Çocuk istismarı Perpa’da Protesto Edildi

Son dönemlerde iyice yaygınlaşan Çocuk İstismarı, kadına yönelik şiddet Perpalı kadınlar tarafından protesto edildi.

Çocuk istismarı

Çocuk istismarı

Çocuk istismarı Perpa’da Protesto Edildi

Son dönemlerde iyice yaygınlaşan Çocuk İstismarı, kadına yönelik şiddet Perpalı kadınlar tarafından protesto edildi. 10 Temmuz 2018 Salı günü saat 12:30’da Perpa 8. kat Atatürk büstü önünde toplanan Perpalılar, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddete karşı bir dakikalık saygı duruşunda bulundular.

Saygı duruşunun ardından Perpalı kadınlar basın açıklamalarını okudular. Basın açıklamasının ardından Çocuk istismarı temalı dövizlerle Perpa içinde yürüyüş yapıldı. Yürüyüş boyunca, ” Çocuk susar, Sen susma!! sloganları atıldı.

Etkinlik, yürüyüşün ardından kadına ve çocuğa şiddete , istismara hayır sloganları ile bitirildi.

Perpalı kadınların Çocuk ve Kadın İstismarlarına dur de eylemi Perpalılar tarafından alkışlarla desteklendi.

Perpalı Kadınların Çocuk İstismarı Basın Açıklaması

1- Sayın Perpa A ve B Blok yönetimlerine, müdürlerine, amirlerine ve tüm Perpalılara katılım ve desteklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.

2-Çocuk İstismarına ve kadına şiddete karşı artık dur demek adına sizleri saygı duruşuna çağırıyoruz.

3-Çocuk katillerinin ve istismarcılarının en ağır ve en şiddetli ölçüde cezalandırılması kaçınılmaz bir adalet ihtiyacı, ihmal edilemeyecek insanlık ve şeref görevidir.

Çocuğunu insanlık dışı bir fiil ile kaybetmiş; Anne ve babaya sormalı katilin sonu nasıl olmalı diye, mazlumun yüreğini serinletmeyen karar, zalime verilen en büyük mükafattır.

Kız olsun erkek olsun küçük çocuklarımızı polis geliyor, seni polise vereceğim götürsün ağlama, bağırma diyerek korkutmayın. Korkutmayın ki kaybolduğunu anladığında, anne ve babasını bulamadığında hemen gözleri polisi arasın.

Bilsin polisi, üniformalıyı, gözleri polis araçlarını arasın ki seni annene götüreceğim diyen sütü bozuk kansız şeref yoksunlarına muhtaç kalıp ardı sıra gitmesin.

Çocuk İstismarı dünyada en büyük sorunların başıda gelen ve devamlı kanayan bir yaradır.

Pedofili diye süslenmiş kelimelere gerek yoktur. bunlar katildir, küçücük bedenlere dokunan gözleri dönmüş cani ve tecavüzcülerdir.

4-Bu ülkenin vicdanlı bir vatandaşı isen çocukların sesi olmaya mecbursun. Çocuk susar, sen susma.

Çocuk istismarı üzerine okuyabileceğiniz bir kaç yazı

Çocuk istismarı: Cinsel İstismar, Fiziksel İstismar, Duygusal İstismar ve İhmal Çocuğu Nasıl Etkiler

İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çeşitleri; taciz, tecavüz, ensest, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, potansiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir.?

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarına Göz Yummayın!

“ İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çeşitleri; taciz, tecavüz, ensest, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, potansiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir.”

