Yazılar

Incoterms 20120 Eğitimi

INCOTERMS 2020 Eğitimi Dış Ticaret Teslim Şekilleri

INCOTERMS 2020 Eğitimi, INCOTERMS Milletlerarası Ticaret Odası (ICC-International Chamber of Commerce) tarafından oluşturulan ve uluslararası ticarette teslim şekillerini belirleyen kurallardır.

INCOTERMS 2020 Eğitimi

Incoterms 2020 Eğitimi

Incoterms 2020 Eğitimi

INCOTERMS 2020 Eğitimi, INCOTERMS Milletlerarası Ticaret Odası (ICC-International Chamber of Commerce) tarafından oluşturulan ve uluslararası ticarette teslim şekillerini belirleyen kurallardır. Bu kurallar ithalatçı ile ihracatçı arasındaki uluslararası ticarette masrafları ve sorumluklulukları düzenlemektedir. En son 2010 senesinde değişiklik yapılan INCOTERMS kuralları 2019 yılı Eylül ayı ortasında güncellenmiştir.

INCOTERMS 2020 ile şu konularda yenilikler gelmektedir;

INCOTERMS 2020

INCOTERMS 2020

Ana değişikliklerden biri, EXW ve DDP kurallarının içeriğinde muhtelif değişiklikler bulunmaktadır.

FCA teslim şeklinin bir önceki versiyonunda yer alan bazı kısımlar daha açık hale getirilmiştir.

DAT teslim şekli uygulamadan kaldırılmıştır.

DPU (Delivered at Placed Unloaded) yeni bir teslim şekli olarak tanımlanmıştır.

INCOTERMS 2020 değişiklikleriyle ilgili eğitimlerimiz hakkında detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

Eğitim İçeriği:

Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri

Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri

-Dış Ticarete Yön Veren Yerel Kuruluşlar

-Satış Sözleşmeleri

-Uluslararası Ticarette Teslim Şekilleri INCOTERMS 2020 (Yeni)

-INCOTERMS 2010 ile 2020 arasındaki farklar (Yeni)

-Teslim Şekillerine Toplu Bakış

-Deniz Taşımacılığında Kullanılan Masraflarla İlgili Bazı Terimler ve Kısaltmalar

-INCOTERMS 2020 Dışında Uygulamada Karşılaşılabilen Diğer Bazı Teslim Şekilleri

-Taşımacılık Türlerine Genel Bakış

-Lojistikte Temel Operasyonel Amaçlar

-İhracatta Fiyatlandırma, FOB’laştırma, Navlun ve Ek Maliyetler

-FOB’laştırma ve Navlun maliyet hesaplaması Örnek Uygulama

Eğitim Tarihlerimiz:

İthalat İhracat Inovakademi

İthalat İhracat

Eğitim Saati: 09:30 – 16:30

Eğitim Süresi: 1 Gün (6 Saat)

Eğitim yeri ve tarihi için lütfen arayınız

-Eğitim ücretine KDV, dijital ders notu, coffee-break ikramlar ve katılım sertifikası dahildir.

-2 kişi katılımlarda % 5, 3 kişi ve üzeri katılımlarda % 10 indirim uygulanmaktadır

Eğitmen: Hüseyin TEKGÜÇ

Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden 1979 yılında mezun olan Hüseyin TEKGÜÇ, aynı yıl iş hayatına Uluslararası Taşımacılık Sektöründe başlamış, Unipac Ambalaj’da Güney Anadolu Bölge Müdürü, Filiz Gıda A.Ş. Dış Ticaret Müdürü, Akpa Tekstil A.Ş. İhracat Uygulama Müdürü, Ekinciler Dış Ticaret A.Ş. Finansman ve Kambiyo Müdürü, Kastamonu Entegre Ağaç San. A.Ş. Dış Ticaret’ten sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Coşkun Orman Ürünleri San. A.Ş.’de Dış Ticaret Danışmanı, Orma A.Ş.’de Satış Müdürü olarak çalışmıştır.

2001’den bu yana profesyonel çalışma hayatının yanı sıra, dış ticaret konusundaki bilgi ve deneyimlerini eğitmen ve danışman olarak paylaşmaktadır. Başta KOBİ’ler olmak üzere firmalara dış ticarette karşılaştığı sorunların çözümü konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

Ücret ve Detaylı bilgi için lütfen arayınız.

İletişim: 

Gökhan EROL
e: gerol@inovakademi.com
g: 05337611934
t: 02129396301
f: 02129247002

INCOTERMS NEDİR ICC INTERNATİONAL COMMERCİAL TERMS

INCOTERMS Nedir?

INCOTERMS, ICC’nin ithalat ve ihracatta teslim şekilleri üzerine oluşturduğu kavramların ”International Commercial Terms” kısaltılmış ismidir.

INCOTERMS Geçmişi

Uluslararası Teslim Kuralları

ICC ilk olarak 1936 yılında ithalat ve ihracat için uluslararası ortak kavramlar ve kurallar yayımladı. ”International Commercial Terms” sözcükleri kısaltılarak kısaca INCOTERMS olarak adlandırıldı.

Paris merkezli Milletlerarası Ticaret Odası (ICC – International Chamber of Commerce) tarafından kuralları düzenlenen “Incoterms–2010”, milletlerarası ticari anlaşmazlıkları, uyuşmazlıkları ve hukuksal ihtilafları düzenlemek ve alıcı ile satıcının para ve zaman kaybını önlemek amacıyla, bazı kurallar getirmiştir. Bu düzenlemeleri ilk kez 1936’da “INCOTERMS” adıyla yayımlamıştır. Son düzenlemeler ise 2010 yılında gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiştir.

Düzenlenecek olan sözleşme veya dokümanda (mesela proforma fatura) teslim şekline atıfta bulunulacağında, anlaşılan teslim şeklinin kod harfleri ve yanına da malların satıcıdan alıcıya devrinin gerçekleştirileceği yer adı yazılır. Teslim yeri bir liman olabileceği gibi,  hava alanı, demiryolu istasyonu, nakliyecinin deposu veya satıcının işyeri gibi yerler olabilir. Örneğin, EX Works Gebze, FOB Mersin Limanı, DDU Moskova…

Teslim Şekilleri – Incoterms 2010

1-İşyerinde Teslim / Ex Works (EXW)

2-Taşıyıcıya Masrafsız / Free Carrier (FCA)

3-Taşıma Ödenmiş Olarak / Carriage Paid To (CPT)

4-Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak / Carriage and Insured Paid To (CIP)

5-Terminalde Teslim / Delivered At Terminal (DAT)

6-Belirlenen Yerde Teslim / Delivered At Place (DAP)

7-Gümrük Vergileri Ödenmiş Olarak / Delivered Duty Paid (DDP)

8-Gemi Doğrultusunda Masrafsız / Free Alongside Ship ( FAS)

9-Gemide Masrafsız / Free On Board (FOB)

10-Masraflar ve Navlun / Cost and Freigh (CFR)

11-Masraflar, Sigorta ve Navlun / Cost,İnsurance And Freight (CIF)

Küresel ticarette yaşanan sürekli gelişmelere ayak uydurabilmek için halen INCOTERMS 2020 versiyonu düzenleme çalışmaları ICC tarafından devam etmektedir. Bu çalışmaya ICC avukatları, küresel çaptaki tüccarlar ve dünya genelindeki şirket temsilcileri tarafından katılmaktadır. Çalışmaların, dünya çapında olması ve bir dizi Incoterms kuralından, nelerin işe yarayıp nelerin geliştirilebileceğine ilişkin detaylı çalışmalar yapılması nedeniyle iki yıl süreceği duyurulmuştur.

İletişim:

Gökhan EROL
e: gerol@inovakademi.com
g: 05337611934
t: 02129396301
f: 02129247002

İnovakademi

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Türkiye - İran Dış Ticareti

Türkiye – İran Dış Ticareti İthalat İhracat Hacmimiz

Türkiye – İran Dış Ticareti

İran ile 1996 yılında 1 milyar dolar seviyesindeki dış ticaret hacmi, 2012 yılında yaklaşık 22 milyar dolar ile zirve noktasına ulaşmıştır. 2013 yılından beri düşüş trendi içinde olan ikili ticaret hacmi 2018 yılında 9,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.
Türkiye - İran Dış Ticareti

Türkiye – İran Dış Ticareti

Türkiye – İran Dış Ticareti

Türkiye ve İran arasında “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (2002)” ile “Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (1996)” yürürlüktedir.
Türkiye İran Dış Ticareti

Türkiye İran Dış Ticareti

Türkiye-İran Dış Ticaret Değerleri (1.000 Dolar)

Yıllar İhracat İthalat Hacim Denge
2008 2.029.760 8.199.689 10.229.449 -6.169.929
2009 2.024.546 3.405.986 5.430.532 -1.381.440
2010 3.044.177 7.645.008 10.689.185 -4.600.831
2011 3.589.635 12.461.532 16.051.167 -8.871.897
2012 9.921.602 11.964.779 21.886.381 -2.043.177
2013 4.192.511 10.383.217 14.575.728 -6.190.706
2014 3.886.190 9.833.290 13.719.480 -5.947.100
2015 3.663.760 6.096.242 9.760.002 -2.432.482
2016 4.966.176 4.699.777 9.665.953 +266.399
2017 3.259.270 7.492.104 10.751.374 -4.232.834
2018 2.393.608 6.931.257 9.324.865 -4.537.649

Trademap-directdata (2019 mart)

Türkiye - İran Dış Ticareti İthalat İhracat Hacmimiz

Türkiye – İran Dış Ticareti İthalat İhracat Hacmimiz

TÜRKİYE’NİN İRAN’A İHRACATI:

Türkiye’nin İran’a ihraç ettiği ürünler (1.000$)

gtip Ürünler (ilk 15) 2016 2017 2018
2403 Tütünler 107,635 64,269 94,370
9619 Bebek Bezleri ve Benzeri Hijyenik Eşya 60,929 56,838 83,356
2608 Çinko Cevherleri 25,704 71,484 71,966
8708 Kara Taşıtları İçin Aksam, Parçaları 139,775 124,381 66,662
4411 Lif Levha 113,383 143,832 63,400
5603 Dokunmamış Mensucat 49,338 50,369 47,760
4811 Kağıt, Karton, Selüloz Liften Tabakalar 41,867 44,304 41,793
5702 Dokunmuş Halılar 46,055 25,938 39,445
4819 Kağıt/Karton Vb. Esaslı Kutu 27,466 23,611 35,438
8703 Otomobil 20,745 67,022 30,018
6110 Kazak, Süveter, Hırka 26,504 8,956 29,934
8407 İçten Yanmalı Motorlar 85,734 102,492 29,821
3921 Plastikten Diğer Levhalar 43,675 36,642 29,819
8302 Adi metallerden donanım/tertibat vb. Eşya (mobilya, pencere, kapı için) 31,604 37,347 27,833
3305 Saç Müstahzarları (şampuanlar, saç boyası) 23,353 20,744 25,750
Genel Toplam 4,966,176 3,259,270 2,393,608

Trademap-directdata (2019 mart)

TÜRKİYE’NİN İRAN’DAN İTHALATI:

Türkiye’nin İran’dan ithal ettiği ürünler (1.000$)

gtip Ürünler (ilk 10) 2016 2017 2018
3901 Etilen Polimerleri (İlk Şekillerde) 218,341 270,511 252,205
7901 İşlenmemiş Çinko 94,118 206,636 184,600
7601 İşlenmemiş Aluminyum 71,331 135,667 134,702
3902 Propilen ve Diğer Olefinlerin Polimerleri (İlk Şekillerde) 144,069 135,524 106,213
3102 Azotlu Mineral/Kimyasal Gübreler 41,465 136,643 83,212
2713 Petrol koku, asfalt 441 21,306 66,167
3903 Stiren Polimerleri (İlk Şekillerde) 28,435 68,375 60,135
5402 Sentetik Lif İpliği 4,964 12,327 41,401
7202 Ferro Alyajlar 20,924 19,091 28,335
7408 Bakır Teller 4,866 392 24,784
Genel Toplam 4,699,777 7,492,104 6,931,257

Trademap-directdata (2019 mart)

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANMIŞ SÖZLEŞMELER/PROTOKOLLER

Anlaşma / Protokol / Mutabakat Zaptı İmza Tarihi RG Tarih & Sayısı
Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması 12.05.1980 07.06.1980 (17010)
Ekonomik, Sınai ve Teknik İşbirliği Karma Komisyonu 2. Dönem Toplantısı Mutabakat Zaptı 01.05.1984 30.01.1985 (18651)
Ticaret Anlaşması 21.12.1996 11.06.1997 (23016)
Deniz Ticaret Seyrüsefer Anlaşması 21.12.1996 15.06.1997 (23020)
Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşması 22.11.2000 01.08.2001 (24480)
Çifte Vergilendirmeyi Önleme (ÇVÖ) Anlaşması 17.06.2002 09.10.2003 (25254)
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması 19.12.1996 25.02.2005 (25738)
Sınır Ticareti Ortak Komitesi 5. Dönem Topl. Mutabakat Zaptı   12.10.2008 29.04.2009 (27214)
Çevre Alanında Mutabakat Zaptı 28.04.2010 28.05.2011 (27947)
Teknik Düzenlemeler, Standardizasyon, Metroloji, Akreditasyon ve Uygunluk Değerlendirmesi Alanlarında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı 03.02.2010 24.08.2011 (28035)
Kara Ulaştırması Karma Komisyonu Toplantısı Protokolü 26.02.2014 05.07.2014 (29051)
Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA) 29.01.2014 4.11.2014 (29165)
24. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı 16.04.2014 11.12.2014 (29202)
Hayvan Sağlığı ve Veterinerlik Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı 26.10.2016 12.5.2017 (30064)
Türkiye-İran 5. Dönem Ortak Ticaret Komitesi Mutabakat Zaptı 19.01.2014
25. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı 9.4.2016
TC Merkez Bankası-İran Merkez Bankası Arasında İşbirliğini Geliştirme Mutabakat Zaptı 21.9.2017
26. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı 26.11.2017

TÜRKİYE-İRAN TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMASI (TTA): 

Türkiye ve İran arasında 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA) bulunmaktadır. Söz konusu Anlaşma kapsamında, ülkemiz İran’dan 125 sanayi ürününde taviz almış olup, 140 tarım ürününde İran’a tercihli tarife uygulamaktadır. (TTA Ürün Listesi: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/11/20141104-2-1.pdf)

TÜRKİYE-İRAN İŞ KONSEYİ

2001 yılında İran Ticaret Sanayiler, Madenler ve Ziraat Odaları (ICCIMA) ile imzalanan anlaşma ile DEİK çatısı altında kurulan DEİK/Türkiye-İran İş Konseyi’nin amacı ikili ekonomik ilişkilere bir ivme kazandırmaktır. (https://www.deik.org.tr/turkiye-ortadogu-ve-korfez-is-konseyleri-turkiye-iran-is-konseyi)
Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun, Ahilik Nedir, Ahi Evran, Hacı Bektaş

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Bu yıl 17-23 Eylül tarihleri arası ”Ahilik Haftası” olarak, tüm Türkiye’de esnaf, tacir ve sanayicilerimiz tarafından kutlanmaktadır.

