Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 2019

Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 2019

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Konstantin, savaş hedefini ‘Ankara’ya diye ilan etmiş ve İngiliz irtibat subaylarını daha şimdiden, Mustafa Kemal’in şehrinde vereceği zafer yemeğine çağırmıştı.

Atina basını, bu istilanın, Büyük İskender’in seferlerine benzediğinden dem vuruyordu. Yunan orduları, bir kez daha, onun yaptığı gibi, ‘Gordion’ düğümünü kesecek ve böylece Asya’da bir imparatorluk kuracaklardı. Gordion tam ilerleyecekleri hat üzerindeydi.

Gordion’un Düğümü

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Ancak, Profesör Toynbee’nin söylediği gibi, unuttukları bir şey vardı. İskender, eninde sonunda, kahinin şartını yerine getirememiş, düğümü çözemeyerek kesmek zorunda kalmıştı. Böylece, şimdi Konstantin’in heveslendiği işi, Batı Anadolu’yu krallığına katmak işini başaramamıştı.

Yunan Ordusunu iki ayrı kurmay yönetiyordu. Biri Kralın, Öteki de General Papulas’ın Genelkurmayı. Genelkurmaydaki subaylardan bazıları, Eskişehir’de mevziye girip, Türkleri bir karşı saldırıya zorlamayı daha uygun görüyorlardı.

Ancak Kralın isteği daha üstün çıkmıştı.

Yunan Orduları Ankara Önlerinde

Atatürk'e Saygılarımızla

Atatürk’e Saygılarımızla

Yunan Orduları on gün süreyle, karşılarında bir tek düşman görmeden, sonsuz bir bozkırda, alışık oldukları deniz kıyılarından ve yumuşak vadilerden gittikçe uzaklaşıyorlardı.

Havanın kuraklığı, sıcaklığı, bundan önce gördükleri dondan da, kar fırtınalarından da daha kötüydü. Fena halde susuzluk çekiyorlardı. Modern kamyonları, arızalı yollarda parçalanıyor, eşyalarını öküz arabalarıyla, develerle taşımak zorunda kalıyorlardı.

Çarpışmalarda esir düştükleri zaman, ilk işleri, Türklerden ekmek dilenmek oldu. Çıplak ve yaban arazide Sakarya’ya doğru ilerlerken askerlerin nefesi tozdan tıkanıyor, çoğu da yaylanın amansız sıtmasına tutulup saf dışı kalıyordu.

Anadolu yaylasını yararak Karadeniz’e dökülen üç büyük nehirden biri olan Sakarya Ankara önünde bir dirsek çizip tekrar batıya doğru yolunu izlemeye devam eder.

Mustafa Kemal’in Ordusu

Mustafa Kemal'in Ordusu

Mustafa Kemal’in Ordusu

Mustafa Kemal ve Ordusu, Yunanları burada, ovanın sivri kayalıklarla kesilmiş çıplak ve yaban bir kesiminde bekliyorlardı. Cepheleri güneyde ve kuzeyde iki ırmağa dayanıyor, nehrin kendisi de merkezlerini koruyordu.

Sakarya iki kıyısı iki köprü ile birbirine bağlanmıştı. Türklerin savunma durumu genel olarak iyi sayılırdı.

Mustafa Kemal’in karargahı, bütün bölgeyi görebilen Alagöz Tepesi’nde kurulmuştu. Burası inşaatı yarım kalmış kerpiç bir evdi. Direklerinden örümcek ağları sarkıyordu.

Mustafa Kemal, Osmanlı ordusundan istifasından beri askeri rütbe işaretlerini çıkarmış, Meclis de kendisine bir rütbe vermemiş olduğu için sırtında sadece bir er üniforması vardı.

Kırık kaburga kemiği hala sarılı olduğundan savaşı, at sırtında yönetemiyor, trenden sökülüp getirilmiş bir koltukta oturarak idare ediyordu.

Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi, Ankara’ya yaklaşmış görünüyordu. Türk ordusu da Sakaryanın doğusunda bu canavarın Ankara’yı yutmasına mani olmaya çalışıyordu.