Son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmaktadır. İngiltere’de haftada dört, ABD’de ise günde üç çocuk, çocuk istismarı ve ihmali nedeniyle ölmekte, 4 yaş altında her bin çocuktan biri fiziksel istismara uğramaktadır. Çocuk istismarı oranı dünyada %1 ila % 10 arasında değişirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise % 9 oranında olduğu bulunmuştur. İstismara maruz kalan çocukların %70’i 2-10 yaş arasındadır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı yinelenebilirliği, çocuğa genellikle en yakınları tarafından yapılıyor olması nedeniyle tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma olarak nitelendirilmektedir. Çocuk istismarı sebeplerinin arasında aile içi şiddet ve mutsuz evlilik, sosyoekonomik durumun düşük olması, üvey anne baba, geleneksel aile yapısında fiziksel cezanın kabulü gibi nedenleri sıralanabilir. Anne-babalarda ilaç veya alkol bağımlılığı ile psikotik sorunların varlığı ise istismar riskini artırmaktadır. İstismarcı anne-babalar genellikle kendi kişisel memnuniyetini çocuğununkinden üstün tutan, çocuğu gereksinimlerini karşılayacak bir araç yerine koyan, çocukla ilgili gerçekçi olmayan beklentileri olan, katı, duygularını kontrol edemeyen kişilik yapısındadır.

WHO (World Health Organisation-Dünya Sağlık Örgütü), çocuk istismarını “bir yetişkin veya devlet tarafından  bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışlar” olarak tanımlamaktadır. Çocuk istismarı; ihmal, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere dört grupta sınıflanmaktadır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocuk İhmali

Çocuk ihmali; çocuğun beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi gibi temel gereksinimlerini çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından karşılanmaması sonucu, çocuğun gelişiminin en üst düzeyde gerçekleşmesinin engellenmesi olarak tanımlanmaktadır.

İhmal, anlaşılması ve teşhis edilmesi oldukça zor olan bir kavramdır. İstismar ve ihmali birbirinden ayıran en önemli nokta, istismarın aktif, ihmalin ise pasif bir durum olmasıdır. Fiziksel istismara göre daha az dramatik olmakla birlikte çocukta yarattığı hasar benzerdir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Duygusal İstismar

UNICEF, duygusal istismarı ve ihmali; çocuğun nitelik, kapasite ve arzularının sürekli kötülenmesi, çocuğun sürekli olarak insanüstü güçlerle, sosyal açıdan ağır zararlar verme ya da terk etme ile tehdit edilmesi, çocuktan yaşına ve gücüne uygun olmayan taleplerde bulunulması ve çocuğun, topluma aykırı düşen çocuk bakım yöntemleri ile yetiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Duygusal istismar çok sık gerçekleşmesine rağmen fiziksel ve cinsel istismar gibi somut bulguları olmadığı için en zor tanınanıdır. Duygusal istismar tek başına görülebildiği gibi fiziksel ve cinsel istismarla birlikte de görülmektedir.

Duygusal istismarın izleri yaşam boyunca kendini gösterebilmektedir. Anne ve babası tarafından sürekli eleştirilen, aşağılanan, sevgi ve ilgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan çocuklar, pasif kişilik özelliklerine sahip, kendine güveni olmayan ve antisosyal davranışlar gösteren kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bu çocuklarda normal zihinsel kapasite olmasına rağmen, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlar görülmektedir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Fiziksel istismar

Fiziksel istismar, çocuğun anne babası ya da bakımından sorumlu başka kişi tarafından sağlığına zarar verecek biçimde fiziksel yaralanması ya da yaralanma riski taşımasıdır. Genel olarak fiziksel istismar, çocuğun kaza dışı nedenlerle yaralanması olarak bilinmektedir.

Avrupa ve Asya’ da 9-17 yaşlar arasındaki her 10 çocuktan 6’sının; Türkiye’de ise 7- 14 yaş grubundaki çocukların yaklaşık %40’nın yanlış bir şey yaptıkları zaman anne-babaları tarafından dayak yedikleri saptanmıştır. Türkiye’de sekiz ilde yapılan bir araştırmada ise çocukların istismara uğrama oranı %33; tokat atma, kulak ve saç çekme oranı %25; sopa ile dövme oranı %14 olarak bulunmuştur.