Ahilik Haftası nedeniyle, Perpa Ticaret Merkezi’ne İstanbul Valiliği’nin, ahiliği anlatan onlarca afişi ve Perpa Girişine esnafın ahilik haftasını kutlayan pankartlar asıldı.

Ahilik haftası nedir?

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik, Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilâtıdır.

 Ahi kelimesi Arapça’dır ve “kardeş/ kardeşim” demektir.

Ancak bazı araştırmacılar, Ahi sözcüğünün Türkçe’de cömert, eliaçık, yiğit anlamına gelen “akı” sözcüğünden geldiğini ileri sürmektedirler.

Anadolu’da Türk kurum ve terimlerinin fazlalaştığı bir dönemde “akı”nın, Arapça “kardeşim” anlamına gelen “ahi”ye dönüştüğü sanılmaktadır.

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Orta Asya’da hüküm süren Oğuz Yabguluğu yıkılınca Oğuz Türkleri yavaş yavaş Selçuklu egemenliği altına girerek Anadolu’ya göç etmeye başladı.

Ekseriyeti göçebe olan Oğuzlar, kopup geldikleri Orta Asya şartlarına  benzediği için daha çok Orta Anadolu kırsalını mesken olarak tercih ettiler.

İslam dini, yerleşik hayatı gerekli kılıyordu. Göçebe Türkmenlerin İslâmlaşma sürecini hızlandırmak, Anadolu’yu Türk yurdu haline getirmek, şehirlerde yaşayan Rum ve Ermeni tacirleriyle rekabet edebilmek amacıyla Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi teşkilâtının Anadolu’da yayılmasına çalıştı.

Bu açıdan Anadolu’da Ahiliğin şekillenmesinin ve köylere kadar teşkilatlanmasının politik ve sosyo ekonomik bir hedef çerçevesinde gerçekleştiği görülür.

Bu hareket Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik, hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenme olarak gelişti.

Ahilik Anadolu’nun Türkleşmesini sağladı

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

1.Ahilik, Anadolu’da köylere kadar yayılarak Anadolu’nun daha kısa sürede Türkleşip İslamlaşmasını sağlamıştır.

2.Göçebe Türkmenler yerleşik hayata geçirilerek hem İslami uyum kolaylaşmış, hem de Türk şehirciliği hız kazanmıştır.

3.13. Yüzyıl’ın ikinci yarısına kadar çoğunlukla gayrimüslimlerin Türk olmayan yerli halkın elindeki sanat ve ticaret işlerine Müslüman Türkler de katılmış ve hızlanma kazandırmıştır.

4.Türk esnaf ve sanatkarları arasında sağlanan dayanışma ve yardımlaşma sayesinde Ahilik önemli bir güç haline gelmiş, hız kazanmış, asayişin bozulduğu zamanlarda  (örneğin Moğol İstilası) kendi otoritesini yürütmüştür.

5. Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.

Ahiliğin kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik, iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir

Ahi-Bektaşi birlikteliği

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Prof. Dr. Köprülü’ye göre Ahi birliklerinin ideolojik yapısını oluşturan öğelerden birisi Bâtınîliktir ve Ahilik teşkilatı Bektaşi İslâmî bir yapı barındırmaktadır. Ayrıca seyyah İbn-i Batuta’nın ifadesine göre Ahi zaviyeleri Bektaşi dergahına mensuptur.

Hacı Bektaş-ı Veli’yle Ahi Evran’ın Kırşehir’de sık sık bir araya gelerek bu birlikteliğin yolunu açmışlardır.

Hazreti Ali söylentisi

Ahiliğin geçmişini Ali’ye  kadar geriye götürenler de vardır. Fütüvvetnâmelere göre, Ahiliğin  menşei Ali’ye dayanmaktadır.

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Hazreti Muhammed, Ali’ye “Sen benim yoldaşımsın, ben Cebrail’in yoldaşıyım, Cebrail de Allah’ın yoldaşıdır” dedikden sonra Salmân-ı Fârisî’ye Ali’ye yoldaş olmasını söylemiştir.

Salmân-ı Fârisî’de bunun üzerine Ali’nin elinden tuzlu su içerek ona yoldaş olmuştur.

.Bundan sonra Hazreti Muhammed, Hazreti Ali’ye: “Ya Ali ben seni tamamlıyorum ve olgunlaştırıyorum” diyerek şalvar giydirmiş ve beline bağlamıştır.

.Fütüvvetnâmelere göre; fütüvvetin temeli budur ve fütüvvet ehli arasında kadeh sunmak, şalvar giydirmek ve bel bağlamak, yani yoldaşlık ve kardeşlik kuralları buradan gelmektedir. Peştamal kuşanmak.

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahilik Haftası Kutlu Olsun

Ahi olmak ve peştemal kuşanmak için kişinin bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur. Üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenmektedir:

1.Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak

2.Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, bilim ve mülâyemet kapısını açmak

3.Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak

4.Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak

5.Halktan yana kapısını bağlamak, Hak’tan yana kapısını açmak

6.Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, Marifet Kapısını açmak

7.Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak

Kafirler, çevresinde iyi tanınmayanlar, kötü söz getirebileceği düşünülenler, zina ettiği ispatlananlar, katiller, (kasaplar), hırsızlar, dellallar, vergi memurları, vurguncular örgüte katılamaz.

Kadınlar, Ahiliğin “kadınlar kolu” olan Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) teşkilatına üye olabilir.

Ahilik çok yönlü bir disiplin

Ahilik Teşkilatı Selçuklular döneminde ekonomik ve ticârî faaliyetlerinin yanı sıra, askerî ve siyasî faaliyetlerde de bulunmuş, aynen Bektaşi ve Yeniçeri Ocaklarının olduğu gibi Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynamışlardır.

Aşıkpaşazade Derviş Ahmet, Osmanlı’nın kurulmasında etkin olan Dört unsur arasında Ahiliği de belirtmiştir. İlk Osmanlı padişahlarının ve vezirlerinin çoğu Ahi Teşkilâtı’na mensup şeyhlerdir.

Ahi Teşkilâtı’nın müslümanlara has bir kurum olarak iş görmesi 17. Yüzyıl’a kadardır.

Osmanlı Devleti’nin hakimiyet alanı genişleyip, gayrimüslim oranının artmasıyla farklı dinden kişilerin ortak çalışması zorunlu olmuştur.

Din ayrımı gözetilmeden ortaya çıkan bu kuruluşa da gedik denmiştir. 1727 yılından sonra kullanılan gedik tanımı tekel veya imtiyaz anlamına gelmektedir. “Osmanlı bünyesindeki esnaflığa ve sanatkarlığa kabul şartları”nı ifade etmektedir.

Yapı olarak ahilikten farklı olmamakla birlikte ömrü uzun olmamıştır. Zira 1838 Balta Limanı Antlaşması’yla tekel idaresi ortadan kalkmış ve gedikler çözülmüştür.

Ahilik düzeni

Ahilik teşkilâtı 3 dereceli bir düzene dayanır. Her kapı üç dereceyi içerir. Bu dereceler şöyle sıralanır:

1)Yiğit, Yamak, Çırak

2)Kalfa, Usta, Ahi

3)Halife, Şeyh, Şeyh-ül Meşayıh

Ahilik ve kurum düzeni bugünlerin şartlarında bile, 5 çekirdek ilke ile, “Toplumsal sorumluluk, hizmette mükemmellik, dürüstlük ve doğruluk, ortak yaşama” ile örnek bir ‘yatay örgütlenme’ toplum hareketidir. “Pabucunu dama atmak” sözü ahiliğin peştamal kuşanma töreni ile ilgilidir.

Çıraklıktan kalfalığa geçiş töreni öncesinde eğitimi tamamlanan çırağın pabucu dama atılır. Kalfa, çıraklıktan kurtulduğuna göre,rtık kendi kanatlarıyla uçacaktır. Ustaları, kalfaları eskisi gibi onu artık kollamayacak, korumayacaktır.

Ahilikte sanatkarlar gündüzleri işyerlerinde hiyerarşi içinde mesleğin inceliklerini öğrenirler, akşamları toplandıkları ahi konuk ve toplantı salonlarında aynı hiyerarşi içinde ahlakî ve felsefî eğitim görürler.

Anadolu’da Ahiliğin Ortaya Çıkış ve Nedeni

Orta Asya’da hüküm süren Oğuz Yabguluğu yıkılınca Oguz Türkleri yavaş yavaş Selçuklu egemenliği altına girerek Anadolu’ya göç etmeye başladı. Ekseriyeti göçebe olan Oğuzlar, kopup geldikleri Orta Asya steplerine benzediği için daha çok Orta Anadolu kırsalını meskun olarak tercih ediyorlardı.

Dolayısıyla Orta Anadolu’nun Türleşip İslamlaşması hızlı olurken, şehirlerde bu dönüşüm yavaştı. İslam dini de, yerleşik hayatı gerekli kılıyordu. Bu nedenle, göçebe Türkmenler’in İslamlaşma sürecini hızlandırmak, Anadolu’yu Türk yurdu haline getirmek, şehirlerde yaşayan Rum ve Ermeni tacirlerle rekabet edebilmek amacıyla Ahi teşkilatı Anadolu’da kuruldu.

Kısacası Anadolu’da Ahiliğin şekillenmesi ve köylere kadar teşkilatlanması politik ve sosyo ekonomik bir mecburiyetin ürünüdür. 

Ahiliğin kuruluşu ve Anadolu’da yayılışı Azerbeycan’ın Hoy kasabasında doğan Şeyh Nasırettin Mahmut el Hoyi (Ahi Evren) Ahi Teşkilatı’nın kurucusu sayılmaktadır. Bağdat’ta büyük üstadlardan ders alan Ahi Evren, Arapların kurduğu Fütüvvet Teşkilatı’ndan etkilenerek, 1205’te Anadolu’ya gelmesinden kısa bir süre sonra ilk olarak Kayseri’de Ahilik Teşkilatını kurmuştur.

Tarihi kaynaklardan, Ahi Evren zamanında Anadolu’nun şehir ve kasabalarında ortaya çıkan Ahi kurumlarının, Ahi Evrene bağlı merkezi bir teşkilat olabileceği imajı çıkıyor. En azından bu kurumlar, O’nun koyduğu ilkelere bağlı kalmış olmakla, manen ahi Evren’nin liderliğindeki geniş bir teşkilatın şubeleri gibidir.

Fakat O’nun ölümünden sonra, bağlı olunan ilkelerde büyük benzerlikler mevcut olmakla beraber, İbn-i Batuta’nın belirtiği gibi, Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılan bu kurumlar arasında organik bir bağ bulunmamaktadır. 

Ahilik Teşkilatı’nın sonuçları

Ahilik, Anadolu’da köylere kadar yayılarak Anadolu’nun daha kısa sürede Türkleşip İslamlaşmasını sağlamıştır.

Göçebe Türkmenler yerleşik hayata geçirilerek hem İslami uyum kolaylaşmış, hem de Türk şehirciliği hız kazanmıştır.

13.yy’ın ikinci yarısına kadar çoğunlukla gayrimüslimlerin Türk olmayan yerli halkın elindeki sanat ve ticaret işlerine Türkler de katılmış ve canlılık kazandırmıştır.

Türk esnaf ve sanatkarları arasında sağlanan dayanışma sayesinde Ahilik önemli bir güç haline gelmiş, asayişin bozulduğu zamanlarda (örneğin Moğol İstilası) kendi otoritesini yürütmüştür.

Dini ve ahlaki yapı korunmuştur.

Ahiliğin kökeni ve dini yapısı Prof. Dr. Sebahattin Güllülü’ye göre Ahi birliklerinin ideolojik yapısınıoluşturan ögelerden birisi Batıniliktir ve Ahilik teşkilatı gayri İslami bir yapı barındırmaktadır.

Fakat Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken’e göre Ahiliğin esas kuralları bütünüyle İslami tasavvufa dayanmakta, onun zahitlik, feragat ve doğruluk prensiplerini kabul etmektedir. Ayrıca seyyah İbn-i Batuta’nın ifadesine göre Ahi zaviyeleri Hanefi mezhebine mensuptur. 

Fütüvvetnameler göre, Ahiliğin anenevi menşei Hz. Ali’ye dayanmaktadır. Peygamber Hz. Muhammed, Hz. Ali’ye “Sen benim yoldaşımsın, ben Cebrail’in yoldaşıyım, Cebrail de Allah’ın yoldaşıdır” diyor. Sonra Selman-ı Farısi’ye Hz. Ali’ye yoldaş olmasını söylüyor.

Selman da Hz. Ali’nin elinden tuzlu su içerek ona yoldaş oluyor. Bundan sonra Peygamber Hz Muhammed S.A.V., Hz. Ali’ye: “Ya Ali ben seni tamalıyorum ve olgunlaştırıyorum” diyerek şalvarını giydiriyor ve beline bağlıyor. Fütüvvetnamelere göre; fütüvvetin temeli budur ve fütüvvet ehli arasında kadeh sunmak, şalvar giydirmek ve bel bağlamak, yani yoldaşlık ve kardeşlik kuralları buradan gelmektedir. 

Ahilik teşkilatına üye olmanın şartları

Ahi olmak ve peştemal kuşanmak için kişinin bir Ahi tarafından önerilmesi zorunludur. Üye olmak isteyenlerden yedi fena hareketi bağlaması ve yedi güzel hareketi açması beklenmektedir: 

Cimrilik kapısını bağlamak, lütuf kapısını açmak

Kahır ve zulüm kapısını bağlamak, hilim ve mülayemet kapısını açmak

Hırs kapısını bağlamak, kanaat ve rıza kapısını açmak

Tokluk ve lezzet kapısını bağlamak, riyazet kapısını açmak

Halktan yana kapısını bağlamak, Hak’tan yana kapısını açmak

Herze ve hezeyan kapısını bağlamak, kapısını açmak

Yalan kapısını bağlamak, doğruluk kapısını açmak

Kafirler, çevresinde iyi tanınmayanlar, kötü söz getirebileceği düşünülenler, zina ettiği ispatlananlar, katiller, hayvan öldürenler (kasaplar), hırsızlar, dellallar, cerrahlar, vergi memurları, avcılar, vurguncular örgüte katılamaz. Kadınlar da örgüte katılamaz. Bu nedenden ötürü kadınlar da Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) teşkilatına üye olmuşlardır. 

Ahilik haftası Ahilik Teşkilatı’nın özellikleri

Ahilik teşkilatı Selçuklular döneminde ekonomik ve ticari faaliyetlerinin yanı sıra, askeri ve siyasi faaliyetlerde de bulunmuş, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda ve güçlenmesinde etkin rol oynamışlardır.

Aşıkpaşazade, Osmanlının kurulmasında etkin olan 4 unsur arasında Ahiliği de belirtmiştir. İlk Osmanlı padişahlarının ve vezirlerinin çoğu Ahi Teşkilatı’na mensup şeyhlerdir. 

Ahi Teşkilatı’nın müslümanlara has bir kurum olarak iş görmesi 17. yüzyıla kadardır. Osmanlı Devleti’nin hakimiyet alanı genişleyip, gayrimüslim oranının artmasıyla farklı dinden kişilerin ortak çalışması zorunlu olmuştur. Din ayrımı gözetilmeden ortaya çıkan bu kuruluşa da “gedik” denmiştir.

1727 yılından itibaren rastladığımız bu kavram Türkçe bir kelime olup tekel veya imtiyaz anlamına gelmektedir. Kavram olarak “Osmanlı bünyesindeki esnaflığa ve sanatkarlığa girişi tetkik etmek” demektir.

Yapı olarak ahilikten farklı olmamakla birlikte ömrü onun kadar uzun olmamıştır. Zira 1838 Balta Limanı Antlaşmasıyla tekel idaresi ortadan kalkmış ve gedikler çözülmüştür. 

Ahilik teşkilatı 3 dereceli bir düzene dayanır. Her kapı üç dereceyi içerir. Bu dereceler şöyle sıralanır:

Yiğit

Yamak

Çırak

Kalfa

Usta

Ahi

Halife

Şeyh

Şeyh-ül Meşayıh

Ahilik, Galip Demir’e göre, “Türkler’in Rönesansı”dır. Veysi Erken’e göre, Ahilik ve kurum düzeni bugünlerin şartlarında bile, 5 çekirdek ilke ile, “Toplumsal sorumluluk, Hizmette mükemmellik, Dürüstlük ve doğruluk, Ortak yaşama “ ile örnek bir ‘yatay örgütlenme’ toplum hareketi şekilendiriyor. Erken, Ahiliğin bu yönüyle, 2000’li yıllar için bile ileri bir örgütlenme modeli sunduğunu kaydediyor. 

Ahilik töreleri yaygın Türkçe deyimlere dönüşmüşlerdir. Örnek olarak `pabucunu dama atmak` sözü ahiliğin peştamal kuşanma töreni ile ilgilidir. Çıraklıktan kalfalığa geçiş töreni öncesinde eğitimi tamamlanan çırağın pabucu dama atılır. Bir yandan da artık ustalarından, kalfalarından eskisi gibi ilgi görmeyeceğini ortaya koyar bu deyim. 

Ahilikte sanatkarlar gündüzleri işyerlerinde 4 aşamadan oluşan hiyerarşi içinde mesleğin inceliklerini öğrenirler, akşamları toplandıkları ahi konuk ve toplantı salonlarında aynı hiyerarşi içinde ahlaki ve felsefi eğitim görürlermiş. 

Kırşehir de kabri bulunan Ahi Evran’ın kurduğu bu teşkilatla ilgili Ahilik geleneğinin unutulmaması için Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından bazı şehirlerde her yıl Ahilik haftası ve kutlamaları yapılmaktadır. Ahilik teşkilatı, gençlerin iyi yetişmesini ve meslek kazanmasını sağlardı.

Savaş, afet vs. kötü durumlarda da kuruma üyeler ve halk arasında dayanışma olurdu. Padişahlar ve diğer yöneticiler de ahilik teşkilatını destekleyerek gelişmesini istemişlerdir. 

Ahilik haftası

İçtimai bir teşkilat. Selçuklu Türklerinde dini ve milli birliğin muhafazasında, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Osmanlı insanının yetişmesi ve terbiyesinde büyük hizmetler görmüştür.

Sonraları, esnaf ve san’atkarlar birliğine isim olarak verilmiştir. Arabça kardeşim demek ahi; Türkçe cömert, eli açık manasına olan akı kelimesinden gelmektedir. Ahiliğin esasını ve ilk safhasını fütüvvet teşkil eder. 

Fütüvvet, cömertlik, mürüvvet ve asalet gibi faziletleri ihtiva etmesi bakımından ahlaki; bu faziletlerin icabını yerine getirmeyi vazife edinmiş kimselerin meydana getirdiği birliklere alem olması itibariyle içtimaidir. Fütüvvet, ahlaki bir mefhum olarak, daha çok tasavvufi eserlere mevzu olmuştur.

Bu manada fütüvvet, müslüman kardeşinin işini görmek, onun yardımında bulunmak, hata ve kusurlarını af edip, husumet ve düşmanlık beslememek, ayıp ve kusurlarını örtmek; kendisini başkasından üstün görmemek, musibete uğrayan düşman bile olsa sevinmemek gibi hasletleri ifade eder. Bu hasletleri haiz olana feta (yiğit) denir. Çoğulu fityandır. 

Sekizinci asırdan itibaren Horasan ve Belh civarında fityanın yaygınlaştığı, dokuzuncu asırda ahi ünvanının Türk mutasavvıfları arasında kullanıldığı, onuncu asırda Semerkand’da teşkilatlanmış fityanın bulunduğu, on birinci yüzyılda fütüvvetin Türkistan’dan Anadolu’ya kadar bilhassa esnaf ve san’atkarlar arasında yayıldığı kaynaklarda yazılıdır.

Ancak bir teşkilat olarak fütüvvetin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı bilinmemektedir. Bilinen, fütüvvetin sistemli bir teşkilat olarak tarihe geçmesine otuz dördüncü Abbasi halifesi Nasır li dinillah’ın (v.1180/575) sebeb olduğudur. 

Halife Nasır, o zamana kadar herbiri kendi başına hareket eden fütüvvet birliklerini ıslah etti. Bu konuda, büyük mutasavvıf Şihabüddin Sühreverdi’den ziyadesiyle destek gördü. Kendisi de bu teşkilata giren halife, müslüman hükümdarlara mektuplar yazarak onların da bu teşkilata girmelerini istedi. 

Nasır li dinillah fütüvvetin yayılması ile ilgili bu faaliyetlerini devam ettirirken, Türkiye Selçukluları sultanı birinci Gıyaseddin Keyhüsrev, ikinci defa tahta oturmuştu. Bu sırada hocası ve Sadreddin-i Konevi’nin babası olan Mecdüddin İshak’ı muhtemelen siyasi bir birlik kurmak maksadı ile Bağdad’a, halife Nasır’a elçi göndermişti.

Mecdüddin İshak işlerini bitirip dönerken O’zaman Bağdad’da bulunan Muhyiddin ibni Arabi, Evhadüddin Kirmani ve talebesi Ahi Evren’i de beraberinde getirdi. Daha önce, Moğol tehlikesi sebebiyle Horasan’dan gelen Mevlana Celaleddin-i Rumi de, Selçuklu sultanlarının davetiyle Konya’da yerleşerek hizmetlerini yürütüyordu.

Bu büyüklerin, irşad faaliyetlerinin Anadolu’da birlik ve beraberliğin te’mininde büyük rolü oldu. Anadolu’da müslüman Türklerin hakimiyetinin manevi mimarları olan bu büyükler, cemiyet ve devlet hayatının istikrarında büyük gayret gösterdiler. 

Bunlardan Ahi Evren, daha önce Horasan ve Maveraünnehr’de iken Fahreddin-i Razi’den zahiri ilimleri ve Ahmed Yesevi’nin talebelerinden ve Şihabüddin Sühreverdi’den tasavvuf bilgilerini öğrendi. Onların sohbetlerinde kemale geldi. Hocası Evhadüddin Kirmani ile Anadolu’nun muhtelif yerlerinde halka vaz u nasihatlerde bulundu.

Hocasının kızı Fatıma bacı ile evlendi ve hocasının vefatından sonra Kayseri’ye yerleşti. Birinci Alaeddin Keykubad ve diğer devlet erkanı arasında pek hürmet gördü. Mürşid-ül-kifaye ve Yezdan Şinaht isimli eserlerini bu sultana hediye etti. Kayseri’de debbağlık yapıp elinin emeği ile geçinir ve halkı irşad etmekle meşgul olurdu.

Bilhassa esnafı bir çatı altında toplayıp teşkilatlandırdı. Fütüvvet-namelerden faydalanarak teşkilatın bir nevi yönetmenliğini yazdı. İslam ahlakını esas alan bu yönetmeliği esnaf ve san’atkar arasında tatbik etti. Onlar arasında İslam ahlakına dayalı bir birlik ve kardeşlik kurdu. Neticede ahilik teşkilatı kuruldu.

Diğer taraftan Fatıma bacı da kadınları yetiştirip, Bacıyan grubunu teşkil etti. Sünni bir alim olan Ahi Evren’nin kurduğu bu teşkilat da Sünni idi. 

Böylece teşekkül eden ahilik müessesesi Anadolu’da büyük hizmetler yaptı, Malazgird zaferi ile doğu Türk illerinde göçebe halinde yaşayan ve geçimlerini hayvancılıkta te’min eden pek çok Türkmen Anadolu’ya göç etmişti. Bir o kadarı da Moğolların zulmü sebebiyle Anadolu’ya geldiler.

Ahiler, bunları yavaş yavaş tarım hayatına sokup yerleştirmeye, esnaf, işçi, san’atkar olarak şehir ve kasaba hayatına alıştırmaya başladılar. Bu arada işsiz, başıboş gençlerin bir san’at ve meslek sahibi olmasını te’min ederek, başkasına muhtaç olmaktan kurtulmalarına çalıştılar.

Rumlar ile ermenilerin elinde olan san’at ve ticaret hayatına zamanla Türkler de katılıp, söz sahibi olmaya başladılar. Bütün bunların yanında ahiler, yaptıkları zaviyelerde müslüman tüccar ve esnafın ahlaki terbiyesi ile de uğraştılar. Ahi zaviyeleri zamanla memleketin her tarafına yayıldı. 

Ahiler, içtimai hayatdaki bu hizmetleri yanında ihtiyaç halinde gazalara ve memleket müdafaasına da katıldılar. On üçüncü asrın ilk yıllarında Çin’in kuzeybatısında katliamlara başlayan, kısa bir müddet içerisinde dünyanın siyasi haritasını alt üst eden ve Anadolu’ya doğru yaklaşan Moğol tehlikesine tedbir aldılar.

Moğolların önlerinden kaçıp gelenlere kucak açarak Anadolu insanını, Moğollara karşı, gaza aşkı ile dolu cihad yolunda Allahü tealanın rızasından başka bir şey düşünmeyen kimseler olarak yetiştirmeye çalıştılar ve bu insafsız düşman karşısında kahramanca mücadele ettiler. 

Nihayet Moğollar, 1243 yılında Kayseri’yi muhasara edip, çetin bir muharebe sonunda şehri ele geçirince, binlerce ahiyi şehid ettiler Anadolu’nun karışıklıklar içerisinde olduğu bu sırada, Ahi Evren’i de Kırşehir’de öldürdüler. 

Kısaca sulhde muallim, muharebede asker olan ve Anadolu’nun her tarafına yayılmış bulunan ahiler, gerek Moğol zulmü ve gerekse başka karışıklıklarla sıkılan ve bunalan insanlara maddi ve manevi güç ve moral vererek Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar Anadolu’yu dini ve milli birlik içinde tutmaya muvaffak oldular. 

Bu sırada Söğüt civarında gelişmekte olan Osmanlı Beyliği’nin emrine koşan ahilerin bir kısmı, uçlara yerleşip zaviyeler kurdular. Doğudan bu mıntıkaya gelen Türkmenlerin erkeklerini ahi erkekleri, kadınlarını da Fatıma bacının yetiştirdiği bacıyan grubu terbiye etti. Böylece üç kıt’ada altı asır at koşturacak olan istikbaldeki Osmanlı neslinin temelini attılar. 

Bu esnada itibarlı bir ahi olan Şeyh Edebali, Osman Gazi ile yakın münasebetler kurup kızını ona verdi. Orhan Gazi ve Murad-ı Hüdavendigar ahilerden olup, vezirleri Alaeddin ve Çandarlı Kara Halil de ahi idiler. Böylece ahilerden bir kısmı alim, kadı olarak ilim sahasında, bir kısmı vali ve komutan olarak idari ve askeri alanda, bir kısmı da ticaret ve san’at alanında bu yeşeren Osmanlı filizini beslemeye başladılar.

Ahilerin İslam’ın emri olan, zamanın kıymetini bilmek, disiplinli bir hayata sahib olmak, istişare etmek, adil olmak ve adalet esaslarını aşıladıkları küçücük bir aşiret, kısa zamanda büyük bir devlet olmaya başladı. 

Zaman zaman devletin yükünü hafifletici hizmetlerde de bulunan ahiler, Bursa’yı Düzmece Mustafa’nın hücumundan korudukları gibi, 1360 yılında idareleri altındaki Ankara’yı sultan birinci Murad’a teslim ettiler. Bu hizmetlerine karşılık Osmanlılar, ahilere yardımcı olup, hürmet göstererek halkı yetiştirmeleri için teşvikde bulundular.

Bu yüzden daha sonra birinci Murad’ın ahilerin başı olduğu ve kendisinden Ahi Murad diye bahsedildiği de bilinmektedir. Osmanlı Devleti kuvvetlenip Anadolu’ya hakim olduktan sonra, ahiler daha ziyade hayırsever bir cemiyet, bir esnaf teşkilatı şeklinde faaliyetlerini devam ettirdiler. 

Ahiler arasında sanatın okumakla değil, ahinin yetişmesi için, üstaddan öğrenmesi şartı getirilip yamaklık, çıraklık, kalfalık, ustalık yiğitbaşılık, ahi babalık ve kethüdalık safhalarından geçmesi şartı vardı. Gündüz san’atında ve işinde çalışan ahiler, akşamları kendilerine mahsus binalarda sohbetlere katılırlardı. Böylece ahilerin ahlaki terbiyesi ihmal edilmezdi. 

Ahilerin kendilerine mahsus kıyafetleri vardı. Ondördüncü asır seyyahlarından İbn-i Battuta, üstlerine hırka, başlarına sarık sarılı beyaz yünden bir külah ve ayaklarına mest gibi ayakkabı giydiklerini bildirmektedir.

Âhiliğe kabul edilen namzede şeyh tarafından, şedd-i bend denilen ve ahiliğin nişanı kabul edilen bir kuşak kuşatılırdı. Ahiler kuşaklarında, büyükçe bir bıçak taşırlardı. 

Ahilik teşkilatında şu mertebeler bulunurdu: 1- Teşkilata yeni giren yiğitler, 2- Ahi bölükleri. Altı bölük olup ilk üç bölüğe Eshab-ı tarik, diğer üçüne de nakib denirdi. 3- Halife, 4- Şeyh, 5-Şeyh-ül-meşayıh. 

Ahilerin idare hey’eti, her san’at kolunda, kendi azaları arasından seçilmiş beş kişiden meydana geliyordu. Kendilerine kadı tarafından seçimden sonra resmi vesika, icazet verilip, icraatları ve neticeleri büyük meclise bildirilirdi. Birlik idare hey’eti her ay üç gün toplanırdı. İdare hey’eti, birliğin hazinesi mahiyetinde olan orta sandığını idare ederdi. 

Ahilik haftası
Ahilerin kendilerine has merasimleri vardır. Bunlardan bazıları şöyledir: 

1- An’anevi Ani Evren merasimleri: Senelik olup, Ahi Evren’in türbesinin bulunduğu Kırşehir’de yapılır. 

2- Yol atası ve yol kardeşliği merasimi: Ahiliğe girmek talebinde bulunan gençlerin birliğe kabul edilmesi mahiyetindeki bir merasim olup, zamanla çırak kabul etme merasimi halini aldı. 

3- Yol sahibi olma merasimi: Çıraklık müddetini tamamlayanların kalfalığa yükseltilmesi için yapılan merasimdi. 

Ahilerin yönetmeliği olan fütüvvetnamelere göre, ahinin üç şeyi açık olmalıydı: Eli açık, yani cömert olmalı; kapısı açık, yani misafirperver olmalı; sofrası açık, yani aç geleni tok göndermeli.

Üç şeyi de kapalı olmalıydı: Gözü kapalı olmalı, yani kimseye kötü nazarla bakmamalı; kimsenin aybını görmemeli, dili bağlı olmalı, yani kimseye kötü söz söylememeli; beli bağlı olmalı, yani kimsenin namusuna ve şerefine göz dikmemeli. 

Ahilik mensuplarının, takdir edilmelerinin yanında cezalandırıldıkları da olurdu. Fütüvvetnamelerde şu on sekiz şeyin ahiyi ahilikten çıkarma sebebi olduğu, ayrıca cehennemlik yapacağı yazılıdır:

1- Şarap içmek, 2- Zina yapmak, 3- Livata yapmak, 4- Dedikodu ve iftira etmek, 5- Münafıklık etmek, 6- Gururlanıp kibirlenmek, 7- Sert ve merhametsiz olmak, 8- Hased etmek, kıskanmak, 9- Kin tutmak, affetmemek, 10- Sözünde durmamak, 11- Kadınlara şehvetle bakmak, 12- Yalan söylemek, 13- Hıyanet etmek, 14- Emanete riayet etmemek, 15- İnsanların aybını örtmeyip, açığa vurmak, 16- Cimrilik etmek, 17- Koğuculuk ve gıybet etmek, 18- Hırsızlık etmek. 

Yine ahi yönetmeliği olan fütüvvetnamelere göre; ahi, helalinden kazanmalıdır. Hepsinin bir san’atı olmalıdır. Yoksul ve düşkünlere yardım etmeli, cömert olmalıdır. Âlimleri sevmeli, hoş tutmalıdır.

Fakirleri sevmeli, alçak gönüllü olmalıdır. Temiz, iyi kimselerle sohbet etmeli, namazını kazaya bırakmamalı, haya sahibi olup, nefsine hakim olmalı, dünyaya düşkün olanlarla beraber olmamalıdır. Bunlar asırlarca Osmanlı insanının ahlakının temel taşı olan hasletler haline geldi. 

Bir taraftan ahi kuruluşları, diğer taraftan tasavvuf ehlinin gayretleri ile Osmanlı insanı bu güzel hasletlerle yoğruldu. Zamanla Osmanlı’ya has ideal bir insan tipi ortaya çıktı. Bugün Osmanlı efendisi, Osmanlı kadını denince nezaketi, edebi, terbiyesi ve kibarlığı ile olgun ve örnek bir insan hatırlanmaktadır. 

Osmanlı insanının yetişmesinde bir mekteb vazifesi yapmış olan ahi zaviyeleri, aynı zamanda yolcuların misafir edildiği, muhtaçların ihtiyaçlarının görüldüğü yerler idi. İbn-i Battuta Seyahatnamesi’nde, “Anadolu’da Türkmenlerin yaşadıkları şehir, kasaba ve köylerde bulunan ahiler, san’at sahibi kimseler olup, aynı meslekte çalışanlardan meydana gelen ve birbirleri ile yardımlaşan bir topluluktur.

Yabancıları karşılayıp, ihtiyaçlarını te’min ederler. Dünyanın hiç bir yerinde benzerlerine rastlamak mümkün değildir” diyerek onların müsafirperverliğini övmektedir. İbn-i Battuta, Kastamonu’daki bir ahi müsafirhanesini de şöyle anlatır: “Burayı Emir Fahreddin adında bir zat yaptırmış.

Köyün gelirini de müsafirhane için vakfetmişti. Müsafirlere hizmet için de kendi öz oğlunu vazifelendirmiş. Müsafirhane karşısında bir de sıcak sulu hamam yapmış ki, gelip geçenler ücretsiz yıkanıp paklansınlar.

Mekke, Medine gibi mübarek beldelerden, Horasan, Şam, Irak, Mısır gibi uzak diyarlardan gelen müslüman fakirler için vakıfdan kişi başına birer kat elbise ile ilk gün için 100 dirhem, kaldığı diğer günler için yetecek kadar et, ekmek, yağ, pirinç pilavı ve tatlılar tahsis edilmiştir. 

Osmanlı Devleti’nin bünyesinde bütün bu hizmetleri yapmış, san’at ve ticaret hayatını Osmanlı’nın maddi ve manevi yapısına göre düzenlemiş olan Ahilik teşkilatı, diğer kıymetli müesseseler gibi bilhassa İngiltere’nin desteklediği Mustafa Reşid Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat fermanı ile büyük bir sarsıntı geçirmiş, hatta ortadan silinmek tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.

Ancak Osmanlı’da derin izler bırakan bu müessese, eski parlaklığı ile olmasa da devam etmiştir. 

Ahilik haftası KAYNAKLAR

Dünya Gazetesi

Türkçe Bilgi

Ahilik PDF   Ankara Üniversitesi

1) Rıhle-i İbni Battuta; sh. 185

2) Şakayık-ı Nu’maniyye Tercümesi (Mecdi Efendi); sh. 33

3) Âşıkpaşazade Tarihi

4) Rehber Ansiklopedisi; cild-1, sh. 115

5) İslam Âlimleri Ansiklopedisi; cild-8, sh. 69

6) El-Fusul-ül-müntehabe min asar-il-futüvvet-it-Türkiyye vel-islamiyye (M. Cevdet, İstanbul-1922)

7) İslam Tarihi Ansiklopedisi; cild-1, sh. 201

İSTANBUL VALİLİĞİ ETKİNLİKLERİ

PERPA HABERLERİ    PERPA FAALİYETLER    PERPA ANA SAYFA  PERPA İLETİŞİM

e-ihracat

E-ihracat, E-ihracat Nedir, E-ihracat Rehberi, Alibaba

Türkiye’nin 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için ‘E-ihracat seferberliği’ başlatıldı. Ekonomi Bakanlığı’nın desteği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank işbirliğiyle KOBİ’ler Alibaba.com’da herhangi bir bedel ödemeden, küresel pazar yerlerine üye olabilecek.

e-ihracat

e-ihracat

EKONOMİ Bakanlığı destekleriyle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Alibaba.com, Halkbank ve Vakıfbank tarafından geliştirilen yeni e-ticaret projesi ile TOBB’a bağlı oda ve borsalara üye olan şirketlerin e-ihracat fırsatına erişimlerinin sağlanması amaçlanıyor. Yeni projeyle birlikte, Alibaba.com’a Global Gold Supplier üyesi olmak isteyen oda ve borsa üyesi şirketler için üyelik bedelinin yüzde 80’i Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’si ise Halkbank ve Vakıfbank tarafından karşılanacak.

E-ihracat Ön Finansmanı TOBB’dan

E-ihracat

E-ihracat

Projenin önemine dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “TOBB tarafından başlatılan ‘E-ihracat Seferberliği’ ile oda ve borsalara üye olan, ihracata konu olabilecek alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketleri e-ihracat platformlarına ücretsiz üye yapılacak. Üyelik bedelinin ön finansmanını TOBB gerçekleştirecek, söz konusu bedelin yüzde 80’ini Ekonomi Bakanlığı, yüzde 20’sini ise Vakıfbank ve Halkbank karşılayacak. Şirketlerin üye oldukları platformda kendilerini doğru konumlandırmalarını sağlamak için Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel bir eğitim programı da düzenlenecek. Ayrıca projenin etkisi de düzenli aralıklarla ölçülecek. Ekonomi Bakanlığımızın destekleriyle başlattığımız bu projenin Türkiye’nin ihracat tarihinde bir kırılma noktası olacağına inanıyorum.”

E-ihracat

E-ihracat

Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: “İhracatı ülkeler değil, firmalar gerçekleştirir. Türkiye 2023 ihracat hedefine ulaşmak için ihracatçı sayısını artırmak zorunda. Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren 1.5 milyon girişimcinin, sadece 72 bini, yani yüzde 5’i ihracatçı. 2007’de ihracatçı sayısı 48 bin iken, son 10 yılda hızlı bir artışla, mevcut ihracatçıların yarısı kadar yeni ihracatçı, ekonomiye dahil oldu. Bugün gelinen nokta itibarıyla 72 bin ihracatçı bize yetmiyor. Örneğin, bize en yakın ekonomi olan İtalya’ya bakalım. Türkiye’nin ulaşmak istediği 500 milyar dolar ihracat hacmini, İtalya 195 bin ihracatçıyla yakaladı. Demek ki, Türkiye’nin 2023 ihracat hedefine ulaşabilmesi için ihracatçı sayısını da üç kat artırmak gerekiyor. Geliştirmemiz gereken ikinci alan, ihraç pazarlarımız. İhracatta ekseni büyütmek, ufkumuzu genişletmek zorundayız. Şu an Türkiye’nin ihracat menzili yaklaşık 2 bin 900 kilometre. Ama mesela Kore’ninki bunun iki katı kadar, tam 5 bin 700 kilometre. Hindistan içinse bu menzil 6 bin 200 kilometre civarında.”

E-TİCARETİN PAYI

E-ihracat

E-ihracat

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’de e-ticaretin bir sonraki adımını atmak üzere burada olduklarını belirterek sözlerine devam etti: “E-ticaret, büyük bir dalga olarak geliyor. Ekonomi Bakanlığı olarak 2 sene önce başlattığımız e-ticaret sitelerine üyelik desteğini şimdi yüzde 100 destek kapsamına aldık. Hedefimiz, 10 bin üye dedik, şu anda hedefimiz 100 bin üye. TOBB, en yaygın teşkilat olarak bu süreçlerin gerekliliklerini yürütecek. Global e-ticaretin büyüme hızı yüzde 20. E-ticaretin dünya ticaretinden aldığı pay, son 2 senede 2.5 katına çıktı. Önümüzdeki 5 yıl içinde ticaretin yüzde 50’sinin e-ticaret olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Biz burada Türkiye’nin mikro KOBİ’leri de dahil olmak üzere tüm KOBİ’leri hedefliyoruz ve bu KOBİ’leri harekete geçirebilirsek, 500 milyar dolar hedefimize ulaşabilir, Türkiye’nin kendi uluslararası devlerini çıkartma hedefini yakalayabiliriz. Bu süreçte, Türkiye’de bu konuda algı oluşturmamız için tam bir seferberlik olması gerekiyor. Bu anlamda kadın girişimcileri de çok önemsiyorum.”

HEDEFİMİZ İHRACATÇI SAYISINI ARTTIRMAK

E-ihracat

E-ihracat

PLATFORMA Türkiye’den 3.5 milyonu aşan sayıda üyeleri olduğunu belirten Alibaba.com Türkiye Ülke Müdürü Cüneyt Erpolat, “E-ticaret teşvik projesiyle, Türk KOBİ’lerinin uluslararası ticarete açılma oranına ciddi ivme kazandırdık. Şimdi bu yeni adımla, ihracatçıya yeni pazarlar yaratmayı, dış pazarlarda sürekli artan sabit müşteri portföyü oluşturmayı ve mevcut ihracatçıların verimliliğini artırmayı hedefliyor, her yıl ihracat yapan ihracatçı sayısını ve ihracat menzilini de yükseltmeyi amaçlıyoruz” dedi.

E-TİCARET SİTELERİNE GÜVEN DAMGASI VERECEK

E-ihracat

E-ihracat

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de e-ticaretin gelişmesi için birçok başarılı faaliyet gerçekleştirdiklerine değinerek, “2016 yılında ‘TOBB E-ticaret Meclisi’ni kurduk. KOBİ’lerin işlerini nasıl dijital ortama taşıyabileceklerini gösterdik. Bir diğer önemli girişimde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yetkilendirmesiyle, önümüzdeki günlerde e-ticaret sitelerine güven damgası vermeye başlayacağız. Güven damgası uygulamasıyla birlikte, tüketicilerin elektronik mecralardan alışveriş yaparken karşılaştıkları güven eksikliğini gidermeyi hedefliyoruz” dedi.

DİJİTAL ENTEGRASYON ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU

E-ihracat

E-ihracat

REEL sektörün her türlü finansman ihtiyacına cevap vermek için çalıştıklarını belirten Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, şunları söyledi: “Uluslararası ekonomide daha güçlü bir oyuncu olmak ve dış ticaretten daha fazla pay alabilmek için yerli firmaların dijital platformlara entegrasyonunu sağlayabilmemiz çok önemli. Ekonomi Bakanlığı’nın himayesinde, Alibaba.com’un Türkiye temsilcisi E-Glober ve TOBB ile yaptığımız bu işbirliğinin, firmaların uluslararası pazarlama ve satış faaliyetlerine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

KOBİ’LERİN YANINDAYIZ

VAKIFBANK Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, “KOBİ’lerimizin dijitalleşerek küresel rekabette güçlü bir şekilde yer almalarını önemsiyoruz. Ekonomi Bakanlığımızın öncülüğü ve TOBB’un önemli katkılarıyla KOBİ’lerimizin günümüz e-ticaret dünyasının önemli pencerelerinden biri olan Alibaba.com’da yer alacak olmalarından büyük heyecan duyuyoruz. Artık her sabah binlerce kapının yalnızca fiziki mekanlara değil tüm dünyaya açılacağını biliyoruz. Bu amaçla elimizi taşın altına koyarak bir kez daha KOBİ’lerimizin yanındaki güç olduğumuz için mutluyuz” dedi.

YENİ YILDIZLAR KAZANDIRACAĞIZ

KOBİ’lerin gelişiminin önemine dikkat çeken Alibaba.com’un Türkiye’deki iş ortağı E-Glober Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, ”Alibaba.com ve Alibaba Cloud’un Türkiye’deki tek yetkili iş ortağı E-Glober olarak yeni markamız TradeFive ile amacımız ihracata yeni yıldızlar kazandırmak, ticareti dijitalleştirerek Türk KOBİ’lerini uluslararası oyuncular haline getirmek. Ticaretin kuralları yeniden yazılırken, dünyanın ticareti hızla internete taşınıyor” diye konuştu.

Kaynak

E-ihracat Rehberi

E-ihracat nedir? Sunduğu fırsatlar, muafiyetler ve teşvikler nelerdir?

Günümüzde E-İhracat yapmak çok kolay hale gelmiştir, sayısız avantajları vardır ve satıcı-alıcı tüm tarafları korumaktadır. E-İhracat Rehberi yazı dizisi içerisinde, sektör tanımlarını, nereden başlanır, planlama ve strateji nasıl yapılmalıdır, hangi ülkede hangi profildeki alıcılar vardır, başarılı örnekler ve vaka incelemeleri, A’dan Z’ye tüm bu konuları aktaracağım ve çözüm önerilerimi siz değerli okuyucular ile paylaşacağım.

E-İhracat nedir? Küresel ticaret veya sınır ötesi ticaret tanımları neyi ifade etmektedir?

E-İhracat nedir, bunu açıklayarak yazıma başlayalım. Üç farklı daire düşünün ve birisi E-Ticaret, bir diğeri Bireysel Müşteri ve son dairemiz de Mikro İhracat işlemini temsil etsin. En bilinen ve en doğru tabiriyle bu üç dairenin kesişim kümesine “E-İhracat” diyebiliriz.

Bir örnekle açıklayacak olursam; online satış sayfanıza (e-ticaret siteniz, Instagram, Facebook sayfanız vb.) ulaşıp sipariş veren yurt dışındaki bireysel müşteriniz adına resmi ve KDV’siz satış faturası düzenleyip, bu siparişi (paket) mikro ihracat yoluyla (ETGB düzenlenerek) çıkışını sağladığınızda E-İhracat yapmış oldunuz.

Peki nedir ETGB ve Mikro İhracat?

Türkiye’de E-İhracat’ın gelişimi de aslında Mikro İhracatın sunduğu avantajlar sayesinde olmuştur. En kısa tanımıyla Mikro İhracat; 150 KG ve 7,500 EUR limitine kadar ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) ile yurt dışına ihraç edilen bedelli ihracatlara verilen isimdir. ETGB, ihracatta ekspres taşıyıcılar yani operatörler tarafından elektronik ortamda düzenlenen bir beyandır ve bu beyanı düzenleyebilmek için gümrük müşavirlerine ihtiyaç yoktur.

Sınır Ötesi Ticaret veya Küresel Ticaret tanımlarının kullanımı, İngilizce’deki “Cross Border eCommerce”, “Borderless eCommerce” veya “Cross Border Trade” tanımlarından feyzalınarak ve Türkçe tercümesi yapılarak çıkmıştır. Türkiye’deki KOBİ’ler açısından düşünecek olursak, bana göre pazarlama mesajlarında hoş duran bu tanımlar, aktarmak istenilen mesaj ve fırsatlar yönünden bakarsak çok büyük oranda E-İhracat hedefleri ile birebir aynıdır.

Ülkemiz adına çok iyi bir gelişme olarak, yakın zamanda E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı (2018 – 2020) kabul görmüştür ve 6 Şubat 2018 tarihli ve 30324 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Önümüzdeki günlerde E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı içerisinde birçok adım atılacaktır ve E-İhracat yapan işletmelerin süreçleri daha da kolaylaştırılırken, aynı zamanda sağlanan destekler de artırılacaktır. Detaylı şekilde buradan inceleyebilirsiniz.

Klasik ihracat ve E-İhracat arasındaki temel farklar nelerdir?

Uluslararası ticarette uymamız gereken katı kurallar vardır ve bu kurallar genel bir tabirle, ülkedeki; üreticileri, vergi ödeyen işletmeleri, vatandaşlarının haklarını ve güvenliklerini, ikili anlaşmalar ve diğer ülkeler ile olan ticaret ilişkilerini dikkate alarak hazırlanmaktadır.

Pratiklerden yola çıkarsak, yurt dışına ihracat yaptığımızda en fazla işlem zamanı harcanan veya en yüksek masrafı oluşturan genellikle gümrük işlemleri olmaktadır. Yurt dışına bir mal gönderirken gerek (ihracat) Türkiye’den çıkışında, gerek de hedef ülkeye girişinde (ithalat) taviz vermeden takip edilmesi gereken ve katı kurallara bağlı olan işlem adımları vardır.

Klasik İhracatta, yani işletmeden işletmeye gerçekleşen ihracatta, satılan ürüne göre, satış tutarına göre, taşıma tipine göre, müşterinizin ülkesine göre vb. onlarca farklı parametreyi ele alarak, dikkat etmeniz gereken yüzlerce farklı faktör olabilir. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajını örnekler ile açıklamak isterim.

Örnek 1

Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Ödemenizi de peşin olarak banka hesabınıza yaptı.

Olası Vaka 1.1: Klasik İhracat yoluyla bu siparişi işleme aldığınızda, Rusya Federal Gümrük Servisi marka sertifika belgesi, her bir ürün grubu için hijyen sertifikası ve büyük ihtimalle laboratuvar analizi, şirket belgeri ve fatura tercümesine varıncaya kadar talepleri olacaktır ve sizin tarafınızda zahmetli ve masraflı bir sürecin içerisine gireceksiniz. Büyük ihtimalle siparişi 10 gün içerisinde teslim etme imkanınız olmayacak ve siparişi kaçıracaktınız veya işleme aldığınızda kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanacak ve markanız/işletmeniz itibar kaybı yaşayacaktı.

Olası Vaka 1.2: Eğer ki bu siparişi Kurye/Numune gönderim olarak yapsaydınız, çok büyük ihtimalle Rusya Federal Gümrük Servisi gümrüklemeye izin vermeyeceği için ve sonrasında Türkiye’ye zorunlu iadesi yapılması gerektiği için, bu süreç kötü bir müşteri tecrübesi ile sonuçlanırken, siparişi kaçırmanıza ek olarak siparişi gönderim ve yüklü miktardaki siparişin iade operasyon ücretlerini ödemek zorunda kalacaktınız.

Örnek 2

Rusya’nın Novosibirsk şehrinden bir işletme ürün kataloğunuzu gördü ve müşterileri adına sizden Hazır Giyim ve Ayakkabı ürünleri sipariş etti ve 10 gün içerisinde teslim olmasını talep etti. Siparişler için de ödemenizi peşin olarak banka hesabınıza yaptı.

Olası Vaka 2.1: Bu siparişleri müşteri bazında hazırlayıp, müşterilerinizin gerekli adres ve iletişim bilgilerini de temin ettiğiniz taktirde, belge tercümesi, hijyen sertifikası süreçlerine girmeden, kolay, hızlı ve ekonomik olarak ve 10 gün altındaki bir sürede siparişleri teslim edebilirsiniz.

B2CDirect’in sunduğu E-İhracat çözümleri sayesinde, onlarca işletme her ay yüzlerce sayıdaki yurt dışı siparişini bu örnekte aktardığım gibi göndermektedir ve uçtan-uca, her şey dahil bir hizmet alabilmektedir.

E-İhracat’ın Klasik İhracat’a göre avantajları oldukça fazladır ve en önemli olanlarını aşağıdaki tabloda sizler için derledim.

 

Ülkelerin B2C siparişlerdeki sunduğu gümrük vergisi muafiyetleri nelerdir?

Yukarıdaki karşılaştırma tablosunda görebileceğiniz üzere, gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı konularında E-İhracat açık ara öndedir. Bu sağladığı avantajların ötesinde, direkt olarak bireysel müşterinize (B2C) satış yaptığınız için, müşterinizin yani siparişin alıcısı ülkesindeki B2C gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabilirsiniz. Bu faydalara geçmeden önce Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu, kısa adıyla GTİP’i inceleyerek başlayalım.

GTİP

Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu için kullanılan kısaltmadır. Ülkemizde 12 haneden oluşan GTİP, Dünya Gümrük Örgütü’nün standart hale getirdiği armonize sistemden alınan ve tüm dünyada ürünlerin/malların tanımlanması ve sınıflandırılması için kullanılır. Bu kodun ilk 6 hanesi armonize sistem tarafından belirlenir ve ülkeler tarafından herhangi bir değişiklik yapılmasına izin verilmez, sonraki 2 haneyle beraber ilk 8 hane aynı bölgedeki ülkeler için (örneğin Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Türkiye’de) ortaktır. Sonraki 2 hane hangi ulusa ait olduğunu gösterirken son kalan iki haneyle beraber ürünün tam istatistik kodu belirlenmiş olur.

Dünya Gümrük Örgütü’ne bağlı 170’den fazla ülkede kullanılmakta olan ürün kodlama sistemine armonize sistem (Harmonized Commodity Description and Coding System, HS Code) denilmektedir. Bu armonize sistem;

Gümrük vergilerinin tespitinde,

Uluslararası ticaret istatistiklerinin tutulmasında,

Menşe kurallarının saptanmasında,

Yerel vergilerin tespit edilip toplanmasında,

Ticaret müzakerelerinde (Dünya Ticaret Örgütü toplantılarında),

Nakliye vergileri ve istatistikleri için,

Dış ticareti kontrollere bağlı ürünlerin izlenmesinde (atıklar, ozon tabakasına zarar veren kimyasallar vb. kullanılmaktadır.

 

Gümrükleme işlemlerinde bilmeniz gereken önemli konulardan birisi de, tercih ettiğiniz teslimat hizmetin DDP veya DDU mu olduğunu bilmenizdir. Kısaca açıklayalım;

DDP: Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları hizmet alan tarafa (yani E-İhracat yapan tarafa) fatura edilir ve Alıcınız (yani müşteriniz) gümrük ödemeleri dahil bütün bir hizmet almış (sipariş vermiş) olur.

DDU: Delivered Duty Unpaid yani Gümrük Vergileri Ödenmemiş Teslimat anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi ve harçları gümrüğe vardığında hesaplanır ve Alıcınız (yani müşteriniz) tarafına fatura edilir. E-İhracat yapan taraf gümrük vergilerinden sorumlu olmaz.

GDDP: Guarenteed & Delivered Duty Paid yani Gümrük Vergileri Garantili ve Ödenmiş Teslimat anlamına gelmektedir. Türkiye’de ilk ve tek olarak B2CDirect tarafından bu hizmet sunulmuştur ve 30’dan fazla sayıdaki ülkede uygulanabilmektedir. Buradaki sunulan hizmet ile sipariş bilgisi B2CDirect lojistik platformuna aktarıldığı anda (veya öncesinde de mümkündür) gümrük vergisi ve harçlar hesaplanır ve garanti edilir. GDDP hizmeti ile aynı zamanda (ortalamada) 24 saatte gümrükleme hizmeti garantisi de sunulur.

Bu bilgiler ışığında, en iyi müşteri deneyimi ve en hızlı teslimat çözümü için DDP teslimat hizmetinin alınması önem kazanmaktadır. E-İhracat’ın getirdiği işlem kolaylıkları ve B2C gümrük vergi muafiyetlerini bir arada düşündüğümüzde yurt dışından gelen siparişleri yönetmek hayli kolay olacaktır. Pratiklerden yola çıkarak, konuyu aklınızda daha iyi canlandırabilmeniz adına örnekler ile açıklamak isterim.

Örnek 1

turkishfashion.com adında veya Facebook’da veya Instagram’da vb. işletmeme ait bir online satış sayfam olsun. Rusya’dan, Almanya’dan, Ukrayna’dan, Amerika’dan, Katar’dan vb. onlarca farklı ülkeden sipariş aldığımda ilk sırada yapmam gereken, müşteriye yönelik iletişim ve adres bilgilerini detaylı olarak almam gerekecektir.

Olası Vaka 1.1: Rusya’dan 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve her bir siparişin tutarı 1.000 EUR altında olsun.

Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.

Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Rusya’daki gümrükleme işlemleri ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.

Olası Vaka 1.2: Almanya’dan ve Fransa’dan toplamda 20 farklı sipariş aldım ve tüm siparişlerimin alıcıları farklı ve Almanya’daki sadece 5 sipariş 22 EUR üzerinde ve diğer 15 siparişteki her bir siparişin tutarı 22 EUR altında olsun.

Bu noktada E-İhracat yapan taraf olarak tek sorumluluğum, müşterim adına KDV’siz satış faturası hazırlamak, sipariş-alıcı bilgilerini ve paketlerini teslimat iş ortağıma aktarmak olacaktır.

Sonrasında ise, hizmet alan taraf yani işletmem adıma ETGB’nin düzenlenmesi, siparişlerin Türkiye’den ihracatı, Avrupa’daki gümrükleme işlemlerinin yapılması, 22 EUR üzerinde 5 Almanya siparişi için gümrük vergisinin ödenmesi ve son adımda müşterimin kapısına kadar götürüp teslim edilmesine kadar tüm süreçleri teslimat iş ortağım gerçekleştirecektir.

Yukarıda açıkladığım bu kurgular size hayal gibi geliyor veya çok zor görünüyor ise, B2CDirect E-İhracat çözümlerini kullanarak fikirlerinizin pozitif yönde değiştiğinden ve işlerinizdeki karlılığın/verimliliğin artacağından emin olarak bahsedebilirdim.

E-İhracat yaparken teşviklerden, muafiyetlerden veya devlet desteklerinden yararlanabilir miyim?

Bu sorunun en kısa ve en net cevabı, kesinlikle evet olacaktır. E-İhracat = İhracattır ve E-İhracat sağladığı verimlilik, getirdiği avantajlar dışında diğer İhracat türlerine göre, teşvikler ve muafiyetler konusunda eksikleri yoktur.

Bireysel müşteriniz adına KDV’siz fatura kesebilir ve ihracatta sağlanan KDV İadesinden faydalanabilirsiniz. Aynı zamanda, gerek özel bankalar, gerek de devlet tarafından sunulan özel ihracatçı kredileri, ihracatçı teşviklerinden de faydalanabilirsiniz.

Kaynak

 

E-İhracat Yapacaklara 8 Öneri

Fiziksel sınırların kalktığı, anında bilgi alışverişinin sağlanabildiği günümüz dünyasında her alanda görülen bu genişleme, ticarette de etkilerini ortaya koyuyor. Hızla gelişen ve geleneksel mağazacılığa alternatif olmaktan çok rakip olma yolunda ilerleyen e-ticaret, uluslararası piyasada var olmak için mükemmel bir araç.

Yurt dışına satış yapmak ya da buralarda faaliyet yürütmek için kısacası e-ihracat yapmak içinse dikkat edilmesi gereken birkaç nokta, basit ama etkili adım bulunuyor. Bu adımları takip etmek, e-ihracatta başarılı olmak için büyük bir mesafe kat etmek anlamına geliyor.

1- Hedef Kitlenizi Belirleyin

Yurt dışına açılmadan önce ürün ya da hizmetlerinize uygun hedef kitlenizi iyi tespit edin. Doğru pazarlama stratejileri kurmak için ürünü iyi tanımak, hitap edilen kitlenin alışkanlıklarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini iyi takip etmek gerekir.

2- Ürünü Tanıyın

E-ticaret firmalarının e-ihracatta başarılı olabilmeleri için kullanıcıya sundukları ürün ya da ürünleri iyi analiz etmeleri gerekir. Maliyet-kar oranı yüksek, beklentilere ve ihtiyaçlara uygun ya da yeni talepler oluşturabilecek kadar dikkat çekici, sonrasında problem çıkarmayacak ürünlere yönelmek daha doğru olabilir. Ayrıca satışı kolay ve stok sorunu yaratmayan ürünlere yönelmek ilk aşamada daha sağlıklı adımlar atılmasına yardımcı olabilir.

3- Doğru Pazarlama Stratejisi ve Çoklu Kanal Kullanımına Dikkat Edin

Hedef kitle belirlendikten sonra bu kitleye nasıl ulaşılacağına dikkat edilmelidir. Dijital kanallardan hangilerinin kullanılacağı, hangi sıklıkta ve ne tür içeriklerle pazarlama çalışmaları yapılacağı, sosyal medyanın gücünden nasıl faydalanılacağı, yola çıkmadan önce belirlenmelidir. Ayrıca trendleri takip etmek de hedef kitleye daha kolay ulaşılmasında rol oynayabilir.

4- Pazarı İyi Analiz Edin

E-ihracatı yapılacak ürünler kadar ihracatın yapılacağı pazar da önemlidir. Bölgenin potansiyeli, rakip analizi, benzer ürünler ve avantajlar-dezavantajlar incelenerek piyasaya hakim olmak, daha gerçekçi adımlar atılabilmesini ve yaşanması muhtemel problemlerin önceden önlenebilmesini beraberinde getirir.

5- Bir Web Sitesi Mutlaka Bulunmalı

Tüketiciler üzerinde güven algısı oluşturmak, farklı soru ve sorunlar için ulaşılabilir bir kaynak olmak, ayrıntılı bilgiler sunmak önemlidir. Bu da ihracat yapan firmanın web sitesi aracılığıyla sağlanabilir.

6- Sosyal Medyada Aktif Olun

Tüketicinin nabzını tutmak, onlarla etkileşime geçmek ve marka bilinirliğini arttırmak için sosyal medyada mutlaka var olmak ve hatta aktif olmak gerekiyor. Bu yolla müşterilerle doğrudan iletişime geçilerek hız ve pratiklik sunulması hem müşteri memnuniyetini beraberinde getirir hem de sadık müşteri kitlesi oluşturulmasına atkı sağlar.

7- Müşteri Bilgilerini Düzenli Saklayın

Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) sistemine sahip olarak müşteri bilgilerini, alışveriş sıklıklarını ve ilgi alanlarını bir havuzda biriktirmek hem profesyonel bir imaj yaratmak hem de problemlere hızlı ve akılcı çözümler üretmek bakımından değerlidir. Müşteriyle kurulan her temasta elde edilen verileri kayda geçirmek, sonraki aşamalarda daha hızlı yol alınmasına yardımcı olur.

8- Uluslararası B2B Sitelerinde Aktif Olun

Uluslararası online alışverişin temel noktaları arasında yer alan alibaba.com, tradeatlas.com, archiexpo.com, fordaq.com gibi B2B sitelerinde yer almak, bu alanlarda kurumsal bir imaj çerçevesinde ürünleri satışa sunmak, dünyanın birçok farklı noktasındaki kullanıcılara tek bir platform aracılığıyla ulaşılmasını sağlar. Üstelik devlet kurumları, bu platformlara üye olunması durumunda üyelik ücretinin çok büyük bir kısmını karşılıyor ve e-ihracatçıların daha düşük maliyetlerle faaliyet yürütmesine imkan tanıyor.

Kaynak

TÜM HABERLER    PERPA İLETİŞİM    PERPA ANA SAYFA     HAVALI POŞET

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

G7 toplantıları boyunca uluslararası anlaşmalara uymaya ikna çabaları süren ve sonunda sonuç bildirgesine imza atması sağlanan ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Trudeau’nun açıklamalarına sinirleyip bildirgeyi onaylamayacağını açıkladı. Trump’a sert tepki G7 yeni dönem başkanı Fransa’dan geldi; “Uluslararası işbirliği öfke krizleriyle dikte edilemez.

OLDUKÇA gergin başlayan dünyanın 7 büyük ekonomisi Almanya, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada’yı bir araya getiren G7 toplantıları krizle bitti. G7 boyunca uluslararası ticarete koyduğu ek vergiler ve korumacılık yasalarıyla eleştirilen ve hatta tehdit edilen ABD Başkanı Donald Trump, önce imzasını koyduğu G7’nin ticari anlaşmaları içeren sonuç bildirgesini onaylamayacağını Twitter’dan duyurdu.

Bunun üzerine ise Fransa Cumhurbaşkanlığı ofisi, “Uluslararası işbirliği öfke krizleri ve düşünülmemiş açıklamalarla dikte edilemez” açıklaması yaptı. Tüm bu yaşananlar artık ticaret savaşlarında fitilin yakıldığının da habercisi oldu.

Dünya Ticaret Savaşları 2018 ‘İTİLİP KAKILMAYACAĞIZ’

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

ABD Başkanı Trump’ın bu tepkisinin altında ise zirve boyu yaşananlar var. 8 Haziran günü zirve zaten diğer 6 ülke tarafından ‘kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okuyan’ olarak tanımlanan ABD ve diğer ülkelerin ticaret, iklim değişimi, İran nükleer anlaşıp anlaşamayacaklarının gerginliğiyle başladı. Zirve boyu Trump’ın ikili görüşmeleri iptal ettiği, anlaşmaya yanaşmadığı dedikoduları ortaya atıldı ve sert tartışmalar yaşandı.

Öyle ki Trump’ın bu tavrına karşılık önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’yi G7’den çıkarmakla tehdit etmişti, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Trump’ın erken ayrılmasının ardından yaptığı basın toplantısında ABD’nin çelik ve alüminyuma uyguladığı gümrük vergilerini eleştirmişti. Kanadalıların I. Dünya Savaş’ından bu yana Amerikan askerleri ile omuz omuza savaştığını hatırlatan Trudeau, ABD’nin Kanada’dan ithal edilecek çelik ve alüminyuma gümrük vergisi uygulamasının Kanada halkına “adeta hakaret” olarak nitelemişti. Trudeau ayrıca, “Kanadalılar kibardır. Biz makul insanlarız ama itip kakılmayacağız” demişti.

Dünya Ticaret Savaşları 2018 ‘SÜT VERGİSİ’ BAHANESİ

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Bunların ardından Trump, Twitter’dan “Başbakan Justin Trudeau, ben ayrıldıktan sonra bir basın toplantısı düzenleyip ‘ABD Gümrük Vergilerinin adeta hakaret olduğunu’ ve ‘itilip kakılmayacağını’ söyleyene kadar G-7 toplantılarımızda çok uysal ve nazik davrandı. Oldukça iki yüzlü ve zayıf. ABD temsilcilerine, G-7 Sonuç Bildirgesini onaylamamaları talimatı verdim ve bildiriyi imzalamayacağım” dedi.

Twitter hesabı üzerinde Trudeau’nun açıklamalarını sert bir dille eleştiren Trump, ABD’nin, yeni gümrük vergilerini Kanada’nın Amerikan süt ürünlerine uyguladığı yüzde 270 oranlık gümrük vergisine cevap olarak uyguladığını savunarak, “Justin’in basın toplantısındaki yanlış açıklamalarına ve Kanada’nın Amerikan çiftçi, işçi ve şirketlerine uyguladığı büyük gümrük vergilerinden dolayı ABD temsilcilerine, G-7 Sonuç Bildirgesini onaylamamaları talimatı verdim ve bildiriyi imzalamayacağım” ifadelerini kullandı.

LÜTFEN CİDDİ OLALIM

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Trump’ın bu açıklaması gelecek yıl G7’ye ev sahipliği yapacak ve G7 Dönem Başkanı unvanını alan Fransa’yı harekete geçirdi. Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada “Uluslararası işbirliği öfke krizleri ve düşünülmemiş açıklamalarla dikte edilemez” denildi. Açıklamada, “İki gün boyunca ortak bir açıklama ve taahhütler üzerinde çalışıyoruz. Onlara sadık kalıyoruz. Buna karşılık onlar tutarsızlık gösteriyor. Lütfen ciddi ve insanlarımıza layık olalım. Biz açıklamalar yaparız ve bunlara sadık kalırız. Fransa ve Avrupa G7 sonuç bildirgesine desteğini sürdürecek ve bağlı kalacaktır” denildi. Almanya’dan yapılan açıklamada da sonuç bildirgesine bağlı olunduğu vurgulandı.

Zirve anlaşmayla sona ermişti

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

ZİRVENİN kapanışını Kanada Başbakanı Justin Trudeau ABD Başkanı Trump’ın tweetinden dakikalar önce duyurmuştu. Düzenlediği toplantıda Trudeau, Kanada heyetinin son dakika lobicilik çabaları sonrası, tüm liderlerin ortak bir zirve tebliğini kabul ettiklerini söyledi. ABD Başkanı Trump’un, ticaret hakkındaki gelişmelere dair duruşuna rağmen, iki günlük zirvenin sonunda büyük bir başarı yakaladıklarını ifade eden Trudeau, ABD ile aralarındaki gümrük tarifeleri konusunda daha önce söylediklerinin aynen geçerli olduğunu yineleyerek, “Biz Amerikalı işçiler zarar görsün demiyoruz ama Kanada da zarar görmesin” diye konuştu.

ABD’DEN FON YOK

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Trudeau, “Yapılması gereken çok iş var. Ancak zirve, herşeye rağmen başarılı oldu” dedi. Trudeau, Kanada, Avrupa Birliği, Almanya, Japonya, İngiltere ve Dünya Bankası’nın kriz ve çatışma durumlarından mağdur olan kadın ve kız çocuklarına 3.8 milyar dolarlık bir eğitim vermek için anlaşmaya vardığını ancak ABD’nin ilke olarak desteklediği bu girişime fon vermediğini ifade etti.

Bildirgede ne var?

ORTAK bildiri, geç saatlerde yayımlandı. Bildiride, herkesi kapsayan büyümeye yatırım yapılmasının benimsendiği, gelecekte etkili olacak iş ve meslek alanlarına hazırlık yapılacağı, cinsiyet eşitliğinin ve kadınların güçlendirilmesinin geliştirilmesine katkı verileceği duyuruldu. Daha huzurlu, barış dolu ve güvenli bir dünya inşa etmek için işbirliği vurgulanan bildiride, iklim değişikliği, ve temiz enerji konularında birlikte çalışma kararı alındığı açıklandı.

‘Verimli geçti’ demişti

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

ABD Başkanı Donald Trump, G7 zirvesinden erken ayrılmıştı. İklim değişikliği ve okyanusların durumu hakkındaki oturumlara katılmayan Trump, zirveden ayrılmadan önce basının karşısına çıkmıştı. Gerçekleştirilen zirvenin çok verimli geçtiği söyleyen Trump, “Konuştuğumuz en önemli mesele ticaretti” dedi.

ABD’nin son zamanlarda ihracata koyduğu vergilere değinen Trump, bunun adil bir ticaret için olduğunu vurguladı. Toplantıda göçmen meselesini de ele aldıklarını belirten Trump, “Göçmen meselesini, göç eden insanların kendi ülkelerinde kalmalarını sağlayarak çözüme kavuşturulabileceğini taahhüt ettik” şeklinde konuştu. G7 ülkelerinin ortak değerler çerçevesinde birbirine bağlı olduğunu belirten Trump, “G7 ülkelerinin her biri kendi içerisinde eşsiz, hep birlikte hepimiz için ortak olan en iyiyi oluşturabiliriz” şeklinde konuştu.

ABD’nin adaletsiz bir ticaret yarışı içinde olduğunu söyleyen Trump, “Bunun için diğer ülkeleri değil, ABD’nin önceki liderlerini suçluyorum” dedi. ABD’nin son yıllarda diğer ülkeler ile yaptığı ticaretlerde ciddi anlamda zarar girdiği belirten Trump, “Ben yalnızca bizim liderlerimizi suçluyorum, aslına bakarsanız diğer ülkelerin liderlerini de kendi ülkelerinin kârına ABD’nin zararına olan bu akıl almaz ticareti yapabilmiş olmalarından dolayı tebrik ediyorum. Ama bu günler bitti” dedi.

‘G6 tek başına 1’den büyüktür’

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

FRANSA Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin sıcak bakmadığı ticari anlaşmanın ortak bildirisini imzalamasına ilişkin, “G6 tek başına 1’den büyüktür” açıklaması yapmıştı. ABD’nin G7’de tek başına kalmak istemediğini belirterek karşı durduğu anlaşmanın ortak bildirisini bu sebeple imzalamaya yanaştığını dile getiren Macron, tek başına kalacağını anlayan Trump’ın uzlaşmaya gittiğini söyleyerek, “G6 tek başına 1’den büyüktür” dedi.

Macron, ticaret konusunda uluslararası kuralların uygulanması gerektiğini ifade ederek, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) reforme edilmesi gerektiğini bildirdi. DTÖ’nün daha etkili olması durumunda ticaret konularında daha iyi gelişmeler kaydedileceğini ifade eden Macron, dün ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğünü ve bu görüşmede ticaret konusunun gündeme geldiğini kaydetti.

Macron, bu zirvede AB ile ABD arasında birkaç konuda kapsamlı çalışmaların gerekliliğinin ortaya çıktığını aktardı. Ticaret konusunda G7 ülkeleriye ve özellikle ABD ile ortak bir görüşte buluştuklarını ancak bunun sonucunu gelecek haftalarda göreceklerini vurgulayan Macron, bir soru üzerine Trump’ın alüminyum ve çelik ile ilgili aldığı kararın ülkesinde hala tartışıldığını bildirdi.

Yeniden G8 olma ihtimali

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

1998’den 2014’e kadar 8 ülkenin üye olduğu ve G8 olarak bilinen grup, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi nedeniyle gruptan çıkarılmasının ardından G7 olarak anılmaya başlanmıştı. Kanada ile Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD’den oluşan G7, aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomisine sahip yedi ülkenin grubu olarak biliniyor. ABD Başkanı Trump’ın, “Rusya da burada olmalı” açıklamalarının ardından, grubun yeniden G8 olup olmayacağı da merakla bekleniyor.

G7 üyesi birçok ülke, Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna’ya karşı tutumları nedeniyle Rusya’ya karşı yaptırım uyguluyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransa’nın gelecek yıl G7 başkanlığını devraldığı zaman Rusya’nın bu gruba katılıp katılmayacağı ile ilgili soruya, “Bunu yaparız ancak Rusya’nın Minsk Anlaşması’nı yerine getirmesi gerekiyor. Rusya anlaşmayı yerine getirdiği günün ertesi günü dahil olur” yanıtını verdi.

Ek vergi ve misillemeler

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

ABD’nin 1 Haziran’da Avrupa Birliği, Kanada ve Meksika’dan ithal edilen çeliğe yüzde 25 ve alüminyuma yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulamasını yürürlüğe sokması, özellikle Avrupa ile ABD arasında ticaret savaşları başlaması endişesini doğurmuştu. AB bu adıma karşılık olarak bazı ABD mallarına ek gümrük vergisi getirmişti. AB, ilk adım olarak konuyu Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) taşıma kararı almıştı.

Bu adımı ise ‘dengeleme’ olarak adlandırılan ve en erken 20 Haziran sonrasında devreye girecek misilleme önlemleri izleyecek. DTÖ’ye iletilen liste AB’nin, ABD’nin sembol haline gelmiş ihracat kalemlerini hedef alındı. Bourbon viskiler, kot pantolonlar, motosikletler, pirinç, yaban mersini, portakal suyu, fıstık ezmesi, tütün, puro, demir ve çelik konteynerler listede yer alan ürünlerden bazıları. AB’nin hayata geçireceği önlemlerin mali boyutunun karşılıklılık ilkesi çerçevesinde oluşturulması hedefleniyor. Bu da ilk aşamada 2.8 milyar Euro’luk bir seviye anlamına geliyor.

G7’de başlayan ticaret savaşı karşılıklı açıklamalarla sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump yine Twitter’da “Adil ticaret karşılıklı değilse aptal ticaret olur” diye yazdı. Almanya Başbakanı Angela Merkel ise Trump’ın tweet ile kararlarını bildirmesini ‘moral bozucu’ olarak değerlendirdi. Merkel ayrıca “Aldatılmaya izin vermeyiz” dedi.

Medya muharebesi 

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

ABD Başkanı Donald Trump’ın G7 zirvesi sonuç bildirgesini önce imzalayıp sonra vazgeçtiğini açıklaması ve alevlenen ticaret savaşının yankıları sürüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa’dan Amerika’ya yapılan ihracatla Trump tarafından getirilen gümrük vergisi artışını eleştirdi ve buna karışı önlemler aldıklarını söyledi.

Merkel, ARD televizyonunda yayınlanan “Anne Will” adlı programda yaptığı konuşmada, Trump’ın tutumunu eleştirerek, “Aldatılmaya izin vermeyiz. Aksine böyle bir durumda harekete geçeriz” şeklinde konuştu. Trump ise yine Twitter’dan görüş bildirmeye devam etti. Trump, Twitter’da “Düşmanlarımızın ve dostlarımızın artık avantajlı ticaretten faydalanmasına için veremeyiz. Üzgünüz, ABD’li işçileri daha ön plana koyacağız” diye yazdı.

MORAL BOZUCU

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Merkel, ise ABD’nin, Avrupa ülkelerinden ithal ettiği çelik ve alüminyumun yanı sıra Alman otomobillerine de gümrük şartı koyması durumunda, bu ülkeye karşı geniş çaplı önlemler alacaklarını ve diğer Avrupa ülkelerini de yanlarına çekmeye çalışacaklarını söyledi. Trump’ın G-7 zirvesi sonunda yayınlanan ortak bildirgeden çekileceğini bildirmesini de eleştiren Merkel, “Tweet ile bildirilen iptal kararı elbette memnuniyet verici değil ve aynı zamanda bir parça da moral bozucu” dedi.

Eleştirilerin dozunun artırılmasının yine de olayları daha iyi hale getirmeyeceğini ifade eden Merkel, Trump ile görüşmeleri sürdüreceğini ve Brüksel’deki NATO zirvesinde de bu fırsatı bulacağını kaydetti.

1 TEMMUZ’DA DTÖ’DE

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Dünya Ticaret Savaşları 2018

Trump’a karşı şimdiden önlemler aldıklarını ve bunları 1 Temmuz’da Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) ileteceklerini belirten Merkel, Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun da ABD’ye karşı alacağı önlemlerden vazgeçmediğini söyledi. “Hiçbir şey yapmamak, tümüyle şantaja boyun eğdiğimiz şeklinde izlenim yaratılması riskini taşıyor” ifadesini kullanan Merkel, ABD’ye karşı önlemlerin itinayla düşünüldüğünü ve çok fazlasıyla da abartılı olmayacağını kaydetti.

Merkel,  uluslararası alanda faaliyete geçilmeden önce bu tür önlemlerin stratejik etkileri konusunda görüş alışverişinde bulunulmasının faydalı olacağını da kaydetti. Trump’ın tutumunun, Avrupa ülkelerinin, kaderlerini daha sıkı bir şekilde kendi ellerine almaları gerektiğini gösterdiğini de ifade eden Merkel, her ülkenin kendi başına hareket ederek ABD, Çin Halk Cumhuriyeti ya da diğer bir ülkeyle anlaşmaya çalışması durumunda Avrupa’nın dağılacağı uyarısında bulundu.

ADİL OLMAYAN TİCARET APTALDIR

ABD Başkanı Trump ise Singapur yolunda tweetlemeye devam etti. Trump şunları yazdı: “Adil ticaret karşılıklı değilse aptal ticaret olarak adlandırılacak. Bir Kanada açıklamasına göre ABD ile ticaret neredeyse 100 milyar dolar yapıyor. (palavra atıyorlardı, yakalandılar) Aslında minimum 17 milyar dolar bizden süt vergisi yüzde 270 alıyorlar.

Sonra Justin çağrıldığında inciniyorlar. Neden ABD başkanı olarak çiftçilerimizi işçilerimizi vergi mükelleflerimizin bu kadar adil olmayan bedel olmasına rağmen ülkelerin on yıllardır olduğu gibi büyük vergi avantajları yapmalarına izin vermeliyim. Bu Amerika’nın kendi insanları için adil değil. 800 milyar dolarlık ticaret açığı ve ABD’nin NATO’nun tüm harcamaları gerçeğini de ekliyoruz. Bu bir çok ülkenin iddialarını çürütüyor.

AB’nin 151 milyar dolarlık fazlası vardı NATO’ya daha fazla ödeme yapmalı. Almanya’nın GSYH’si yüzde 4 iken yüzde 1’ini NATO’ya veriyordu bunun mantıklı olduğunu düşünüyor musunuz? Avrupa’yı büyük mali kayıplara karşı koruyoruz ve sonra da ticarette haksız yere tavır görüyoruz. Değişim geliyor…” 

PERPA HABERLER   ANA SAYFA   PERPA İLETİŞİM   PERPA

Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov Perpa’da


Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov Perpa’yı Ziyaret Etti. Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve Yönetim Kurulu tarafından Perpa’ya davet edilen Karanikolov, Perpa girişinde Başkan Hasan Sezgin, A ve B Blok Yönetim Kurulu üyeleri, Persiad yönetimi ve iş adamları tarafından karşılandı.

Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov Perpa’yı Ziyaret Etti

Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov Perpa'yı Ziyaret Etti
Bulgaristan Ekonomi Bakanı Emil Karanikolov Perpa’yı Ziyaret Etti. Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin ve Yönetim Kurulu tarafından Perpa’ya davet edilen Karanikolov, Perpa girişinde Başkan Hasan Sezgin, A ve B Blok Yönetim Kurulu üyeleri, Persiad yönetimi ve iş adamları tarafından karşılandı.

Bulgaristan
Karanikolov ve Bulgaristan Türkiye Ticari Konsolosu Toşko Tomov, Bulgaristan Ticaret Ajansı yetkilileri, ticari heyeti kısa bir Perpa turundan sonra Perpa A Blok yönetiminde ağırlandı. Karanikolov ziyaretine Perpalılar tarafından yoğun ilgi gösterildi.

Başkan Hasan Sezgin,
”Perpa Ticaret Merkezi A Blok Kat Malikleri Yöneticiliği olarak, sizleri ağırlamaktan onur duyuyoruz, hoş geldiniz.

Perpa Ticaret Merkezi; Türkiye’nin metropolü İstanbul’un en önemli noktalarından birinde, 108.526 m2’ lik alanda yer almakta ve 4655 iş yerini içinde barındırmaktadır. Ortalama 50 ilin ticaret kapasitesine sahip olan Perpa, global dünya ticaretiyle bütünleşen bir ticaret merkezidir.

Türkiye ve Bulgaristan arasındaki bağ çok uzun bir tarihsel geçmiş ve ortak coğrafyaya dayanmaktadır.  Günümüz küresel ticaretinde coğrafi yakınlık ve komşuluk ilişkileri, ticaret ve yatırım ilişkilerinin temel belirleyicileridir.

Ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yalnızca teoride kalmasına izin vermeden pratiğe geçmesine zemin oluşturmak için çaba sarf ediyoruz.

Perpa Ticaret Merkezi’nde birçok sektörde hizmet veren, alanında öncü firmaların merkezleri ve şubeleri yer almaktadır. Bu çeşitlilik ziyaretçilere piyasa araştırması yapma imkânı verirken, aradıkları ürünü bulmalarında da kolaylık sağlamaktadır.


Daha önce Başkonsolosluk ve Ticari Konsolosluk düzeyindeki görüşmelerimizde dile getirdiğimiz; “Bulgar ve Türk tacirleri Perpa Ticaret Merkezi’ nde bir araya getirme isteğimiz”, bu çerçevede düşünerek hayata geçirmek istediğimiz ve bu anlamda önemli bir adım olarak gördüğümüz bir projedir. Ancak söz konusu etkinliğin DEİK tarafından başka bir mecraya kaydırılmış olmasından da üzüntü duyduğumuzu belirtmek isterim.

Ziyaretinizin, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki mevcut ticari ilişkiler hacminin arttırılmasına, ortak yatırım olanaklarının araştırılması ve geliştirilmesine katkı sağlaması temennisiyle sizlere teşekkür ediyorum,  yeniden hoş geldiniz.” dedi.

Ekonomi Bakanı, Emil Karanikolov, Komşumuz Türkiye ile ticareti yeterli görmediklerini, bunun geliştirilmesi gerektiğini belirterek, ”İki gündür, ekonomi bakanlıkları düzeyinde temaslar kurduk, Perpa’da bulunmaktan dolayı mutluyuz” dedi.

Karanikolov, ”En kısa süre içinde  Bulgar ve Perpalı iş adamlarını Perpa Ticaret merkezi’nde buluşturarak, ticari hacmimizin artması için çaba harcayacağız” dedi.

Daha sonra toplantıya katılan iş adamları kendilerini ve yaptıklar işleri tanıttılar. İş adamlarının önemli bir kesimi Bulgaristan ile ticaret apma, hatta orada üretim yapma isteklerini vurguladılar.

Toplantı sonrası Kanal Ekonomi stüdyosuna geçen Karanikolov, Türkiye ve Bulgaristan’nın ticari ilişkileri üzerine bir demeç verdi.

Bulgaristan ile halen yapmakta olduğunuz bir ticaretiniz varsa ya da, gelecekte ticaret yapmayı düşünüyorsanız konu ile ilgili yöneticiliğimize müracaat edebilirsiniz.

BULGARİSTAN

GSYİH ( Milyon $ ) 55.954 (2017, IMF tahmini)

KBGSYİH ( $ ) 7.924 (2017, IMF tahmini)

Büyüme Oranı ( % ) 3.6% (2017, IMF tahmini)

Nüfus 7.061.000 (2017, IMF tahmini)

Yüzölçümü ( km² ) 111.002

Başkent Sofya

Coğrafi Konum

Karadeniz kıyısında yer alan Bulgaristan, Güneydoğu Avrupa’da Türkiye ile Romanya arasında yer almaktadır. Bulgaristan yaklaşık olarak 110.879 km2’lik bir alana sahiptir. Kıyı şeridi 354 km. olup, komşuları Yunanistan, Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Türkiye’dir. Bulgaristan’da karasal iklim hakimdir. Rila, Pirin, Stara Planina ve Rodopi ülkenin önemli dağları olup, Rila 2,925 m. yüksekliği ile ülkenin en yüksek dağıdır. Ayrıca Bulgaristan ve Balkanların en yüksek tepesi olarak bilinen Musalla Tepesi bu dağ üzerinde bulunmaktadır. Ülkenin en önemli ırmağı Tuna olup; diğer önemli akarsuları Meriç, İskır, Tunca, Yantra ve Struma’dır. Tuna Nehri üzerinde yer alan Srebarna Gölü Silistra Kasabasının 16 km. batısında yer almaktadır. Srebarna Gölü 100’den fazla kuş türünü barındıran önemli bir doğal yaşam alanıdır.

Nüfus ve İstihdam

2014 yılı sonu itibariyle Bulgaristan’ın nüfusu 3.502.015’i erkek ve 3.700.183’ü kadın olmak üzere 7.202.198 kişidir. Şehirlerde nüfusun % 73,1’i, kırsal bölgelerde ise % 26,9’u yaşamaktadır. Bulgaristan’ın nüfusu yaşlı bir nüfustur. En yoğun yaş aralığı 25-69 yaş aralığıdır. Buna karşılık nüfus içerisinde 0-19 yaş aralığının yoğunluğu düşüktür.

Doğal Kaynaklar ve Enerji

Bulgaristan, gayri safi enerji tüketiminin % 61,3’ünü ülke içerisindeki enerji üretiminden sağlamaktadır. Ham petrol ve doğal gaz ithalatında Rusya’ya tam bir bağımlılık söz konusudur. Eurostat metodolojisine göre nükleer enerji yerel kaynak sayılsa da Bulgaristan nükleer yakıtını da Rusya’dan ithal etmektedir. Dolayısıyla, enerji konusunda Rusya’ya büyük bir bağımlılık söz konusudur. Diğer taraftan, Bulgaristan’ın enerji koridorlarının üzerinde bulunması, AB üyesi olarak enerji etkinliği ve çevre konularında bir çok hukuksal yükümlülüğü yerine getirme gerekleri ülkenin enerji jeopolitiğinde etkin rol almasını gerektirmektedir.

Temel Sosyal Göstergeler

Resmi Adı Bulgaristan Cumhuriyeti (Republic Of Bulgaria)
Nüfus 7,6 milyon (2011)
Dil Bulgarca
Din %76 Ortodoks, %10 Müslüman, Diğer Hristiyan %2
Yüz ölçümü 111.002 km2
Başkent (nüfus) Sofya (1,292 milyon)
Başlıca Kentler (nüfus) Filibe (716 bin), Varna (462 bin), Burgas (424 bin), Stara Zagora (371 bin), Blagoevgrad (341 bin), Pleven (312 bin), Pazarcık (311 bin)
Yönetim Şekli Parlamenter Demokrasi
Cumhurbaşkanı Rosan Plevneliev
Başbakan Boiko Borisov
Para Birimi Leva (Lv)

 

 

 

 

Üyesi Olduğu Uluslararası Kuruluşlar

ACCT (Association of Community College Trustees), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İş Birliği), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi), EAPC (Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), EIB (Avrupa Yatırım Bankası), EU (Avrupa Birliği), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICCT (The International Council on Clean Transportation), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), IMSO (International Mobile Satellite Organizaton), Interpol, IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), IPU (Parlementolar Arası Birlik), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITSO (International Telecommunication Satellite Organization) , ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), ITUC (Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu), MIGA (Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı), NATO (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü), NSG (Nuclear Suppliers Group), OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı) (gözlemci), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), SECI (Güney Doğu Avrupa İşbirliği Teşebbüsü), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Birleşmiş Milletler Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMIL (Birleşmiş Milletler Liberya Geçici Yönetimi), UNMIS (Birleşmiş Milletler Sudan Geçici Yönetimi), UNWTO (Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WCO (Dünya Gümrük Örgütü), WEU (Batı Avrupa Konseyi) (ortak üye), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlılk Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTO (Dünya Ticaret Örgütü), ZC (Zangger Komitesi).

Temel Ekonomik Göstergeler

2013a 2014a 2015a 2016a 2017b 2018c
GSYİH (milyar dolar, cari fiyatlarla) 56 57 50 53 58 64
Reel Büyüme Oranı (%) 0.9 1.3 3.6 3.9 3.7 3.4
Kişi Başına GSYİH ($, PPP) 16.702 17.460 18.250 19.498 20.734 22.059
Özel Tüketim Harcamaları (% reel değişiklik) -2.5 2.7 4.5 3.5 4.5 3.6
Kamu Harcamaları (% reel değişiklik) 0.6 0.1 1.4 2.2 2.9 1.0
Gayrisafi Sabit Yatırımlar (% reel değişiklik) 0.3 3.4 2.7 -6.6 3.5 6.0
İşsizlik Oranı (%, ort.) 11.3 11.2 10.1 8.7 7.3 6.9
Enflasyon Oranı (%, yıl sonu) -1.6 -0.9 -0.3 0.1 2.1 2.3
Kredi Faiz Oranı (%, ort.) 9.1 8.3 7.5 6.4 5.6 6.3
Leva:€ (yıl sonu) 1.96 1.96 1.96 1.96 1.96 1.96
İhracat (fob, milyar dolar) 28 28 24 25 28 31
İthalat (fob, milyar dolar) -32 -32 -27 -27 -30 -34
Bütçe Açığı (% GSYİH) -1.8 -3.6 -2.8 1.6 -1.4 -0.7
Kamu Borçları (% GSYİH) 17.0 27 26 29 28 27

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PERPA HABERLERİ    PERPA FAALİYETLERİ   PERPA TİCARET MERKEZİ

İran Ticari Ataşesi Perpa’ya Geliyor

İran Ticari Ataşesi Perpa’ya Geliyor

İran Ticari Ataşesi Perpa’ya Geliyor

 

İran Ticari Ateşesi Perpa'ya Geliyor

İran Ticari Ateşesi Perpa’ya Geliyor

Perpa Dış Ticaret Buluşmaları başlıyor.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği, YAPDER, Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği, PERSİAD, PERPA A ve B Blok yönetimlerinin katkılarıyla organize edilen “Dış Ticaret Buluşmaları”nın ilki İran ile başlıyor.

İran Perpa'da

30 Kasım 2017 Perşembe günü, saat 14:00’de Perpa Ticaret Merkezi 13. Kat B Blok Toplantı Saonu’nda yapılacak etkinliğe, İran Ticaret Ataşesi Mahmoud Ahmedi, İranlı İş Adamları Dernek Başkanı Mehdi Culazade konuşmacı olarak katılacaklar.

Etkinlikte İran ile nasıl ticaret yaparız, Hangi ürünleri ithal edebiliriz, hangi ürünleri ihraç edebiliriz sorularına yanıt aranacak.

Etkinliğe katılım ücretsiz olup tüm Perpalılar davetlidir.

İletişim için 0212 222 38 13 nolu telefondan Persiad’ı arayabilirsiniz.

 

Koreli İhracatçılar İstanbul’da

Koreli İhracatçılar İstanbul’da

 

Koreli İhracatçılar İstanbul'da

Koreli İhracatçılar İstanbul’da

Kore Tarım ve Gıda ihracatçıları Toplantısı Türk Alıcılarını Ağırlıyor.

 

aT center doğrudan Kore Hükümeti’ne bağlı, kar amacı olmayan bir devlet kurumudur.

8 Eylül 2017 Cuma günü aşağıda listelenmiş olan Kore firmaları, ithalatçı Türk firmaları ile iş görüşmeleri yapmak üzere Istanbul’da olacaklardır.

Görüşmeler Taksim Grand Hyatt İstanbul Otel’de yapılacaktır. katılım ve tercümanlık hizmetleri ücretsizdir.

Görüşmeler randevuludur.

Saat 12-13 arasında otein restoranında öğle yemeği ücretsiz olacaktır. Saat 13-17 arasında görüşmeler yapılacaktır.

Görüşmek istediğiniz firma veya firmaları işaretleyin ve formu doldurarak bize iletiniz.

 

FİRMA BİLGİLERİ

FİRMA ADI                                   :…………………………………………………………………………………………….

YETKİLİ ADI & ÜNVANI                 :………………………………………………………………………………………………………………..

TELEFON & FAKS NO                :…………………………………………………………………………………………………….

WEB SAYFASI – E-MAIL              :……………………………………………………………………………………………..

ADRES                                         :………………………………………………………………………………………………

KURULUŞ TARİH İ                      :………………              ÇALIŞAN SAYISI:…………..

FAALİYET ALANINIZ:  İMALAT  ◻  İTHALAT  ◻  İHRACAT  ◻  TEMSİLCİLİK  ◻  TOPTAN  ◻  PERAKENDE  ◻

İTHALAT YAPTIĞINIZ ÜLKELER : …………………………………………

İTHAL ÜRÜNLERİNİZ                   :………………………………………….

 

Tarih : 8 Eylül 2017

Saat : 12:00-17:00

Yer : Taksim Grand Hyatt Hotel

İletişim : K-Business       Kwang Hee Park (Can Park)

Tel : +90 539 867 50 92  Email : korelican@gmail.com

PERPA HABERLERİ   PERPA TİCARET MERKEZİ