Bon voyage, Messieurs

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Halide Edip, Mustafa Kemal’e soruyor; Eğer düşman Ankara’ya bizden önce gider de bizi geride bırakırsa ne yapacaksınız?

Mustafa Kemal; ‘Bon voyage, Messieurs’ ( İyi Yolculuklar) derim. Arkalarından vurarak onları Anadolu’nun bozkırında mahvederim.

Savaş, tam yirmi iki gün, yirmi iki gece sürdü. Bu belkide dünyanın en uzun savaşıydı.

Vahşi ve öldürücü bir çarpışmaydı bu. Türk mevzileri bir kısım tepe üzerinde kurulmuştu. Yunanlar bunlara birbiri arkasına hücum edip almak zorundaydılar.

Oysa Türk piyadesinin çok iyi başardığı, inatçı bir savunma ile karşılaşıyorlardı. Türkler bazı tepeleri tutuyor bazılarını kaybediyorlardı.  Ardarda gelen saldırılar Türk birliklerinde insan kaybına neden oluyordu.

Türkler, Yunanların sayı üstünlüğünü gözönünde tutarak kuvvetlerini idareli kullanmak zorundaydılar. Burada Gelibolu’da olduğu gibi yeni silahlanmış binlerce yedek yoktu.

Mustafa Kemal, elindeki kuvvetlerin durumunu, başındaki komutanın ne kıratta bir adam olduğunu en ince ayrıntılarına kadar ezbere bilirdi. Savaş raporlarını okurken en ufak bir yanlış bile gözünden kaçmazdı.

Mustafa Kemal, düşman kuvvetini de kendi birlikleri kadar yakından inceliyordu.  Bir istihbarat raporunda Yunanların çok kuvvetli bir yığınak yaptığı, o mevzinin savunulamayacağı söyleniyordu.

Mustafa Kemal, ”Bizim istihbarat yanılıyor, yenilen biz değil düşmandır” dedi.

Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafa vardır

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Cephe yüz kilometre uzunluktaydı. Savaşın kritik bir döneminde, kullanılacak taktiği şöyle bildirmişti:

‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terkolunmaz. Her birlik bulunduğu mevziden atılabilir, fakat durabildiği ilk noktada, tekrar düşmana karşı cephe kurup savaşmaya devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler ona uymaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar direnmeye mecburdur.”

Mustafa Kemal’in savunma hatları, kısım kısım kırılıyordu. Fakat kırılan her kısım en yakın mesafede yeniden kuruluyordu. Yunanlar her ne kadar toprak kazansalarda ilerlemeleri çok yavaştı. On günde toplam beş kilometre ilerlemişlerdi.

Yunanlar Ankara Önlerinde

Ancak Türklerin durumu yine de tehlikeliydi. Yunanlar Türk ordusunu yandan çevirip Ankara’ya doğru yürümeye uğraşıyorlardı.

Türk cephesi, şimdi kendi mihveri üzerinde dönmüştü. Artık kuzeyden güneye değil, doğudan batıya uzanıyordu. Öyle ki, doğu ucundaki Yunan kuvvetleri Ankara’ya Türklerden daha yakındı.

Mustafa Kemal, ” Çal Dağını almadıkları sürece korkulacak bir şey yok” diyordu. ”Ancak alacak olurlarsa, kolayca Haymana’yı işgal edebilir, bizi kapana kıstırabilirler” dedi.

Bir gece Çal Dağ’ın düştüğü, Yunanların Haymana’ya ilerlemeye başladıkları haberi geldi. Karargahta korkunç bir sessizlik. Mustafa Kemal çok üzgündü. Geriye çekilme emri verip vermemekte tereddüt ediyordu.

Türkler burada seksen iki subay dokuz yüz asker kayıp verdiler. Öyle ki, taburlara, teğmenler komuta ediyordu. Bir topçu tümeninin elinde sadece on yedi mermi kalmıştı. Ertesi gün Yunanlar, dağı ele geçirdiler. Yunanlar dağı aldıktan sonra Haymana’ya doğru ilerlemeye başladılar.

Savaşın Dönüm Noktası

O Günleri Unutmayın

O Günleri Unutmayın

Savaş bir dönüm noktasına gelmişti. iki taraf bir an için duraklamışlardı. İkisi de geri çekilmek üzereydiler. Ancak daha uzun dayanan Türkler oldu.

Yunanlar daha ileriye gidemeyecek kadar bitkindiler. Yiyecek ve içecek kıtlığı başlamıştı. Öyle büyük kayıplar vermişlerdi ki, yüz elli kişilik bölükler otuza kadar düşmüştü.

Mustafa Kemal, Yunanları sol kanatta durdurmuş, Ankara’yı kurtarmış ama onları daha Orta Anadolu’dan atması gerekiyordu. Burada karşılarında kendilerinden sayıca ve silahça üstün Yunan birlikleri bulunuyordu.

Türklerin elindeki cephane tükenmek üzereydi. Grup komutanlarından biri ancak tek bir saldırı yapabileceklerini belirtti. Çarpışma sona erince, Mustafa Kemal’e tekmil vererek, ” Komutanım mevziyi ele geçirdik, cephanemiz de tükendi.” dedi.

Genel karargahtaki bütün subaylar, acı kayıplardan söz ediyorlardı. Ama Komutanlarını iyi tanıyan Mustafa kemal, için için güldü ve ”Merak etmeyin durum söylendiği kadar kötü değildir” dedi.

Yunanlar Savunmada

Durum tersine dönmüş Yunanlar, Sakarya’da siper kazmaya başlamışlardı. çarpışma yeniden alevlendi. Sakarya’dan toz ve duman bulutları yükselmekteydi. İnsanlar birbirine giriyordu. Süngü savaşları, kocaman karıncaların yuvaları etrafında kavga etmeleri gibiydi.

Mustafa Kemal, ” Yunanlar cesaretle dövüşüyorlar, kuvvetlerinin geri çekilişini kapatmak için topçuları kendilerini feda ediyor” dedi. Kaburga kemiğinin kırıldığı Karadağ, yarım tümen asker pahasına alınmıştı.

Yunan birliklerinin cesareti gittikçe kırılmaya başlamıştı. Bu sırada Atina’dan genel çekilme emri geldi. Yunanlar, Anadolu yaylasından tersyüz geri dönmeye başlamışlardı. Geçtikleri yerleri yakıp yıkarak Türklerden kaçmaya çalışıyorlardı. Ancak Türkler de onları kovalayamayacak kadar bitkin bir haldeydi.

Konstantin, askeri gücünü aşan bir işe girişmiş fakat Anadolu’ya yenilmişti. İskender’in kördüğümünü çözme hayali de Sakarya üzerindeki köprü ile beraber yıkılmış, düğüm yine çözülememişti.

Yıllar sonra bir ressam, Mustafa Kemal’e Sakarya savaşını gösteren bir tablo hediye etti. Kendisi ön planda yağız bir atın sırtına binmiş olarak görünüyordu. Ressam tebrik beklerken, Mustafa Kemal; ” Bu tabloyu kimseye göstermeyin” dedi.

” Bu savaşa katılmış olan herkes bilir ki, hayvanlarımız bir deri bir kemikten ibaretti. Bizim de onlardan geri kalır yanımız yoktu. Hepimiz iskelet halindeydik. ” dedi.

Kaynak: Lord Kinross / Atatürk / Bir Milletin Yeniden Doğuşu

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. 10 Kasım 2018 Saat: 8:50 Perpa 8. Kathttp://www.perpalife.com/10-kasim-2018/

Perpa Ticaret Merkezi paylaştı: 8 Kasım 2018 Perşembe

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA DUYURULAR

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun 2019

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün, düşman birliklerini Anadolu’dan çıkarmak amacıyla başlattığı harekât sonucu işgalci birlikler Anadolu topraklarından sürüldü.

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Atatürk’ün başkomutanlığı sırasında yapıldığı için ”Başkomutanlık Meydan Muharebesi” adıyla da bilinen Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasının ardından Yunan Orduları İzmir’e kadar takip edildi ve 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtarıldı. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşti ancak 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon’da ”Başkumandan Zaferi” adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye’de 1926’dan itibaren ‘ ‘Zafer Bayramı”adıyla kutlanmaya başlandı.