Aile içi şiddetle karşılaşan çocuklarda davranış bozuklukları, gelişmede gecikme sık görülmektedir. Ayrıca bu çocukların geleceğin istismarcıları olma olasılığı daha fazladır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Cinsel İstismar:

Çocuklarda cinsel istismarın yaygınlığı ABD’de 1.3/1,000; Türkiye’ de ise %1,4’dür. Ülkemizde kadınların %20’sinin, tüm erkelerin % 7’sinin çocukluğunda en az bir kez cinsel istismara maruz kaldığı, kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla 3 kat fazla cinsel istismara maruz kaldığı saptanmıştır.

Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar oral-genital, anal, genital veya oral temas ile olabileceği gibi, teşhircilik, röntgencilik ve çocuğu pornografide kullanmak şeklinde de olabilir. Çocuk pornografisi gibi çocuğa yönelik organize cinsel saldırılar giderek yaygınlaşmakta; yasadışı olmasına rağmen internetin de etkisi ile çocuk pornografisi yaygın bir pazara ve yüklü bir ciroya sahip olduğu bilinmektedir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

“Cinsel istismar” ile “cinsel oyunlar”ı birbirine karıştırmamak gerekir. Aynı gelişimsel düzeydeki çocukların birbirlerinin genital organlarına bakması veya ellemesi, ilişki olmadıkça normal olarak kabul edilir ve sağlıklı bir çocuğun kendi bedenini ve karşı cinsi tanıma, ayırt etme aşamasıdır. Bu tür merakların oyunlarla giderilmesi sağlıklı ve güvenlidir.

Çocuğa yönelik cinsel istismarının çocuk üzerinde en fazla etki bırakanı istismarın aile bireyleri veya akrabaları tarafından çocuğun tanıdığı bir yerde gerçekleştirilen ensest durumlardır. Ensest, ana-baba otoritesine sahip bir erişkin ile bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kan bağı değil, erişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Mor Çatı Derneği’ne başvuran 538 kişinin % 35’inin cinsel şiddete uğradığını, cinsel şiddette uğrayanların % 26’sının ise ensest mağduru olduğu bildirilmiştir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Cinsel istismarın sık görüldüğü aileler genel olarak işlevselliği bozuk aileler olarak tanımlanmakta ve bu ailelerde olaya yol açtığı düşünülen çeşitli patolojiler bulunmaktadır.

– Baskın ve koşulsuz söz tutma isteyen ana baba modeli: En sık gözlenen katı babanın güç ve kararlarda baskın olduğu aile modelidir. Aile sistemi kapalıdır. Babaların bir kısmı güç ve kontrol sağlamak için şiddete başvurmaktadır.

– Cinsel sorunlar: Cinsel istismarın gözlendiği ailelerde, ana babalarda cinsel sorunlar daha sıktır.

– Sosyal izolasyon: Bu ana babaların çoğunda aile dışı sosyal ilişkilerde kısıtlılık ve zorlanma vardır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

– Rol çatışması: Cinsel istismar uygulanan ailelerde rol çatışmalarına sık rastlanır. Anne genellikle eşlik ve ev kadınlığı rollerini kızına bırakmaktadır, baba da bakım vermeyi ensest yoluyla yapmaktadır.

– Alkol ve madde kötüye kullanımı.

– Yadsıma: Aile üyelerinde en sık kullanılan savunmadır. Baba, olayı “seks eğitimi” olarak savunabilir, anne ise kocası ile ilişkisini bozabileceği için reddedip görmezlikten gelebilir. Çocuk utanma ve suçluluk duygularını bastırmak ve aile düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla durumu yadsıyabilir.

Cinsel istismar toplumda sık rastlanan bir durum olmasına karşın, çoğunlukla gizli kalmakta, en çok yüzde 5-10’u ortaya çıkmaktadır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocukların sessiz kalmasının nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

– Kendilerinin inanılmayacaklarını düşünürler.

– Başlarının belaya gireceğinden korkarlar.

– İstismarcının tehdidinden korkarlar.

– İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler (mağdurun ve ailesinin kötü algılanması olasılığı).

– Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.

– Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.

– Arkadaşları tarafından dışlanacağından korkabilirler. Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkabilirler.

– Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.

– Gammaz olarak adlandırılmak istemezler.

– İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmamaları gerektiği söylenmiş olabilir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocukluk çağı cinsel istismar çoğu zaman kimseye söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir zamanla bunun bir suç, kendi işlediği bir günah olduğunu düşünür, suçlu hisseder ve utanç duyar.

Cinsel istismar sonrası en sık görülen ruhsal rahatsızlıklar olarak travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, aşırı kaygı, panik, fobiler, unutkanlık, duyarsızlık, güven kaybı, benlik saygısında ciddi hasar, utanç, uykusuzluk, organik bir temeli olmayan dirençli ağrılar bayılma ve madde-alkol kullanmaya başlama veya miktarını arttırma, intihar girişimi, kendine zarar verme davranışı gibi sıralanabilir. Yetişkinlikte ise cinsellikten kaçınma, iğrenme ve cinsel isteğin ve ilginin azalması gibi cinsel sorunlar ortaya çıkmakta ve cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduğu da bildirilmektedir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Sonuç olarak çocuk istismarı ve ihmali bir halk sağlığı sorunudur. Eğitimsiz ailelerin %40’ı çocuklarını istismar ederken, eğitim düzeyi yüksek ailelerde bu oran %17’dir. İstismar ve ihmal, eğitim seviyesi azaldıkça artış gösteren kavram olduğu için aile merkezli destek programlarına, eğitime verilen önemin ve bilincin artırılması, çocuğun topluma kazandırılması, konu ile ilgili gerekli ve aynı zamanda caydırıcı olacak nitelikte yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra cinsel istismarın bir cinsellik değil saldırganlık olduğu bilgisi yaygınlaştırılmalı, cinsel istismar konusunda toplumsal duyarlılık artırılmalı ve bu konu medya, görsel ve yazılı basında “çocuklardan cinsel haz almaya karşı çıkılmalıdır.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

İstismara uğramış bir çocuğa yaklaşımda en önemli noktalardan birisi çocuğun daha fazla zarar görmesini önlemektir. Çevrenizdeki bir çocuğun istismara maruz kaldığından şüphe ettiğinizde gerekli yerlere başvurun ve bu istismara göz yummayın. Unutmayın bu olaylar hemen yanı başımızda olmakta ve göz yummak geleceğin ruh sağlığı bozuk bireylerinin hatta geleceğin çocuk istismarcılarının yetişmesine neden olmaktadır. Herkes bu konuda duyarlı ve uyanık olmalıdır.

Çevrenizdeki bir çocuğun istismarını önlemeniz dileğiyle,

Sevil Yavuz 

Pedagog

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

İdam istismarı önlemez aksine örtbas edebilir

İdam hiçbir suçla ilgili çözüm olmadığı gibi caydırıcı da değil. İdamın tartışılması suçun işlenmesinden çok, bildirilmesini caydırabilir. Çocuğa istismarın, başkaları tarafından örtbas edilmesini teşvik edebilir

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Koray Başar, bu haftaki Pazartesi Söyleşisi’nin konuğu oldu. Son dönemde gündemde sıkça yer alan çocuk istismarı vakalarına ilişkin sorularımızı yanıtlayan Başar, bu vakalardaki toplumsal sorumluluğa dikkat çekiyor.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Son dönemde çocuk istismarı beraberinde kaçırma ve/veya öldürme vakaları gündeme oturmuş durumda. Öncelikle sizin, çocuk istismarının artışındaki nedenlerine ilişkin çıkarımlarınız ne yönde?

Çocuklara yönelik cinsel şiddetin son günlerde yaşananlarla gündeme gelmesi bu durumun yaygınlaştığı izlenimi veriyor ancak yaygınlıkla ilgili bir değişiklik olup olmadığın söylemek güç. Birçok ülkede yapılan çalışmaların ortak sonucuna göre çocuk istismarlarının onda biri cinsel istismar. Yine araştırmalar, on sekiz yaşından önce cinsel istismara maruz kalmayı erkeklerde yüzde 8, kadınların yüzde 19 gibi yüksek oranlarda bildiriyor.

Bu alanda yapılan çalışmalar on olaydan sadece birinin bir uzmana bildirildiğine işaret ediyor. Tüm çalışmalar kadınların daha çok mağdur olduğuna da işaret ediyor; ancak uzmanlar erkeklerle ilgili oranın, bildirimin daha güç olması nedeniyle, gerçekleşenin çok daha altında olduğunda hemfikir.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Çocuğa ya da erişkine yönelik cinsel şiddete zemin hazırlayan etkenlerin ortak noktasında ne var?

Bu etkenler çok çeşitli. Ancak alanda çalışanların ortaklaştığı kanaat cinsel istekle, cinsel dürtüyle açıklanmasının dar görüşlülük olduğu. Sadece buna indirgenmesi, sadece cinsel istekle ilişkili görülmesi cinsel şiddetle mücadele önünde büyük bir engel. Cinsel şiddet konusunda en temel belirleyen bireysel özellikler değil. Daha açık ifade edeyim, cinsel şiddetin gelişmesinin de, sürmesinin de, açığa çıktığında cezasız kalmasının da sorumlusu toplumda egemen olan cinsiyet ideolojisi: erkeklik ve erkekliğe imtiyaz, üstünlük tanıyan toplumsal düzen.

Şiddetle iktidar birbirinden ayrı düşünülmesi güç iki kavram. Cinsel şiddete zemin hazırlayan en önemli etken, kimilerinin güç, iktidar sahibi olduğu ve bunu diğerleri üzerinde serbestçe sergilemesinin meşru kılındığı bir ortam. Bu cümlede kimileri dediğim yere erkek koyarsanız, erkeğin, toplumsal erkekliğin sorgulanmaksızın iktidarda olduğu bir toplum düzeninde cinsel şiddet de diğer şiddet türleri de kaçınılmaz ve yaygın olması anlaşılır. Toplumsal erkeğin tek, evrensel, normal kılındığı bir ideolojiden bu toplumda mağdur olmayan kimse yok.

Çocuk İstismarı

Çocuk İstismarı

Bildiğimiz kadarıyla istismarcılar genelde ailenin yakınındaki kişiler oluyor, akraba vs. Bu kişiler kendini nasıl gizliyor ve çocukla nasıl bir ilişki kuruyor?

Çocuğa yönelik cinsel şiddetin önemli bir bölümü, yaklaşık üçte biri, aile içinde yaşanıyor. Tamamen yabancıların fail olması olayların onda birinden azını oluşturuyor. Aile üyesi değilse de yakın çevreden, güvenilir olduğu kabul edilen kişilerden kaynaklanan cinsel şiddet en yaygın karşılaşılan durum. Biraz önce değindiğim toplumsal yapı ve egemen ideoloji sorunun bu önemli boyutunun görünmez kılınmasını sağlıyor. Erişkinden farklı olarak çocuğa yönelik cinsel istismar daha az oranda fiziksel şiddet içeriyor. Daha çok çocuğun güvenini kazanmaya yönelik girişimlerle, adım adım ilerleyen bir yakınlaşma, çocuğun başta yakınlık olarak değerlendireceği bir iletişim seçiliyor. İlişki kademeli olarak cinsel nitelik kazanıyor. Yine erişkinde gördüğümüzden çok daha süreğen, haftalar, bazen yıllar süren bir durumdan, sıklıkla yinelemelerle şiddeti artan bir olaydan bahsediyoruz.

Çocuğa yönelik cinsel istismarı görülmez, gizli kalmasını sıklıkla mümkün kılan nedir?

Çocuğun ve çevresinin bu davranışı nasıl kavradığı. Fail çocuk bu durumdan rahatsızlık duyduğunu belli ettiğinde, bunu kendisinin de dahil olduğu bir suç, ayıp olarak yansıtabilir çocuğa. Cinsellik ve hakları konusunda bilgisi olmayan bir çocuğun, kendisinin masum olmadığını düşünmesi, olay açığa çıkarsa masum görülmeyeceği, suçlanacağına inanması gizli tutmasının en önemli nedenlerinden. Böyle cinsel şiddet durumlarında mağduru açık ya da gizli şekilde suçlu gören, böyle şiddet olaylarında mağdurun kim olduğu, nasıl davrandığıyla ilgili etkenlerin önemini vurgulayan toplumsal tutum çocukları gizlemeye itmektedir. Dahası toplumun mağduru suçlayan, onun davranışlarının mağdur olmasına neden olduğuna, bu nedenle seçildiğini ima eden tutumu bu olaylarda yaşanılan ruhsal zorlukların önemli bir bileşenidir. Yani çocuğa yönelik cinsel suçların gizli kalmasında toplum failin suç ortağıdır.

Ailelerin çocuk istismarına karşı, çocuklarını eğitme konusunda bilinçli olduğunu düşünüyor musunuz ? Kendileri bilinçli mi?

Ailelerin toplumun genelinin dışında bilinç sahibi olması, eğitim vermesi de, benim öyle olduklarını savunmam da güç. Sadece ailelerin bilinçlendirilmesi de yeterli değil. Sürekli ailelerin nelere dikkat etmesi gerektiği konuşuluyor ve bu önemli. Ancak çocuğun cinselliğin ne olduğu, ne olmadığıyla, kendini neye karşı nasıl koruyacağıyla, bir istismarla karşılaştığında sorunlu ve suçlu olanın kendisi olmadığıyla, bunu birilerine aktardığında suçlanmayacağı, sorunun çözülebileceğiyle ilgili bilgi sahibi olması asıl önleyici tedbirdir. Tüm bu söylediklerimi çocuğa aktarmaya cinsel eğitim denir. Bu eğitimi vermeyi ailelere bırakmak, sorun yaşandığında aileleri sorumlu tutmak kolaya kaçmaktır. Türk Tabipleri Birliği’nin geçen gün yaptığı açıklamada vurgulandığı şekilde, bu bilinci kazandırmak toplumun sorumluluğudur. Cinsel eğitim devletin sorumlu olduğu, kişilerin en doğal haklarından olan eğitimin konusudur. Bu konuda uzmanlığı olan meslek gruplarıyla işbirliği içinde düzenlemelere gidilmesi, çözümün en önemli adımlarındandır.

Cinselliğin tabu olup giderek daha az konuşulur hale gelmesi, bu vakalarda nasıl bir etki yaratıyor?

Genel olarak cinselliğin daha az konuşulabilir hale getirilmesi, son günlerde kimilerince öne sürüldüğünün aksine cinsel istismara zemin hazırlıyor. Çocuğun, kadının hakları konusunda çekingen adımlar atılması, aksine çocuk ve ergen yaşta evlilik gibi aksi yönde ilerlemelere kapı açmak cinsel istismarla mücadeleyi zayıflatmaktadır. Toplumda yaygın görülen, meşru kabul edilenin dışında cinsiyet ifadesi olanlar cinsel şiddete daha sık maruz kalmaktadır. Bu yıllardır yapılan çok sayıda araştırmanın ortak bulgusudur. Dolayısıyla, kamuoyunda lezbiyen, gey, biseksüel, trans (LGBT) olmayı olumsuzluk, hastalık, sapkınlık gibi gösterdiğinizde, bu çocukların maruz kaldığı cinsel şiddeti meşru ve kendi kabahatleri gibi gösteriyorsunuz. Bunun aksine onur yürüyüşü yapmalarına, görünür hale gelmelerine izin verdiğinizde, haklarını desteklediğinizde cinsel şiddete karşı tedbir almış olursunuz. LGBT cinsel şiddetin faili değil, hedefidir. Sonuç olarak bu sorunun çözümü, ailede de, toplumda da, cinselliğin üstü örtülerek sağlanamaz. Dediğim gibi, cinsel suç ya da cinsel şiddet cinsellikle değil şiddetle ilgilidir. Toplumda şiddetin yaygınlaşması, şiddetin meşru görülmesiyle ilgili eğilim, beraberinde cinsellikle ilgili suçlarda da artışı getirecektir. Dolayısıyla çözümü bireysel tedbirlerde aramak gerçekçi değil.

İdam tartışmaları gündemde. İdam bu işi nereye götürür?

İdam hiçbir suçla ilgili çözüm değil. Cinsel suçlarla birlikte anılması da büyük bir talihsizlik. İdamın geçerli olduğu, uygulandığı ülkeler ve diğerleri, uygulandığı ve uygulanmadığı dönemler arasında defalarca yapılmış çok sayıda karşılaştırmanın ortak bulgusu: İdam caydırıcı değil. Dahası cezanın arttırılması tek başına caydırıcı değil. İdam devlet eliyle, toplum adına işlenen cinayettir. Ayrıca çocukların cinsel istismarı bildirmeyle ilgili güçlüklerden önemli biri, sıklıkla failin aile üyesi veya yakını olmasıdır. Cezaların arttırılması veya idamın tartışılması suçun işlenmesinden çok, bildirilmesini caydırabilir. Çocuğun yakınlarına bildirdiği istismarın, başkaları tarafından örtbas edilmesini teşvik edebilir.

Hadım istismarı engellemez

Hadım?

Kamuoyunda ‘hadım’ ya da ‘kastrasyon’ diye anılan önerinin dayandığı varsayım bu suçların belirmesine ve yinelemesine cinsel motivasyonun neden olduğudur. Cinsel istek olmadığında ya da hormonların etkisiyle sertleşme gerçekleşmediğinde suçun yinelemeyeceği sanılmaktadır. Oysa cinsellikle ilgili suçlar üzerine yapılan araştırmalar, bu suçların önemli bölümünde cinsel davranışların suçun esas öğesi olmaktan ziyade şiddet ve iktidar ifadesinin bir aracı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla çözümü failin cinsel isteğini, cinsel dürtüsünü azaltmakta aramak yanıltıcıdır. Bu suçlar cinsel dürtülerle işlenmediği gibi, cinsel eylemler penisle sınırlı değildir. Bu öneriyle ilgili önemli bir sakınca, cinsel istismar sorunu toplumsal arka planından bağımsız, bireysel bir konu gibi ele almaktır. Dahası suçla hastalık kavramlarının iç içe geçmesine neden olarak hedefin şaşmasına, yersiz bir şekilde ruhsal bozukluğu olanların damgalanmasına yol açmasıdır.

Türkiye Psikiyatri Derneği’nin bu konuda ne tür çalışmaları var?

Türkiye Psikiyatri Derneği ve pek çok sivil toplum kuruluşu uyarıda bulunmaktadır. Derneğimizin başvurusu üzerine önceki yönetmelikle ilgili yürütmeyi durdurma kararı alınmış, bazı önerilerin dikkate alındığını düşündüren kanun taslağı Meclis’e yeniden sunulmuştur. Yeni taslakla da ilgili ciddi sorunlar olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Psikiyatri Derneği’nin geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamasındaki çağrımızı yinelemek isterim. Çocuğa yönelik cinsel şiddet ile ilgili gerçekçi çözüm yöntemlerinin değerlendirilebilmesi için Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ruh sağlığı alanında çalışan bütün kurumlar bir araya gelerek ortak çalışmalar yapmalıdır.

MELTEM YILMAZ / Birgün

Çocuk İstismarı üzerine okuyabileceğiniz detaylı bir külliyat

PERPA HABERLER    PERPA FAALİYETLER     PERPA İLETİŞİM   PERPA ANA SAYFA

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir