anlayışıyla hizmet ve ürünlerini sunmaktadır. 10 yılık sektör bilinci ve kaliteye verdiğimiz önemle ambalaj malzemeleri konusunda kalitesini kanıtlamış, sizleri kaliteyle uygun fiyatlara buluşturuyor!

Ambalaj malzemeleri denildiğinde aklınıza gelen; Baskılı – Baskısız Koli Bandı

Koli Bandı

Çift Taraflı Bant

Maskeleme Bantları – Kağıt Bantlar

Streç Film

Baskılı – Baskısız Poşetler

Jelatin Poşet

Balonlu Naylon

ürünlerini siz değerleri müşterilerimize en uygun fiyatlarla ve ödeme seçenekleriyle sunmaktayız.

İhtiyaçlarınıza özel fiyatlarımızı görmek, ürünlerimizi incelemek için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Koli Bandı

Müşterilerimizin beklentilerini istikrarlı kalite anlayışı ile karşılayarak değer yaratmayı esas alan kurumsal yapımız müşteri odaklı çalışma stratejimiz ve rekabetçi büyüme potansiyelimiz ile en iyi şekilde değerleri yönetmek. Müşteri memnuniyetini ön planda tutmak ve mükemmelleşme anlayışını esas alarak, insana, doğaya, çevreye duyarlı ürünlerin imalatını gerçekleştirmek.

 

Solin Ambalaj olarak; Türkiye’de ve uluslararası boyutta kalite, fiyat, verimlilik açısından sektöre yön veren işletme seviyesine gelmek, müşteri memnuniyetini en ön planda tutarak ve sürekli gelişme göstererek ambalaj sektöründe lider konuma gelmek.

 

Bant, koli bandı günlük hayatımızda yeri asla değişmeyecek; tamirattan, tadilata, paketlemeden, günlük kullanıma kadar her alanda yardımcımız olmuştur. Koli bandı istisnasız her firmanın kullandığı paketleme bileşenlerinden birisidir. Dolayısıyla sektörlerdeki ihtiyaç da buna bağlı olarak çok fazladır. Bantın kullanım alanı olan her yerde kuşkusuz başka bir yardımcı ürün kullanılamaz. Bu da ev için bile olsa dahi; tüketiminin çok fazla olduğu anlamına gelmektedir. Solin ambalaj olarak gerek kurumsal, gerekse daha küçük ölçeklerde ürün temini sağlamaktayız.

Koli Bandı

KOLİ BANDI ÇEŞİTLERİ

Koli bandı çeşitleri ve bant çeşitleri olarak iki grupta incelemek gerekmektedir. İlk olarak akla baskısız bant gelse de; yine de kurumsal firmaların tercihi genelde baskılı bant grubundan, baskılı koli bandı olmaktadır. Çünkü firmaların kurumsal yapısına uygun ürünlerdir. Ayrıca çift taraflı bant, maskeleme bandı olarak yine bant grubuna dahil olan ürünler mevcuttur ve kullanım alanları oldukça geniştir. Çeşitlerin size sağladığı faydaların yanında ürün gruplarımıza da göz attığınızda göreceğiniz üzere; her boy ve ebatta bant çeşidi bulunmakla beraber, hızlı bir şekilde talebinizin karşılanması da tarafımızdan sağlanmaktadır. Tüm ambalaj ürünü talepleriniz için bize güvenebilirsiniz…

Koli Bandı

Çift taraflı bant her geçen gün talebi artan yardımcı bir üründür. Sabitleme, yapıştırma, asma ve dekor amaçlı kullanımların hepsine uygundur. iki yüzeyinin de yapışkanlı olmasının günlük kullanımda kullanıcılara oldukça fayda sağlaması söz konusu olduğundan ihtiyaç duyulan özel bir üründür.Çift taraflı bantlar farklı iki yüzeyin birbirine yapıştırılması ve birleştirilmesi gibi işlemler için son derece uygundur.