TAARRUZ AFYON’DAN BAŞLADI

Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci kuvvetlere kesin ve son hamleyi gerçekleştirmek ve düşman birlikleri Anadolu’dan atmak için planlanmış gizli bir harekâttı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922’deki oturumunda kendisine dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Atatürk, taarruz kararını Haziran ayında aldı ve hazırlıkları gizli olarak yürüttü. Büyük Taarruz, Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da başladı, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin, Mustafa Kemal Paşa’nın idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.

İLK KEZ ”BAŞKUMANDAN ZAFERİ” OLARAK KUTLANDI

Zafer Bayramı

Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramı, ilk olarak 1924’te Dumlupınar’ın Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in katıldığı bir törenle ”Başkumandan Zaferi” adıyla kutlandı. Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin nedeni ise, 1923 yılının yeni Türkiye için hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun fazla olmasındandı. Dumlupınar’ın Çal Köyü’nde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, milli ruhun canlı tutulmasının önemini vurguladı ve ”Meçhul Asker Abidesi”nin temelini eşi Latife Hanım ile beraber attı.

30 AĞUSTOS ”TAYYARE BAYRAMI”

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

1926 yılından itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanan Başkumandan Zaferi’nin, 1 Nisan 1926’da kabul edilen Zafer Bayramı Kanunu’yla, 30 Ağustos Başkumandan Muharebesi gününün Cumhuriyet ordu ve donanmasının Zafer Bayramı olduğu, her yıl dönümünde bu bayram gününün kara, deniz ve hava kuvvetleri tarafından kutlanacağı belirtildi. Dönemin Savunma Bakanı Recep Peker yayınladığı bir genelge ile bayram törenlerinde neler yapılacağını detaylı bir şekilde belirtti. Hava Kuvvetlerinin ülke savunmasında önemli bir yeri olması nedeniyle, Tayyare Cemiyeti de 30 Ağustos tarihini “Tayyare Bayramı” olarak adlandırdı.

30 Ağustos Zafer Bayramı ABDULLAH GÜL İLE BİRLİKTE DEĞİŞTİ

1930 yılının ardından, Zafer Bayramı için özellikle 1960’lardan itibaren daha kapsamlı ve katılımlı bir şekilde kutlamalar yapılmaya başlandı. 30 Ağustos, Türkiye’de askeri okulların mezuniyet törenlerini yaptıkları gün oldu ve ayrıca tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur. Zafer Bayramı uzun yıllar Genelkurmaybaşkanı’nın tebrikleri kabul ettiği bir bayram olarak kutlandı fakat bu durum Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başkomutan sıfatıyla kutlamalara ev sahipliği yaptığı 2011 yılından itibaren değişti.

Mustafa Kemal Atatürk

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü tüm Türkiye’de törenlerle kutlandı. 15 Temmuz 2019 akşamı İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir miting yapıldı.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

Perpa Ticaret Merkezi A Blok Yönetimi tarafından yayınlanan mesajda ” 15 Temmuz’da milletimize, laiklik ve demokratik devletimize yapılan her türlü kötü niyetli saldırıyı lanetliyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kutlu Olsun” denildi.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz’un yıldönümünde Perpa Ticaret Merkezi Türk Bayrakları ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesinin pankartlarıyla donatıldı.

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

15 Temmuz 2019 Perpa

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

İstanbul Valilik Ziyareti Perpa A ve B Blok Yönetimleri

İstanbul Valilik Ziyareti

İstanbul Valilik Ziyareti

İstanbul Valilik Ziyareti

İstanbul Valilik Ziyareti Perpa A ve B Blok Yönetimleri

PERPA A ve B Blok yönetimleri İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’yı makamında ziyaret etti.
Perpa A Blok Başkanı Hasan Sezgin, PERPA Kooperatifi ve B Blok Başkanı Hacı Demir, PERPA Kooperatifi Başkan Yardımcısı Osman Arman, Sayman Üyesi Hasan Akdemir, Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah İpekli, B Blok Genel Müdürü Vehbi Özgöz, A Blok Başkan Yardımcısı Cengiz Özcan, Yönetim Kurulu Üyeleri Kemal Gaygusuz ve Dursun Tekin, A Blok Genel Müdürü Serkan Düzenli ve B Blok Genel Müdürü Vehbi Özgöz ziyarette yer aldı.

İstanbul Valilik Ziyareti Hasan Sezgin, Hacı Demir

İstanbul Valilik Ziyareti Hasan Sezgin, Hacı Demir

Ziyarette PERPA Kooperatifi Başkanı Hacı Demir, Vali Yerlikaya’ya Kooperatif tarafından hazırlatılan Perşembe Pazarı kitabını hediye etti.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya

11.10.1968 tarihinde Konya’da doğdu.

İlk, orta ve lise eğitimini Konya’da tamamladı. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi “Kamu Yönetimi” bölümünden mezun oldu.

1990 yılında İçişleri Bakanlığı Kaymakam adaylığı görevine başladı.

1993 yılında Kayseri İli Felahiye İlçesi Kaymakamlığına atandı.

Sırasıyla; Hilvan ( Şanlıurfa ) ve Sarıkaya (Yozgat) ilçelerinde Kaymakam olarak görev yaptı.

29.05.2003 tarihinde İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğine, 09.02.2004 tarihinde Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevine atandı.

13.12.2007 – 17.05.2010 tarihleri arasında Şırnak Valisi, 23.05.2010 – 09.08.2012 tarihleri arasında Ağrı Valisi, 17.08.2013 – 03.03.2015 tarihleri arasında Tekirdağ Valisi, 05.03.2015 – 03.11.2018 tarihleri arasında Gaziantep Valisi olarak görev yaptı.

26 Ekim 2018 tarih ve 2018/202 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile İstanbul Valiliği görevine atanan Vali Yerlikaya, Hatice Nur Hanım ile evli dört çocuk babasıdır.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM

Başkan Ekrem İmamoğlu

Başkan Ekrem İmamoğlu

Başkan Ekrem İmamoğlu

Başkan Ekrem İmamoğlu

Başkan Ekrem İmamoğlu

Başkan Ekrem İmamoğlu

31 Mart Sonrası iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri 23 Haziran 2019 tarihinde yenilendi. Oyların % 54.21’ini alan Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu Başkan seçildi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu başarılarından dolayı yürekten kutluyor. Hayırlı Olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Perpa Ticaret Merkezi’nin sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek adına kendilerini en yakın zamanda Perpa’da görmek istiyoruz.

Perpa A Blok Yönetimi Adına

Başkan

Hasan Sezgin

Ekrem İmamoğlu, Muammer Keskin, Hasan Sezgin

Ekrem İmamoğlu, Muammer Keskin, Hasan Sezgin

Ekrem İmamoğlu, Muammer Keskin, Hasan Sezgin, Nazım Erdemir

Ekrem İmamoğlu, Muammer Keskin, Hasan Sezgin, Nazım Erdemir

Ekrem İmamoğlu, Hasan Sezgin, Kemal Gaygusuz

Ekrem İmamoğlu, Hasan Sezgin, Kemal Gaygusuz

Recep Gürkan Perpa’yı Ziyaret Etti Edirne Belediye Başkanı

Recep Gürkan Perpa’yı Ziyaret Etti

Edirne Belediye Başkanı Perpa'da

Edirne Belediye Başkanı Perpa’da

Recep Gürkan Perpa’yı Ziyaret Etti

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan Perpa’yı Ziyaret Etti

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan Perpa Ticaret Merkezi’ni ziyret etti. Perpa A Blok yönetiminde Başkan Hasan Sezgin tarafından ağırlanan Gürkan, yöneticilerden Perpa Ticaret Merkezi hakkında bilgi aldı.

Recep Gürkan

Recep Gürkan Perpa'da

Recep Gürkan Perpa’da

1964 yılında Edirne İpsala’da doğdu. İlk ve orta öğrenimimi İpsala’da tamamladı. 1983 yılında Trakya Üniversitesi Edirne Eğitim Yüksekokulundan, 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal bilimler bölümünden mezun oldu. 1998-2003 tarihleri arasında Edirne Milli Eğitim Müdürlüğünde, şube müdürlüğü ve milli eğitim müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu.

2004 yılında Edirne Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon müdürlüğü görevi ile birlikte Edirne Valiliği Sınır Ötesi İş Birliği faaliyetleri ve Avrupa Birliği eğitim ve gençlik programlarında görev aldı. Ayrıca Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli valiliklerince kurulmuş bulunan Trakya Kalkınma Birliği Genel Sekreterliği görevini yürüttü.

2005 yılında Trakya Üniversitesi Genel Sekreterliği görevine atandı. 10 Mart 2011 tarihinde CHP Edirne Milletvekili Aday Adayı olmak için istifa etti. Üniversite Yönetim Kurulu ile Üniversite Senatosu raportörlüklerini yürüttü. Trakya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Teknopark A.Ş. yönetim kurulu kurucu üyeliği yaptı.

Yöneticilikler

Edirne Atatürkçü Düşünce Derneği, Edirne Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Edirne Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Edirne Turizm Derneği, Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği gibi birçok sivil toplum örgütünün kurucu üyelikleri ve yöneticiliklerinde bulundu.

1990-1995 yılları arasında Eğitim-İş Edirne İl Başkanlığı ile daha sonra kurulan Eğitim-Sen Genel Merkez kurucu üyesi ve yöneticisi olarak görev yaptı. 2010 yılında “Yılın En Başarılı Bürokratı” ödülünü aldı. 3 Nisan 2011 tarihinde yapılan üye bazında ön seçimde 1. sırada seçilerek CHP Edirne Milletvekili adayı oldu.

12 Haziran 2011 seçimlerinde CHP Edirne Milletvekili olarak seçildi. TBMM’de Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi olarak görev yaptı.

Yılın Milletvekili Recep Gürkan

2013 yılı Mart ayında “yilineniyisi.com” tarafından düzenlenen ankette “Yılın Milletvekili” ödülünü almaya hak kazandı.

30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerde CHP Edirne Belediye Başkanı olarak seçildi.

2014 yılında Beşiktaş Platformu Genç Profesyoneller tarafından “Yılın Belediye Başkanı” ödülüne layık görüldü.

ORC Araştırma Şirketi’nin, 2-10 Ocak 2015 tarihleri arasında, 81 ilde 12 bin 600 kişi ile yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği anket sonuçlarına göre, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 2014 yılının ‘En Başarılı’ il belediye başkanları arasında birinci seçildi.

2015 yılı Ocak ayında Mebus Haber Dergisi tarafından “Yılın Başarılı Siyasetçisi Ödülü” ne layık görüldü.

Yılın Belediye Başkanı

2015 Şubat ayında Siyaset Dergisi’nin 20. yılına özel yaptığı anketlerde okuyucular tarafından “Yılın Belediye Başkanı” ödülüne layık görüldü.

2016 yılı Mart ayında Sosyal Demokrat Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Yerel Yönetim Ödülleri Töreni’nde “Tarihi Elektrik Fabrikası’nın Restorasyonu” Projesi ile Bilim ve Tarih Ödülü’ne layık görülen Başkan Gürkan, ödülünü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinden aldı.

Kent Dayanışması Ödülü

2016 yılı Mayıs ayında Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği’nce 12’ncisi düzenlenen “Kent ve Yaşam Ödülleri” kapsamında Jüri tarafından, odalar, esnaf birlikleri ve sivil toplum kuruluşlarını Edirne ortak paydasında buluşturma başarısını sağladığı için “Kent Dayanışması Ödülü” ne layık görüldü.

2016 yılı Haziran ayında Edremit Belediyesi tarafından Usta Sanatçı Tuncel Kurtiz anısına düzenlenen Kaz Dağları Doğal Yaşam Ödülleri Töreni’nde “Yılın En İyi Çevreci İl Belediye Başkanı Ödülü” ne layık görüldü.

Gürkan, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi’nde yeniden Edirne Belediye Başkanlığı görevine seçildi.

Evli olan Recep Gürkan’ın, Eylem ve Yiğit adında iki çocuğu vardır.

PERPA HABERLERİ   

PERPA FAALİYETLER   

PERPA ANA SAYFA  

PERPA İLETİŞİM