100x100-

ÇİFT TARAFLI BANT ÇEŞİTLERİ

Çift taraflı bant çeşit olarak olmasa da ebat olarak çeşitleri olan bir üründür. Önemli olan kullanıldığı alandaki mukavemetidir. Genelde iki yüzeyin birleştirilmesi için kullanıldığından sağlamlık ve yapıştırıcı kuvveti son derece önemlidir. ebatlar ve bilgiler için mağazamıza göz atabilirsiniz…

ÇİFT TARAFLI BANT FİYATLARI

Çift taraflı bant fiyatlarının ürünün kalitesiyle doğru orantılı olması ve gerçekten değerli bir yardımcı ürün olmasından dolayı piyasada fiyat/kalite anlamında oldukça değişken fiyatlar söz konusudur. En kaliteli ürünleri en uygun fiyata Solin Ambalaj olarak sunmaktan son derece memnunuz. Müşterilerimizin de kalitemiz konusunda bizi tercih etmelerinin haklı gururunu yaşamaktayız.fiyatlar ve diğer ürün grupları içim bize ulaşabilir, Mağazadan ürünlerimize göz atabilirsiniz.

Koli Bandı

Maskeleme bandı genelde yardımcı ürünler olarak kullanılmaktadır. Kullanılacak bölgeye istendiği gibi uygulanabilen ve yapışma özelliği ihtiyaca yönelik olduğundan kullanım sonrasında çok kolay bir şekilde uygulandığı bölgeden sökülebilir. Maskeleme bandı ihtiyacınızı talepleriniz doğrultusunda en kaliteli ve hızlı bir şekilde karşılamak için tüm ürün grupları için hizmetinizdeyiz.

Kaydırmaz Bant

MASKELEME BANDI ÇEŞİTLERİ

Maskeleme bandı çeşitleri ebat ve renk olarak farklılık göstermektedir. Piyasada bulunan bir çok farklı maskeleme bandı çeşitleri kalite olarak kullanıcıları zor durumlarda bırakabilir. Genelde bu tarz ucuz kaliteli çeşit ürünler beklendiği gibi olmamasının yanında, amacına yönelik kullanımda bile sorun yaratabilmektedir. Dolaysıyla ürünün kalite anlamında işinize en fazla fayda sağlayacak ürün kalitesine yönelmeniz daha faydalı olacaktır.

Koli Bandı

MASKELEME BANDI FİYATLARI

Maskeleme bandı fiyatları yine bahsettiğimiz gibi ürünün kalitesi ve ebatlarına göre farklılık gösterebilmektedir. Önemli olan sizin hangi ürünü kullanmayı tercih edeceğinizdir. Biz Solin ambalaj olarak sunduğumuz tüm ürünlerde yapışma ve kalite anlamında ürünlerimize son derece güveniyoruz. Kaliteyi uygun fiyatta almak herkesin sahip olması gereken bir imkan olması düşüncesiyle ürünlerimizin her biri kendine özel sertifikası ile birlikte yazan özelliklerini taşıma garantisi vermektedir. Dolayısıyla ihtiyacınız olan ürünler için sadece ürünlerimizi incelemek ve sipariş vermeniz yeterlidir.

KOLİ BANTLARI

BANT ÇEŞİTLERİ

E-Mail

info@solinambalaj.com.tr

Telefon 

(0212) 220 55 62

(0212) 220 55 63

AMBALAJ MALZEMELERİ

PERPA HABERLERİ    PERPA TİCARET MERKEZİ

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı Lozan Erzurum Kongresi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun göreve gelmesiyle İstanbul tarihini hatırlamaya başladı.

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı

Daha önceki yönetimlerde hatırlanmayan Lozan Antlaşması’nın ve Erzurum Kongresi’nin yıldönümünü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu unutmadı. Lozan Antlaşması’nın 96, Erzurum Kongresi’nin ise 100. yılında İstanbul’un işlek caddelerindeki üst geçit ve bilboardlara bu anlamlı günlerin şerefine afişler asıldı.

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun göreve gelmesiyle İstanbul sokaklarında değişim rüzgarları esiyor. Daha önceki yönetimlerde hatırlanmayan Lozan Antlaşması’nın ve Erzurum Kongresi’nin yıldönümünü İmamoğlu unutmadı. Lozan Antlaşması’nın 96, Erzurum Kongresi’nin ise 100. yılında İstanbul’un işlek caddelerindeki üst geçit ve bilboardlara bu anlamlı günlerin şerefine afişler asıldı.

İstanbul sokaklarında değişim rüzgarları

stanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı Ekrem İmamoğlu

İstanbul Tarihini Hatırlamaya Başladı Ekrem İmamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 24 Temmuz 1923’de İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan Lozan Antlaşması’nın 96. yıldönümü ile Erzurum Kongresi’nin 100. yılı dolayısıyla İstanbul’daki işlek cadde ve meydanlarına pankartlar astı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun imzasını taşıyan afişleri görenler, “İşte İmamoğlu farkı” demekten kendilerini alamadılar.

DAHA ÖNCE RASTLANMAYAN AFİŞLER

Lozan Antlaşması’nın 96. yıldönümüne ithafen “Lozan Antlaşması’nın 96. yılında egemenliğimizi tüm dünyaya kabul ettiren bu zaferi bize kazandıranları saygıyla anıyoruz” ifadelerine yer verildi. Lozan Antlaşması’nın imzalanmasıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu için son derece ağır olan Sevr Antlaşması geçersiz sayılmış, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları tanımlanmıştı.

VATAN BİR BÜTÜNDÜR PARÇALANAMAZ

Erzurum Kongresi

Erzurum Kongresi

İBB’nin astığı Erzurum Kongresi’yle ilgili afişlerde, “Erzurum Kongresi’nin 100. Yılında ‘Vatan bir bütündür parçalanamaz’ diyenleri saygıyla anıyoruz” denildi.

Erzurum Kongresi, Türkiye’nin parçalanmasına ve işgaline karşı direnişin şekillendiği kongre olarak biliniyor. Erzurum Kongresi’nin önemini Mustafa Kemal Atatürk, kongredeki kapanış konuşmasında, “Tarih şüphesiz bu Kongremizi ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir” sözleriyle tarihe not düşmüştü.

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması (veya yapıldığı dönem Türkçesi ile Lozan Sulh Muahedenamesi), 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalanmış barış antlaşması.

Gelişmeler

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

1920 yazına gelindiğinde I. Dünya Savaşı’nın galipleri mağluplar ile hesaplaşmalarını bitirmiş, savaşı kaybeden ülkelere barış antlaşmalarının kabul ettirilmesi süreci tamamlanmıştı.

Almanya’ya 28 Haziran 1919’da Versay’da, Bulgaristan’a 27 Kasım 1919’da Neuilly’de, Avusturya’ya 10 Eylül 1919’da Saint-Germain’de, Macaristan’a da 4 Haziran 1920’de Trianon’da anlaşmalar imzalatılmış ancak hesaplaşılmayan tek mağlup Osmanlı İmparatorluğu kalmış, 10 Ağustos 1920’de Sevr’de gerçekleşti. Üç Türk murahhası Paris’in banliyösü Sevres’de anlaşmayı imzaladılar.

Lozan Antlaşması

Lozan Antlaşması

Ankara’da TBMM’nin Sevr Antlaşması’na tepkisi çok sert oldu. Ankara İstiklâl Mahkemesinin 1 numaralı kararı ile anlaşmaya imza koyan üç kişiyi ve Sadrazam Damat Ferit Paşa’yı idama mahkûm etti ve vatan haini ilan etti.

Yunanistan dışında Sevr’i hiçbir ülkenin meclislerinde onaylamaması nedeni ile Sevr bir anlaşma taslağı olarak kaldı. Onaylanmamış olmasının yanı sıra Anadolu’daki mücadelenin de başarıya ulaşması ve zaferle sonuçlanması neticesinde Sevr Antlaşması hiçbir zaman uygulanamadı.

Buna karşın, İzmir’in Kurtuluşu ile Lozan Antlaşması’na giden süreçte Birleşik Krallık içinde 2 uçak gemisinin de bulunduğu donanmayı İstanbul’a göndermiştir. Aynı süreçte ABD de 13 yeni savaş gemisini Türkiye sularına göndermiştir. Ayrıca Amiral Bristol komutasındaki USS Scorpion gemisinin, istihbarat görevi de yapmak suretiyle 1908-1923 arası sürekli olarak İstanbul’da bulunduğu bilinmektedir.

İlk görüşmeler

TBMM Hükümeti’nin Yunan kuvvetlerine karşı elde ettiği zaferin ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922’de TBMM Hükümeti’ni Lozan’da toplanacak olan barış konferansına davet ettiler.

Barış şartlarını görüşmek için Konferansa önce Başvekil Rauf Orbay katılmak istemiştir. Fakat Mustafa Kemal Atatürk İsmet Paşa’nın katılmasını uygun görmüştür. Mustafa Kemal Paşa Mudanya görüşmelerine de katılan İsmet Paşa’nın Lozan’a baş temsilci olarak gönderilmesini uygun buldu.

İsmet Paşa Dışişleri Bakanlığına getirildi ve çalışmalar hızlandırıldı. İtilaf Devletleri Lozan’a TBMM Hükümeti üzerinde baskı kurmak için[kaynak belirtilmeli] İstanbul Hükûmeti’ni de davet ettiler. Bu duruma tepki gösteren TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı.

TBMM Hükûmeti Lozan Konferansı’na katılarak Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmeyi, Türkiye’de bir Ermeni devletinin kurulmasını engellemeyi, kapitülasyonları kaldırmayı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunları (Batı Trakya, Ege adaları, nüfus değişimi, savaş tazminatı) çözmeyi ve Türkiye ile Avrupa devletleri arasındaki sorunları (ekonomik, siyasal, hukuksal) çözmeyi amaçlamış Ermeni yurdu ve kapitülasyonlar hakkında anlaşma sağlanamazsa görüşmeleri kesme kararı almıştır.

Lozan’da TBMM Hükümeti, sadece Anadolu’ya saldıran ve orada yendiği Yunanlarla değil I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ni mağlup eden devletlerle de karşılaşıp hesaplaştı ve artık tarihe karışmış olan bu imparatorluğun tüm tasfiye davaları ile yüzleşmek zorunda kaldı. 20 Kasım 1922’de Lozan görüşmeleri başlamıştır. Osmanlı borçları, Türk-Yunan sınırı, boğazlar, Musul, azınlıklar ve kapitülasyonlar üzerinde uzun görüşmeler yapılmıştır. Ancak kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul’un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamamıştır.

İkinci görüşmeler

Temel konularda tarafların tavize yanaşmaması ve önemli görüş ayrılıkları çıkması üzerine 4 Şubat 1923’te görüşmelerin kesilmesi savaş ihtimalini yeniden gündeme getirmiştir. Başkomutan Müşîr Mustafa Kemal Paşa Türk Ordusu’na savaş hazırlıklarının başlamasını emretmiştir.

Sovyetler Birliği eğer tekrar savaş çıkarsa bu sefer Türkiye’nin yanında savaşa gireceğini duyurmuştur. Haim Nahum Efendi öncülüğündeki azınlık temsilcileri de Türkiye’yi destekleyerek arabulucu olmuşlardır. Yeni bir savaşı ve kendi kamuoyunun tepkisini göze alamayan İtilaf Devletleri barış görüşmelerini tekrar başlatmak için Türkiye’yi tekrar Lozan’a çağırmıştır.

Taraflar arasında karşılıklı verilen tavizler ile görüşmeler 23 Nisan 1923’te tekrar başlamış, 23 Nisan’da başlayan görüşmeler 24 Temmuz 1923’e kadar devam etmiş ve bu süreç Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması ile sonuçlanmıştır.

Taraf ülkelerin temsilcileri arasında imzalanan anlaşma, uluslararası anlaşmaların ülke meclislerince onaylanmasını gerektiren yasalar gereğince taraf ülkelerin meclislerinde görüşülmüş ve Türkiye tarafından 23 Ağustos 1923’te, Yunanistan tarafından 25 Ağustos 1923’te, İtalya tarafından 12 Mart 1924’te, Japonya tarafından 15 Mayıs 1924’te imzalanmıştır.

Birleşik Krallık’ın anlaşmayı onaylaması ise 16 Temmuz 1924 tarihinde olmuştur. Anlaşma, tüm tarafların onayladığına dair belgeler resmi olarak Paris’e iletildikten sonra, 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Görüşülen konular ve alınan kararlar

Türkiye-Suriye Sınırı: Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.

Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için, bu konuda Birleşik Krallık ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı. Bu anlaşmazlık Musul Sorunu’na dönüşmüştür.

Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi.

Adalar: Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları üzerinde Yunan hakimiyeti hususunda Osmanlı Devleti’nin imzalamış olduğu 1913 tarihli Londra Antlaşması ve 1913 tarihli Atina Antlaşması’nın adalar hakkındaki hükümleri ve 13 Şubat 1914 tarihinde Yunanistan’a bildirilen karar, adaların askeri gayelerle kullanılmaması şartıyla aynen kabul edilmiştir. Anadolu kıyısına üç milden az mesafede bulunan adaların ve Bozcaada, Gökçeada ile Tavşan Adaları üzerindeki Türk hakimiyeti kabul edilmiştir.

Osmanlı Devleti tarafından Uşi Antlaşması ile 1912 yılında İtalya’ya geçici olarak bırakılan On İki Ada üzerindeki bütün haklardan on beşinci maddeyle İtalya lehine feragat edilmiştir.

Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’na göre belirlenmiştir.

Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.

Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi. Antlaşmanın 40. maddesinde şu hüküm yer almıştır: “Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla aynı işlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer öğretim ve eğitim kurumları kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapma konularında eşit hakka sahip olacaklardır.”[8] Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı.

Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Türkiye, tamirat bedeli olarak Yunanistan’dan 4 milyon altın talep etti[9] ancak bu istek kabul edilmedi. Bunun üzerine 59. maddeyle Yunanistan savaş suçu işlediğini kabul etti ve Türkiye tazminat hakkından feragat etti ve sadece savaş tazminatı olarak Yunanistan, Karaağaç bölgesini verdi.

Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde bulunan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri idare kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barış Antlaşması madde 45,46,47…55, 56).

Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.

Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.

Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin Osmanlı Devleti zamanındaki bütün ayrıcalıklarının kaldırılarak sadece dinî işleri yerine getirmek şartıyla ve bu hususta verilen sözlere güvenilerek İstanbul’da kalmasına izin verildi. Ancak antlaşma metnine patrikhanenin statüsü hususunda tek bir hüküm konulmadı.

Kıbrıs: Osmanlı Devleti Ruslara karşı İngilizleri yanına çekebilmek için 1878 yılında Kıbrıs’taki hakları saklı olmak şartıyla geçici olarak Kıbrıs’ı Birleşik Krallık idaresine vermişti. Birleşik Krallık I. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı topraklarına kattığını resmen açıkladı. Osmanlı Devleti bu kararı tanımadı. Türkiye Lozan Antlaşması’nın 20. maddesiyle Kıbrıs’taki Birleşik Krallık egemenliğini kabul etti.

Erzurum Kongresi 

Erzurum Kongresi 

Erzurum Kongresi

Erzurum Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum’da toplanan kongredir. 17 Haziran’da Vilâyât-ı Şarkıye Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum şubesi tarafından toplanan Erzurum Kongresi Erzurum Umûmî Kongresi veya Umûmî Erzurum Kongresi olarak da anılır.

Kongreye çoğunluğu işgal altındaki 5 doğu ili Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van’dan gelen 62 delege katılmış; 2 hafta süren kongrede alınan kararlar kurtuluş mücadelesinde izlenen çizgide önemli ölçüde belirleyici olmuştur.

Kongreyi geçici başkan olarak Erzurum delegelerinden Hoca Raif Efendi açmış; yoklamanın ardından yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşa kongre başkanlığına getirilmiştir.

Aslında Kongre görüşmelerinin 10 Temmuz’da[3] başlaması öngörülmüş, delegelerin bir bölümünün anılan tarihte Erzurum’a gelememesinden dolayı ertelenerek, 23 Temmuz’da görüşmelere başlanılmıştır.

23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında merkezi İstanbul’da bulunan Vilâyât-ı Şarkiyye Müdâfaa-i Hukûk-ı Milliye Cemiyeti’nin Erzurum şubesiyle Trabzon Muhâfaza-i Hukûk-ı Milliye Cemiyeti’nin Erzurum’da birlikte düzenledikleri mahalli kongreye Maçka temsilcisi olarak İzzet Eyüboğlu katıldı. Bu kongrede Mustafa Kemal Paşa oy çokluğu ile başkanlığa, Maçka temsilcisi İzzet Bey ve Erzurumlu Hoca Raif Efendi başkan vekilliğine seçildi.

Erzurum Kongresi’nin önemi ve özellikleri

Erzurum Kongresi 

Erzurum Kongresi

Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal bağımsızlığın koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

İlk kez millî sınırlardan bahsedilmiş ve Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı anda Türk vatanı olan topraklarının parçalanamayacağı açıklanmıştır.

Toplanış şekli bakımından bölgesel olmasına karşın aldığı kararlar bakımından millî bir kongredir.

İlk defa geçici bir hükümetin kurulacağından bahsedilmiştir.

Erzurum Kongresi Sivas kongresine bir ön hazırlık çalışması niteliğindedir.

İlk kez başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı dokuz kişilik bir Temsil Heyeti oluşturuldu. Bu Temsil Heyeti bir hükümet gibi görev yapacaktır. (Temsil Heyeti’nin görevi TBMM’nin açılmasına kadar devam edecektir.)

Erzurum Kongresinin bir önemi de Batı Anadolu’da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral etkisi yaptı.

Erzurum Kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak görev aldığı ilk yerdir. Bölgesel bir kongredir. Kaynak: Wikiwand

PERPA HABERLERİ   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü tüm Türkiye’de törenlerle kutlandı. 15 Temmuz 2019 akşamı İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir miting yapıldı.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

Perpa Ticaret Merkezi A Blok Yönetimi tarafından yayınlanan mesajda ” 15 Temmuz’da milletimize, laiklik ve demokratik devletimize yapılan her türlü kötü niyetli saldırıyı lanetliyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kutlu Olsun” denildi.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz’un yıldönümünde Perpa Ticaret Merkezi Türk Bayrakları ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesinin pankartlarıyla donatıldı.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Perpa'da İş Var

Perpa’da İş Var İstihdam Seferberliği 2019

Perpa’da İş Var

Burası Perpa, Burada İş Var. İstihdam Seferberliği 2019

Perpa’da İş Var

Perpa'da İş Var

Perpa’da İş Var

İşbaşı Eğitim Programları

Katılımcılara 3 ay süreyle aylık 2021 TL ödenecek

İmalat sanayi ve bilişim sektörlerinde süre 6 ay olacak

Siber güvenlik, kodlama, yenilenebilir enerji vb. mesleklerde 18-29 yaş arası gençler için9 ay süreyle uygulanacak ve aylık 221o TL ödenecek.

Katılımcıların genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalıkları primleri devlet tarafından karşılanacak.

2-5 yaş arası çocuğu olan imalat sanayiinde işbaşı eğitim programına katılan kadınlara ilave olarak aylık 400 TL çocuk bakım desteği verilecek

Şartlar

Perpa'da İş Var

Perpa’da İş Var

En az 2 sigortalı çalışanı olan işverenler yaralanabilir

İşverenler çalışan sayısının %30’una kadar katılımcı talep edebilir.

İşverenin %50 istihdam taahhüdü verme ve katılımcılara en az program süresi kadar istihdam etme zorunluluğu vardır.

Program günde en fazla 8 saat olma olmak üzere haftada 6 günü aşmamak kaydıyla 45 saati geçmeyecek şekilde düzenlenir.

Kısa Çalışma Ödeneği

Ekonomik sebeplerle işyerinde çalışma sürelerini geçici olarak azaltmak zorunda kalan işverenlere, 3 ay boyunca azaltılan süreye ilişkin çalışanların ücreti devletten

Yeni istihdamın SGK primine, Vergisine destek

Her ilave istihdam için12-18 ay süreyle SGK primlerini ve vergiyi devlet karşılıyor.

www.isyaz.com

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM